logo

SINAV YAKLAŞIYOR: KAYGI DÜŞMAN MI, YOL ARKADAŞI MI?

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
SINAV YAKLAŞIYOR: KAYGI DÜŞMAN MI, YOL ARKADAŞI MI?


Üniversite sınavı yaklaştıkça sadece takvimler değil, kalp atışları da hızlanır. “Yetişebilecek miyim?”, “Ya kazanamazsam?”, “Herkes benden daha iyi gibi…” Bu cümleler, bu dönemin en tanıdık iç sesleri. Çoğu zaman “kaygı”yı tamamen ortadan kaldırılması gereken bir düşman gibi görürüz. Oysa gerçek biraz daha nüanslı: Kaygı, doğru düzeyde olduğunda dikkati artıran, motivasyonu besleyen bir sinyaldir. Sorun, bu sinyalin şiddeti kontrolden çıktığında başlar.

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı; bireyin sınav öncesinde ya da sınav anında yoğun endişe, gerginlik ve olumsuz düşünceler yaşaması, bunun da performansı olumsuz etkilemesidir. Zihinsel (Felaketleştirme, “asla başaramam”), duygusal (Gerginlik, korku) ve fiziksel (Çarpıntı, terleme, mide sıkışması) boyutları vardır.

Nedenleri: Kaygıyı Büyüten Dinamikler

• Mükemmeliyetçilik: “Ya tam olmazsa?” düşüncesi, yeterli performansı bile değersizleştirir.
• Olumsuz iç konuşma: “Zaten yapamıyorum” gibi genelleyici yargılar.
• Aşırı beklenti (içsel/dışsal): Ailenin, öğretmenin ya da kişinin kendisinin koyduğu yüksek hedefler.
• Karşılaştırma tuzağı: Başkalarının hızına, netine bakıp kendi yolunu değersiz görmek.
• Hazırlıkla ilgili belirsizlik: Plansızlık, düzensiz tekrar, eksik konu farkındalığı.
• Kontrol yanılsaması: Her şeyi kontrol edemeyeceğimiz gerçeğiyle baş etmekte zorlanmak.

Baş Etme Yöntemleri: Kaygıyı Yönetmek Mümkün

Kaygıyı sıfırlamak değil, yönetilebilir seviyeye indirmek hedef olmalı.
1) Zihinsel yeniden çerçeveleme: “Ya olmazsa?” yerine “Elimden geleni yaptım, elimde olanı yapacağım” demek bir kaçış değil, gerçekçi bir duruştur. Düşünceleri yakalayıp kanıtla tartışın: “Bunu destekleyen kanıt ne, çürüten ne?”
2) Plan–gerçekçilik dengesi: Haftalık bir plan yapın ama esnek bırakın. “Yetişmeyen gün”leri telafi edilecek birer veri olarak görün, karakter yargısı olarak değil.
3) Parçalara bölme tekniği: Büyük hedefleri küçük, ölçülebilir adımlara bölün: “Bugün 30 soru + 1 konu tekrarı.” Tamamlanan her küçük adım, kontrol duygusunu artırır.
4) Nefes ve beden düzenleme: Kaygı bedende başlar, bedenden de sakinleşir.
• 4-6 nefesi: 4 saniye al, 6 saniye ver, 2-3 dakika.
• Kısa gevşeme: Omuzları sık–bırak, çeneyi gevşet, gözleri dinlendir.
5) Sınav provası (Maruz bırakma): Gerçek sınav saatinde deneme çözmek, süre tutmak, sınav ortamını simüle etmek belirsizliği azaltır.
6) Dijital hijyen: Sürekli net paylaşımı, “kaç yaptın?” sohbetleri kaygıyı besler. Kendi veri setinize odaklanın.
7) Uyku–beslenme–hareket üçlüsü: Uykusuzluk kaygıyı büyütür, dikkat ve hatırlamayı düşürür. Kısa yürüyüşler zihni temizler.
8) “Kötü gün” protokolü: Verimin düştüğü günler için önceden karar: “Sadece 20 soru + 10 dk tekrar yapıp günü kapatacağım.” Bu, kopuşu önler.

Anne Babalara Not: İyi Niyet Yetmez, Doğru Tutum Gerekir

Bu süreçte ebeveynin rolü belirleyicidir. Baskı, çoğu zaman “destek” kılığına girer.
Yapılması gerekenler:
• Koşulsuz kabulü hissettirin: “Sonuç ne olursa olsun yanındayız.” Bu cümle, performansı artırır.
• Süreç odaklı geri bildirim verin: “Bugün planına sadık kalman çok değerli.”
• Rutinleri koruyun: Ev içi düzen, yemek saatleri, uyku ortamı.
• Gerçekçi beklenti koyun: Çocuğun mevcut düzeyi ve ilerleme hızıyla uyumlu hedefler.
Yapılmaması gerekenler:
• Kıyaslama: “Komşunun oğlu…” cümlesi, motivasyonu değil utancı büyütür.
• Sürekli sorgulama: “Kaç net?” yerine “Bugün nasıl geçti?” deyin.
• Felaket dili: “Bu sınav hayatının son şansı” gibi ifadeler kaygıyı tırmandırır.
• Aşırı kontrol: Programın her dakikasına müdahale etmek, özerkliği zedeler.
Unutmayın, çocuklar çoğu zaman söyleneni değil, hissedileni duyar. Sakin bir ebeveyn, en güçlü düzenleyicidir.

Son Söz:

Sınav, hayatın önemli duraklarından biridir ama tamamı değildir. Kaygıyı yok etmeye çalışmak yerine, onu yöneten kişi olmak mümkün. Planlı çalışmak, gerçekçi düşünmek ve bedeni sakinleştirmek… Bu üçlü bir araya geldiğinde, kaygı düşman olmaktan çıkar; odaklanmayı artıran bir yol arkadaşına dönüşür.
Ve belki de en kritik hatırlatma: Değeriniz, tek bir sınav sonucuna indirgenemez. Bu süreçte gösterdiğiniz çaba, kurduğunuz disiplin ve öğrendiğiniz baş etme becerileri, sizi sadece bir sınava değil, hayata hazırlar.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TAŞ DEVRİ’NE MEKTUPLAR

    14 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sevgili Kovukhan,Sana bu mektubu, aradan geçen birkaç yüz bin yılın ardından yazıyorum. Evet, yanlış duymadın: Birkaç yüz bin yıl. Sen beni tanımazsın, ben de seni hiç görmedim ama seni tanıyorum. Merak etme, dünya hala dönüyor; insanlık da hala geçim derdinde.Senin de bir eşin, çocukların ve başını sokacak bir mağaran vardı. Akşam eve döndüğünde çocuklarının karnını doyurmak, eşinin güvenliğini sağlamak, ertesi gün ne yiyeceğinizi düşünmek zorundaydın. Senin hayatın zordu Kovukhan ama bizimki de pek kolay sayılmaz.Aramızdaki en büyük fark...
  • GÖNÜLLÜ “KAMPÜSTE FİKRİ TAKİP” YAZISINI GÜNCELLEDİ

    10 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EDİTÖR NOTU : BU YAZIM 11 ŞUBAT 2026'DA YAYINLANMIŞTI. O GÜNDEN BU GÜNE GELİŞME OLMADIĞI GİBİ, "SENİN DAHA HABERİN YOK MU?" GİBİ SORULARLA MUHATAPLIĞIM SIKLAŞTIĞINDAN YAZIYI "OLDUĞU GİBİ, AYNEN" GÜNCELLEMEK İSTEDİM. OLA Kİ "HABERİMİZ/BİLGİMİZ" OLUR! ZİRA "BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ.... HABER KUTSAL YORUM HÜRDÜR" DERİZ BİZ.... İŞTE VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN O YAZI: Kdz. Ereğli’de eski Devlet Hastanesi alanında inşası devam eden fakülte kampüsünün yapımı için karar 10 yıl önce alındı, 5 yıl önce belediye ruhsatını kesti, temeli is...
  • GEÇİM DERDİ İLE GELECEK HAYALİ AYNI EVDE YAŞAYABİLİR Mİ?

    05 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ev düşünün…Mutfakta ay sonuna kadar yetmesi gereken bir bütçe hesaplanıyor. Salonda ise üniversite hayali kuran bir genç, bilgisayar ekranına bakarak geleceğini inşa etmeye çalışıyor. Aynı evin içinde iki görünmez misafir yaşıyor: Geçim derdi ve gelecek hayali. Peki bu iki misafir gerçekten aynı çatı altında uzun süre yaşayabilir mi?İnsan psikolojisi, yalnızca bugünü değil yarını da yaşayabilen tek sistemdir. Bugün karnımızı doyururken, on yıl sonrasını düşünebiliriz. Fakat temel ihtiyaçlar sürekli tehdit altındaysa zihin geleceği inşa ...
  • YAŞ ALDIKÇA ZAMAN NEDEN HIZLANIR?

    01 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Çocukken günleri hiç bitmeyecek sanırdık. Okul zilinin çalmasını saatlerce bekler, doğum günümüze aylar var diye üzülürdük. Bugün ise takvim yaprakları sanki rüzgara kapılmış gibi ardı ardına düşüyor. Daha yeni pazartesiydi, Temmuz da bitti, daha dün gençtik… Oysa zaman değişmedi. Değişen biziz. Psikoloji, bu durumu "zaman algısı" ile açıklar. Çocuk beyni her günü yeni keşiflerle doldurur. İlk bisiklet, ilk arkadaş, ilk başarısızlık, ilk aşk… Beyin, yeni deneyimleri ayrıntılarıyla kaydeder. Hafızada ne kadar çok iz bırakılırsa, ge...