logo

ÖZYAMAK’TAN ÇARPICI SORU: “EMEKLİ KENTİ Mİ OLUYORUZ?”

Tahsin ÖZYAMAK

Tahsin ÖZYAMAK
tozyamak@haberhayat.net
ÖZYAMAK’TAN ÇARPICI SORU: “EMEKLİ KENTİ Mİ OLUYORUZ?”

Değerli Haber Hayat okurları,

Yazı dizimizin bu bölümünde, şehrimizin ve bölgemizin geleceğini sessizce, adeta parmak uçlarında yürüyerek değiştiren büyük bir dalgayı; yani “Demografik Dönüşümü” masaya yatırıyoruz. Rakamlar bize soğuk bir gerçeği fısıldıyor: Batı Karadeniz, özellikle de göz bebeğimiz Ereğli ve Zonguldak, Türkiye’nin en hızlı yaşlanan, en çok “ak düşen” bölgelerinden biri haline geliyor.

Zonguldak ve Ereğli: “Emekli Kenti” mi Oluyoruz?

Hazırladığım “2025 Stratejik Analiz Raporu” verilerine baktığımızda, karşımıza çıkan manzara oldukça düşündürücü. Eskiden “İşçi Başkenti” olarak göğsümüzü gere gere andığımız Zonguldak, artık hızla bir “Emekli Kenti” kimliğine bürünüyor. Bu durum sadece bir yaşlanma meselesi değildir; bu, çarşıdaki hareketin yavaşlaması, pazardaki tezgâhın durgunlaşması ve şehrin enerjisinin çekilmesi demektir.

Raporun en can alıcı noktası olan “Emekli ve Çalışan Oranları”na baktığımızda, tablonun vahameti netleşiyor:

  • Zonguldak genelinde her 100 çalışan kişiye karşılık yaklaşık 121 emekli düşüyor. Yani artık çalışanlardan çok, ömrünü bu vatana hizmetle geçirmiş emeklilerimiz çoğunlukta.
  • Buna karşın komşumuz Bolu’da durum tam tersi; orada her 100 çalışana karşılık sadece 60 emekli var. Bolu, genç iş gücüyle bütçeye katkı sağlarken, Zonguldak maalesef sosyal güvenlik sistemine en büyük yükü bindiren illerin başında geliyor.

Ereğli özelinde Erdemir’den emekli olan binlerce büyüğümüzün tecrübesi bizim için paha biçilemez bir değerdir. Ancak sorun şu ki; arkadan gelen genç nüfus o kadar az ki, şehir bir “yaşlılık sarmalına” giriyor.

Bölgedeki Komşularımızda Durum Ne?

Bölge illerine baktığımızda tam bir “ayrışma” görüyoruz:

  • Düzce: Bölgenin en genci ve en dinamiği! Yeni fabrikalar ve üniversite sayesinde nüfusunu taze tutmayı başarıyor.
  • Karabük ve Bartın: Maalesef kader ortağımız sayılırlar. Karabük’te yaşlı bağımlılık oranı hızla artarken, Bartın’da emekli nüfus toplamın %28’ine ulaşmış durumda. Gençler okumaya gidiyor, geriye sadece anılarını biriktiren büyüklerimiz kalıyor.

Neden Gençlerimiz Durmuyor?

Raporun en acı verici verisi burada gizli: Zonguldak’ta yaşam memnuniyeti düştükçe, göç hızı artıyor. Son on yılda Zonguldak nüfusunun %3’ünü kaybetti. Arda ve Zeynep gibi pırıl pırıl gençlerimiz; daha iyi bir sosyal yaşam, daha modern çalışma koşulları ve kariyer fırsatları için rızkını Düzce’nin fabrikalarında ya da İstanbul’un plazalarında arıyor. Biz gençlerimize sadece “karın tokluğu” vaat edersek, onları bu sahilde tutamayız.

Çözüm Ne?

Sadece emekli maaşıyla dönen bir ekonomi, bir şehrin geleceğini ebediyen kurtarmaz. Ereğli’nin o güçlü sanayi altyapısını, gençlerin de heyecanla çalışmak isteyeceği dijital ve yeni nesil işlerle süslememiz şart. Gençlerimize “gitme” diyebilmemiz için onlara sadece bir masa başı iş değil, akşam çıktığında nefes alabileceği sosyal bir hayat, kaliteli bir eğitim ve güvenli bir gelecek sunmalıyız.

Eğer bu gidişata bugün “ortak akıl” ile dur demezsek, yarın bu güzel Ereğli sahilinde yan yana oturup dertleşecek genç bulmakta zorlanacağız. Unutmayalım; gençliği gurbete düşmüş bir şehrin, sadece geçmişi yad edilir; geleceği ise karanlıkta kalır.

Esen kalın.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...