logo

ŞEHİR HAKKI

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
ŞEHİR HAKKI

“Karadeniz Ereğli, Batı Karadeniz’in en sosyoekonomik açıdan en gelişmiş kentidir.” derdik eskiden! ‘Şehir Hakkı’ adına…

Hamasetten değil; şehirleşme, vergi katkısı, finans ve inşaat otomotiv gibi lokomotif sektörlerin canlılığından yola çıkıp istatistik rakamlar vererek rahatlıkla söyleyebiliyor ve bu durumu da yüksek oranda Erdemir’in varlığına bağlamayı ihmal etmiyorduk.

Erdemir özelleştirilse de, üretim ve karlılık olarak başarı ile faaliyet gösteriyor. Yeri geliyor eleştiriyoruz ama hala da gelişmişliğin müsebbipliği konusunda “iyi ki varsın” diyerek hakkını yemiyoruz.

Ancak ve lakin şimdilerde “en gelişmiş kentiz” lafımızı esirgiyoruz!

Bunun nedenleri bir çırpıda anlatılacak kadar basit değil ama naçizane en genel açıdan özetleyecek olursam; yetki ve sorumluluk sahibi dinamiklerin yetersizliğinin en önemli etken olduğunu söyleyebilirim.  

Nitekim hiçbir şehir kendiliğinden gelişemeyeceği gibi, tesadüfen de gerilemez. Bunun nedenleri insanlardır, bizleriz…

Bizler kim miyiz?:

En başta İktidar milletvekilleri, kamu yöneticileri, belediye yönetimi, TSO yönetimi, basın, Stk yöneticileri, sermaye sahipleri ile tüm bunların muhalefet kanatları.

Unutulmasın ki, demokrasilerde iktidardakilerin görevi;  sorumluluk alanlarındaki görev ve yetkilerince, insanların adaletli bir şekilde daha refah içerisinde yaşamalarını sağlamak, gerekli entegrasyonu sağlayarak sorunları çözmekten, medya ve muhalefettekilerin görevi de izlemek, denetlemek, yanlışı eleştirmek ve seslendirmektir.

Ama öyle olmadığı bir gerçek ki; sorunlar/eksikler ortada işte.

Siyaset, ideolojiler, kişiler ve menfaatler bir yana; Kdz. Ereğli özelinde gelişmişlikteki eksiklerimizi herhangi bir hiyerarşi gözetmeden hatırlayalım:

Şehir trafiği alt yapısı, kaymakamlık, emniyet ve belediye gibi kamu binalarının malum durumu, tersanelerde beklenen hareketliliğin sağlanamaması,  işsizlik-göç,  derli toplu bir kampüsün olmayışı… Bunlar “donanımsal eksiklerimiz.”  

Ranta dayalı sektörlerin alışkanlığı ile kolektif iş yapma biçiminin zayıflığı, pahalılık, trafik ve toplu yaşam kültüründeki eksiklerimiz ile turizm potansiyelimizin yeterince değerlendirilememesi, çevre bilinci zayıflığı gibi unsurları da “uygulamadaki eksiklerimiz” hanesine yazabiliriz.

Tüm bunları toparladığımızda “Kdz. Ereğli’de yapılacaklar” listesindeki donanımsal önceliğin; protokol camisi ve yeri olmadığı, uygulamadaki önceliğin ise belediye başkanının evinin yanındaki “arsayı alma hakkı” polemiği veya TSO başkanının “ahmaklar, hainler, fesatlar…” sözleri olmadığı açıkça görülecektir.  

Hal böyleyken; genel ve yerel iktidar dinamiklerinden böbürlenmelerini veya yakınmalarını değil, fonksiyonel icraatlar yapmalarını; karşı kanatlardan ise objektif değerlendirmelerle konuşmalarını/ses vermelerini beklemek şehir halkının “Şehir Hakkı Adına” hakkıdır.

  • NOTLAR : CHP Kdz. Ereğli teşkilatı başarılı bir Cumhuriyet Balosu gerçekleştirdi; Belediye, Cumhuriyet Yürüyüşü ve konserinin hakkını verdi her iki organizasyonda emeği geçenleri samimiyetle kutluyorum. Yine belediye, Geleneksel Hamsi Festivaline titizlikle hazırlanıyor, başarılar diliyorum.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...