logo

NELER OLDU!..

Yazının başlığına soru işareti koymadım. Çünkü başlık bir soru değil yanıt aslında ve cevabımın ilk cümlesidir neler oldu. Kdz. Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu’nun organizasyonu ve Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş’ın başkanlığında Büyük Anadolu Otel’de gerçekleştirilen ‘ekonomi’ temalı toplantıya değinmek istiyorum.

Bilindiği gibi 14 Ocak’taki toplantı sonrasında kaymakamlık tarafından kısa bir açıklama yapıldı. Bendeniz de katılımcılardan biri olarak, açılış konuşmasını yapan Kaymakam Beyin tabiri ile ‘Kamu ile Özel sektör yatırımlarının değerlendirileceği Ekonomi Temalı toplantıda‘ rica üzerine fotoğraf çekmedim ve ses-görüntü kaydı almadım. Ancak alışkanlığımı sürdürerek notlarımı aldım.

Kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilenmesi açısından -özetleyerek- paylaşmak istiyorum: Moderatörlüğünü bizzat Vali Bektaş’ın yaptığı toplantının protokol masasında Kaymakam Çorumluoğlu, Erdemir Genel Müdürü Salih Cem Oral, TSO Başkanı Arslan Keleş ve DTO Başkanı İrfan Erdem yer aldılar. Bektaş onların konuşmacıları dinledikten sonra söz almalarını uygun bularak katılımcılara söz vermeye başladı.

Sayları 30 olan katılımcıların unvanları köşemde uzun yer kaplayacağından sadece isimleri sayacağım. Kimi kurumunu, kimi şirketini temsil etti.

İşte söz alma sırasına göre o isimler: Akın Tatoğlu, Dr. Nevzat Çimenoğlu, Ayşin Nalcı, Ayhan Taşdelen, Adil Pulat, Necati Günay, Mehmet Yavuz (teknoplan) Abdulkadir Çınar, Ayhan Günaydın, Ali Doğru, Hüseyin Çınar, Numan Korkmaz, Seçkin Turhan,  Özkan Demir, Övünç Pehlivanoğlu, Abdurrahman Canlı, Turgut Eraslan, Şemsi Durdu, Hamit Atay, Doğan Gönüllü, Cevdet Civelek, Gündüz Acar, Mevlüt Özdemir, Serdar Bakkaloğlu, Muharrem Ali Köse ve Avni Biçer.

Toplantı Vali Bektaş’ın sırayla söz vermesi ve konu üzerine değerlendirme yapması ile sürdü. Burada tek tek konuşulanları yazamayacağımdan özet aktaracağım. İlk sözü alan Tatoğlu, Tat Metal ile OSB’deki diğer yatırımlarından söz etti ve 2020 yılında 10 yeni firmanın faaliyete başlamasının öngörüldüğünü belirterek toplamda 2.500 kişinin üzerinde bir istihdam sayısına ulaşılmasının planlandığını açıkladı. Çimenoğlu ilçedeki özel sağlık yatırımlarını özetledikten sonra mevzuatla ilgili sorunları aktardı. Bayan Nalcı, ekonominin gelir gider dengesi açısından iyi gitmediğini söyleyerek zincir marketlere karşı ‘oda’ların projeler üretmesi gerektiğini savundu (burada Vali Bektaş uzun uzun basiretli tüccar örnekleri üzerinde durdu).  Taşdelen, mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğunu hatırlattıktan sonra “emlakçılar olarak önümüz açık” dedi. Pulat, fındık kırma tesisi için Tarım OSB istedi. Günay, Devlet Hastanesinin tam teşekkülü çalışmamasını eleştirerek sorunun çözülmesini istedi. Yavuz Metal sektörünün AR-GE faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı. A. Çınar, birlik beraberlik içinde olunduğunda daha iyi kazanımlar elde edileceğini belirtti. Günaydın, Kentsel dönüşümün başlaması gerektiğini savundu ve Vali Erdoğan’la kod altı konusunu tartıştı. Doğru, Deniz acentelerinin zor durumda olduğunu söyledi.   H.Çınar, “esnafımızın her zaman yanındayız” dedi. Korkmaz Özel eğitim kurumlarının durumunu özetledi. Tuna, haksız rekabete karşı sac taşıyan ağır araçlar için kantar kurulmasını istedi. Demir, Alaplı OSB’nin hızla geliştiğini ve yeni yatırımcılarını beklediğini ifade ederken, Pehlivanoğlu’da OSB’ye trafo kurulduğunu-ıslah OSB çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Canlı, Zonguldak ilinin toplam bal üretiminin üçte birini Ereğli’nin karşıladığını rakamlarla açıklayıp yıllık %35’lik koloni kaybı yaşandığını bildirdi. Erarslan, öğrenci yurdunda kayıt dışılığın engellenmesini istedi.  Durdu, Düzce’nin geliştiğini Ereğli’nin gerilediğini savunarak, gerekçesini Ereğli’de birlik beraberlik ruhunun eksikliğine bağladı. Atay,  avm olarak piyasanın nabzını tutabilme şansları olduğunu duyurdu ve işini doğru yapanların kazanmaya devam edeceğini söyledi. Gönüllü (bendeniz) Ereğli’de yerel basının özetinden sonra, yeni istihdam alanları açısından Ereğli’de turizm, tarım ve hayvancılık envanterinin çıkartılarak Swot analizi yapılması gerektiğini ve de Erdemir’le belediye arasında süregelen –saçma- çatışmanın sonlandırılması gerektiğini ifade etti. Civelek, Ağır araçlar için kantar gerekliğini teyit ederek dönüş yükü sorunundan bahsetti. Acar, yeterlilik belgesi konusunda açıklamalarda bulundu. Özdemir, rekabet ve karlılık sorunları yaşandığını ifade ederek nüfuza oranla fazla zincir market var dedi ve sebze meyve hali ihtiyacından söz etti.  Bakkaloğlu, Gülüç deresi etrafındaki çelik servis merkezlerinin ıslah OSB kapsamına alınmasını istedi. Biçer, Tersanelerin ikisinin tapu sorunlarının çözülmesine teşekkür edip, işleri hareketlendireceğini duyurdu ve Erdemir’den gemi sacında indirim talep etti.

Sıra geldi protokole:

İlk olarak Erdemir Genel Müdürü Oral kısa konuştu ve Ereğli’nin bir çok ilden daha şanslı olduğunu pekiştirerek söyledikten sonra  “ancak fırsatlar iyi değerlendirilmemiş” yorumunda bulundu. Belli projelerde ortak çalışmaya açık olduklarını sıklıkla vurgulayan Oral, fabrikada tüm Türkiye’nin hakkı olduğunu iddia etti ve dolaylı istihdamlar dahil toplamda 7.750 kişiye aylık 17-18 milyon lira maaş ödendiğini hatırlattı. Bana cevaben de böyle bir çatışma olmadığını söylemekle yetindi Oral.  

İrfan Erdem her zamanki gibi ağır girizgahından sonra, “Ereğli’de (Erdemir haricinde de)AR-Ge merkezi kurulmalı” dedi.  Filipinli gemici örneği ile ‘gemi adamı’ belgesi konusuna girerek önerilerde bulunan Erdem, özel sektörün yük vagonu yapabileceğini/pazarının da iyi olduğunu söyledi. Konu tartışıldı.

Arslan Keleş ise Ereğli’de seçilmiş ve atanmış yöneticileri kast ederek “birliktelik iklimi oluştu” dedi. Bazı konuşmacılara cevaben de sermayeyi bir araya getirme çalışmaları olduğunu, yan sanayi araştırması yaptıklarını ve de müteahhitlerin sorunlarına revizyon kararı ile çözüm bulunduğunu ifade etti. Bana cevaben ise çok yakın zamanda Belediye ile Erdemir arasında uyumun sağlanacağını(bunda payı olduğunu ima ederek) göreceğimi söyledi.

Tabi ki üç saatlik toplantıda konuşmalar bu kadar kısa değil. Vali beyin sık sık “peki ama… “ diyerek araya girmesi kimi zaman esprilerle konuşmayı desteklemesi veya eleştirmesi bize dolu dolu vakit geçirtti.

Peki ahali konuştu da Vali Bektaş ne söyledi? Vali Erdoğan Bektaş özgün bir insan. Kendine has mimikleri, ani -tümden gelen- sorgulama teknikleri, ve Karadenizliliğine has öyle esprileri var ki hangisini aktarsam bilemiyorum. 

Bir kere konulara ne kadar vakıf olduğunu ve keskin bir hafızası olduğunu daha yakından gözlemledik. Zira o kadar değişik konu ve konuşmacı vardı ki, bir Valinin bunca devlet meselesi yanında bunlarla da meşgul olabilmesi şaşırtıcı idi aslında.  Şaşırtıcı olmayan ise Kaymakam Çorumluoğlu’nun kendisini önceden iyi ve doğru bilgilendirmiş olmasıydı galiba…

En iyisi diğer konuşmacılar gibi Vali Baktaş’ın da vurgu yaptığı anekdotlarla yetineyim:

  • Vali Bektaş Ereğli’ye Özel Meslek Lisesi kurulmasını istiyor, öneriyor.
  • Metaforik olarak kasanın üstüne iyi mal altına bozuk mal koyan uyanık(!) tacir istemiyor.
  • Hollanda Lahey gözlemlerinde aktardığı gibi Mor ışıkta patlıcan üretme örneği ile her işletmede AR-GE istiyor. 
  • İnşaat müteahhitlerinin ‘Kod altı ruhsat mücadelesine’ karşı duruyor.
  • Bölgede ana arı üretilmesi gerektiğini söyleyecek kadar konuya yakın.
  • Kaymakam Çorumluoğlu’na güveniyor ve onunla uyumlu çalışıyor.
  • Benim envanter ve swot analizi fikrimi beğenip, üzerinde çalışılması için not aldırdı.
  • Son değerlendirmesini daha uzun tutmasını beklerdim ancak yorumları katılımcılara bırakmayı tercih etti galiba! 
  • Birlik beraberliğin sözde değil özde yaşanması gerektiğini ifade edip, “benim kimseye ihtiyacım yok lafı şirktir. Herkes birbirine muhtaçtır. Bunu aşmamız lazım . İletişim kurmamız lazım.” gibi Sözlerinde, ben şahsen kibarca ama keskin bir eleştiri payı(Ereğli adına) aldım. Galiba Vali bey helva yapmaya niyetli. Zira un, şeker, yağın elinin altında olduğunu gördü. Ustalığı ise Kaymakam Çorumluoğlu marifeti ile yapmaya niyetli gibi…

Bence de doğru yapar. Zira Kaymakam İsmail Çorumluğlu Kdz. Ereğli için ciddi bir şans. O, bir iletişim ustası ve eğer başarabilirse yapacağı helva tadından yenmez!

Ha bu arada!… Konuşmacıların önlerinde isimlik olmaması ve katılımcılara konuşma yapmaları gerektiğinin ve çerçevesinin bildirilmemesi “iki eksiklik” olarak kayıtlara geçti bile. Hatta bence toplantının ardından mini bir anket de çok iyi olur diye düşünüyorum.

Evet efendim; “Merak etme, araştırma ve eldeki bilgiyi, kafadaki yorumu paylaşma mesleğini icra eden naçizane bir gazeteci” olarak görüşlerim bunlardır.

Etiketler: » »
Share
396 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ