logo

POSBIYIK NASIL KAZANDI?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
POSBIYIK NASIL KAZANDI?

13 Şubat’ta bu köşede kaleme aldığım “Seçime Doğru-2” başlıklı yazımda Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın seçimi kazanmaya en yakın aday olduğunu yazmıştım.

Ayrıca, o tarihte adayı henüz yeni belli olan (Aday gösterilen İbrahim Sezer‘in isminden soyutlanmış olarak) Ak Parti’nin ise adeta Ereğli’de seçimi almak gibi bir kaygısının olmadığını kast ederek, “Belki de, Ak Parti Ereğli’yi de kazanıp bir de buranın vaatlerini yerine getirme ‘zorluğuna-masrafına-risklerine(!)’ girmek istemiyordur kim bilir!!!” yorumunu kaydettim. Ve İyi Partili Murat Sesli’nin risk aldığını, seçime dolaylı yoldan girmesinin Posbıyık’ın işine yarayacağına da dikkat çektim.

Yeniden Refah Partisi Adayı Emre Karaarslan ile TİP Adayı Cihangir Amca’nın oy oranlarını önemli oranda yükseltecekleri öngörümü de ekleyerek, MHP’li İlkay Özdemir’in sevilen bir isim olduğunu ancak Ereğli’de MHP’nin oy oranının belli olduğunu da yazıma ekledim.

Son not olarak da  Posbıyık da bu durumda, zaten samimi desteğini görmediği partisinden bağımsız bir kampanya yürütmesi veya organizasyonel becerisi, tecrübesi ve imkanları ile öncü olması gereken partisinin de önüne geçerek tıpkı aday adaylığı sürecindeki gibi sakin ama etkili kampanya yürütmesi bekleniyor. Kazanmaya en yakın formül bu olsa gerek: Birkaç temel proje ve slogan. Az vaat, az laf, çokça belediyecilik faaliyeti…” demiştim.

Griyimdir, gösterişi hiç sevmem ama aynen böyle oldu. Hepsinde haklı çıktığımı sorumluluğum gereği yazmasam olmaz!

Günün sonunda, öngördüğüm gibi seçim sürecinde sakin ama etkili bir kampanya yürüten Posbıyık, (bir ara ‘en iyi savunma saldırıdır’ yanlış taktiği ile kaotik çağrışımlar yaparak agresifleşse de, bu tarzını sürdürmedi) genellikle sessiz-sakin tavrını koruyarak ve ayrıca önemli bir unsur olarak, eşi Neriman hanımın ve belediye ekibinin de yoğun desteği ve de en önemlisi kendi yüksek performansı ile seçimi almasını bildi.

Demem o ki; Yılar önce Uyanış dergisinde Sina Çıladır(kulakları çınlasın) ve Ali Bahadır(rahmet diliyorum) Ağabeylerle “Posbıyık Bir Fenomen mi?” başlığı ile sorguladığımız ama bugün fenomen olduğundan kuşku duymadığımız Başkan Posbıyık’ı kutluyor, başarılar diliyorum.

Şimdi, kendi deyimi ile “129 bin kişinin belediye başkanıyım” ifadesinin aktif hizmete dönüştürmesini izleme zamanıdır.

Ben inanıyorum ki; İfade becerisi ve beden dilini kullanma kapasitesi dorukta olan bir lider olarak Başkan Posbıyık; belediyecilik tecrübelerine, seçim döneminde koruduğu etkili-sakin üslubunu da ekleyerek son döneminde kalıcı hizmetlere imza atacaktır.

Çünkü kendinden emin olan ve kaybedecek bir şeyi olmayan liderler, genlerindeki kısıtlarından kurtulup tekamülün gereği olarak daha güçlü kararlar alabilir ve uygulayabilirler.

Örneğin, “İmar revizyonu, trafik düzenlemesi, il olma ısrarı ve şehirlilik kültürünü yükseltmek, Erdemir’le iyi ilişkiler…” sadece birkaç tanesi.   

Evet, Posbıyık için “Büyük Adam” olarak anılma ve kayıtlarda öyle kalma fırsatı dönemi başlamıştır; hayırlı olsun!

Bu arada seçim sonuçlarına tüm partiler ve oranları üzerinden bakarak, Ereğli seçmeninin siyaseten; ülke ve büyük şehirlerle ne kadar da senkronize hareket ettiğini tekrar pekiştirmiş olduk. Ayrıca İyi Partili Evrim Balbaloğlu, aktif siyasi yaşamını belediye meclis üyeliğine seçilmesi ile kamusal göreve nihayet evirmiş oldu, Ceyda Keleş gibi Ak Partili bir isim siyasi ve kamusal arenaya ilginç bir şekilde dahil oldu, YRP’li Genç Dinamik Emre Kararaslan ve TİP’li Sanatçı-Aktivist Cihangir Amca gibi yeni siyasetçilere de kapı aralanmış oldu. İyi oldu bence.

Genele bakacak olursak,  ülke çapında önümüzdeki dönemde, ekonomik ve idari-yönetişim model etkileri ile Ak Parti’de; ideolojik etkilerle İyi Parti’de lider değişikliği olacak gibi görünüyor. Bu sırada oluşacak boşluğu konsolide edecek -yeni sağ- bir oluşum da mümkün, CHP’nin yakaladığı yükseliş dönemini sürdürmesi de…

Bu biraz da 2024 seçimlerinde önemli bir başarı yakalayan CHP’li belediyelerin ‘Eskişehir Modeli’ ile yol alabilmelerine bağlı!

Bu vesile ile 2024 Ereğli Festivalinde büyük ödülün Belediyeciliğin Üstadı Yılmaz Büyükerşen Hoca’ya verilmesini talep ediyor, ayrıca Belediye Serasına Aşık Veysel’in ‘Coşar’ şiirinin yazılması önerimi hatırlatıyorum.

Sağlık ve başarı dileklerimle şimdiden iyi bayramlar dilerim.

  • Not: Yazının birkaç yerinde gazete versiyonundan farklı olarak küçük eklemeler yapılmıştır.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MANŞET HABER: EREĞLİ’NİN GELECEĞİ VE EĞİTİM VİZYONU

    27 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Yazı dizimizin sonuna gelirken, geçtiğimiz haftalarda konuştuğumuz o ağır tablodan çıkış biletini konuşacağız. Nüfusumuz yaşlanıyor (Demografi), gençlerimiz bavulunu topluyor (Göç) ve sosyal bağlarımız zayıflıyor (Erozyon). Peki, bu gidişatı tersine çevirecek sihirli değnek nerede? Yanıt tek bir kelimede saklı: Eğitim. Ama sadece okul sıraları değil, "geleceğin dünyasına hazırlanan" bir eğitim vizyonu. Raporumuzdaki Eğitim Çelişkisi Hazırladığım "2025 Stratejik Analiz Raporu" ilginç bir veriyi o...
  • RUJ ETKİSİ: KRİZDE TÜKETİMİN PSİKOLOJİSİ

    23 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kime sorsam param yok diyor, gelin görün ki AVM’ler ağzına kadar dolu! Bu çok sıklıkla duyduğumuz bir cümle… Gelin bu cümlenin altında yatan psikolojik ruh haline bir bakalım.Ekonomi daraldığında insanlar her şeyi kısmıyor. Büyük harcamalar erteleniyor; ama küçük, görünür ve statü taşıyan harcamalar devam ediyor. Kısaca beş yıldızlı otelde tatil yapacak maddi gücümüz yok ama bu lüks bir kafeye gidemeyeceğimiz anlamına da gelmiyor.Buna literatürde “Ruj Etkisi” denir. Ancak modern dünyada bu kavram tek başına yeterli değildir. Çünkü artık me...
  • TÜRKİYE’DE GELECEK KAYGISI VE SESSİZ STRES

    19 Mart 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplumun en büyük yorgunluğu ekonomik kriz değildir; geleceği planlayamama halidir. Çünkü insan, belirsizliğe değil; öngörülebilirliğe yaslanır. Türkiye’de son yıllarda artan hayat pahalılığı, iş güvencesi kaygısı ve sosyal kutuplaşma; sadece cüzdanları değil, zihinleri de zorlayan bir tablo ortaya koyuyor. Ekonomik Baskı: Rakamların Ötesinde Bir Psikoloji Resmi verilere göre Türkiye’de yüksek enflasyon uzun süredir hane halkı bütçelerini zorlayan temel faktörlerden biri. Enflasyon arttığında sadece kazançlar değil, gelecek planları ...
  • ÇALIŞMA HAYATINDA SOSYAL EROZYON VE GÖÇ

    17 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Yazı dizimizin ilk bölümlerinde Ereğli’nin ekonomik gücünden ve yaşlanan nüfusumuzdan bahsetmiştik. Bugün ise madalyonun en can yakan yüzüne; yani gençlerimizi bu topraklardan koparan "sosyal erozyona" ve çalışma hayatımızdaki değişime odaklanıyoruz. Hazırladığım "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi Raporu"ndaki en sarsıcı veri şu: 2015 yılında Zonguldak, Türkiye’de "Çalışma Hayatı Endeksi"nde ilk sıralarda, adeta zirvedeydi. Peki, ne oldu da 2025 yılına geldiğimizde aynı şehir "Çalışma Hayatından Memnuniyetsizl...