logo

SAYIN OYAK-ERDEMİR YETKİLİLERİ;

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
SAYIN OYAK-ERDEMİR YETKİLİLERİ;

Gazetecilik karşı tarafında savını sormayı gerektirir. Sormayı, cevabın peşine düşmeyi, paylaşmayı ve arkasından yorumlamayı gerektirir.

Hayatın özünü, haberin kalbinde yakalayıp insanlığa yansıtmayı…

Biliyoruz ki; Oyak Maden Metalürji şirketlerinden olan ERDEMİR, ortaklarına kar sağlamayı amaçlayan borsaya açık bir şirket. Biliyoruz ki kamusal avantajlardan faydalanmak hem hakkı, hem de yarın  ortaklarına/hissedarlarına hesap verebilecek sorumluluğa sahip. Ve biliyoruz ki Özel Endüstri Bölgesi olmak istiyor… 

Evet Sayın Yetkililer; neden, nasıl, ne zaman ve ne ile Özel Endüstri Bölgesi kapsamına alınmak istediğinizi, swot analizi kıvamında  kamuoyuna açıklamanızı bekliyoruz.

İlçenin siyasi ve ekonomik dinamiklerinin temsilcileri, bu işe karşı olduklarını ağız birliği etmişçesine açıkladılar.

Basın da yeterli bilgi sahibi değil ve böylesine stratejik bir konuda kaynağından bilgi alma konusunda ne yazık ki aciziz! Dolayısı ile de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmuyor. Objektif olarak haber kaynaklarının ifadelerini vermekle yetiniyoruz.   

Özetleyelim;

KELEŞ ANLAMLANDIRAMIYOR!

TSO Başkanı Arslan Keleş diyor ki, “Baktığımız zaman burada yeni bir yatırım da yok. Duymadım, ya da ben mi kaçırdım; ‘ERDEMİR olarak şu yatırımı yapacağız, ilave 3 bin kişilik istihdam sağlayacağız, ürün çeşitliliğini arttıracağız, katma değeri yüksek ürünler yapacağız’ gibi herhangi bir şey de yok. Dolayısıyla ERDEMİR’in endüstri bölgesi olmak isteme sebebini, bence altında yatan haklı bir sebep de yok… ERDEMİR’in bu şekilde inatlaşmasını, endüstri bölgesi olması talebini sürekli gündemde tutmasına anlam veremiyorum!”

POSBIYIK “BELEDİYEMİZ GELİRDEN YOKSUN KALACAK”

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık da diyor ki, “Erdemir Fabrika sahası özel endüstri bölgesi ilan edilirse, Erdemir fabrika sahasında bulunan taşınmazlar için belediyemiz artık emlak ve bir kısım harç ve vergileri tahsil edemeyecek! Erdemir, bu şehrin havasını kirletiyor, bu şehrin suyunu kirletiyor, bu şehrin tarım arazilerini kirletiyor, denizini kirletiyor, halkımız bunca fedakarlığı yapıyor da neden vergi ödemesin, belediye gelir elde edemesin diye bunca çaba gösteriyorsunuz?”

BOZKURT DENGELİ(!)

İktidar Milletvekili Saffet Bozkurt’un 1 yıl önceki (açık net dediği halde muallak ifadeler kullandığı) açıklamasına göz atalım: “Eğer Erdemir endüstri bölgesi olarak yatırım yapmak istiyorsa bu konuda net çözümleri ortaya koyuyorsa, istihdamı arttıracak net bulgular ortaya koyuyorsa Ereğli Belediyesi’nin gelir kaybını ortadan kaldıracak nitelikte çözümler ortaya koyuyorsa, biliyorsunuz Erdemir’in bir sürü arazileri var. Arazilerle ilgili Ereğli’ye dönük projeler anlamında gerek belediyeye gerek hazineye devir etme anlamında ifade ediyorsa olabilir. Vergi ödemeyeyim, hazine arazilerini alayım, belediyeye ödeme yapmayayım gibi bir teklifin hiçbir zaman arkasında olmayız. Açık ve net söylüyorum. Bu görüşümüzü de her platformda söyleriz.”

ERTUĞRUL’DAN KAMU ZARARI SORUSU

Konuyu yine 1 yıl önce meclis gündemine taşıyan CHP Milletvekili Eylem Ertuğrul’da soru önergesinde özetle, “ Bahse konu alan iddia edildiği gibi Özel Endüstri Bölgesi ilan edilirse adı geçen şirkete yani OYAK iştiraki olan Ereğli Demir Çelik Fabrikalarına bu adı geçen parsellerin 1.130.000 m2 lik alanın bedelsiz devri söz konusu olacaktır. Bu durum kamu zararına yol açacaktır. Bu zarar nasıl giderilecek? Bu planlama nasıl yapıldı? Şu an için hiçbir somut bilgi yok. Ancak iddia doğru ise o zaman ortaya çıkacak bu zararın bir şekilde denkleştirilmesi de gerekecek…Eğer bir kamu zararı doğacak ise bu kamu zararı nasıl telafi edilecektir?” diye sormuştu.

BEN DE DİYORUM Kİ;

Mevcut durum bu iken gururumuz ERDEMİR, Ereğli için “ekmek kapısı bir şirket” olmaktan çok daha fazla şey ifade eder. ERDEMİR; Ereğli’yi ekonomik ve sosyokültürel olarak geliştiren, dünyaya açan, Batı Karadeniz’in merkezi yapan, siyasetinden-stk’sına, belediyesinden-basınına-eğitimine kadar damgasını vuran en önemli dinamiktir.

ERDEMİR’in nasıl ki hissedarlarına, borsaya karşı bir sorumluluğu varsa, Ereğli halkına karşı da benzer bir sorumlulukla karşı karşıyadır.

Özel Endüstri Bölgesi olmak istemesi bence doğal ve hakkıdır.

Ta ki Ereğli’yi mağdur etmemek şartı ile….  

  • NOT: 20 Temmuz’da baskıya giden bu notum yazılı gazetemize yetişemedi: “24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı” ya da “Basın Özgürlüğü için Mücadele Günümüz” kutlu olsun. Güvenilirliğimizin yegane teminatı özgürlüğümüzdür.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...