logo

ROMA VE BİZANS DÖNEMİNDE KARADENİZ EREĞLİSİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
ROMA VE BİZANS DÖNEMİNDE KARADENİZ EREĞLİSİ

Herakleia Pontika, güçlü donanması sayesinde elinde kalan toprakları, Galatia’lılara karşı korumayı başarmıştır. Romalılar Anadolu’ya girmeye başladığında topraklarını geri alabilmek amacıyla MÖ 187 yılında Romalılar’la anlaşma imzalayan Herakleia, Roma desteğine rağmen kaybettiği toprakları geri alamamıştır. Roma-Pontos savaşlarında önceleri Roma’yı destekleyen Herakleia,güçlü donanması nedeniyle Romalılar tarafından kullanıldığını anlayınca, onlardan kaçan Pontos Kralı Mithridates’i ve 4000 kişilik ordusunu Herakleia’nın kent surları içine sığınmalarını sağlamıştır. Pontos kralı da ordusunu Herakleia’da bırakıp asker toplamak amacıyla rahatça ülkesine dönebilmiştir.

Romalılar ise Herakleia halkının yaptıklarına kızarak, MÖ 72-70 yıllarında, 2 yıl süreyle kenti kuşatmışlar ancak kenti almayı başaramamışlardır. Fakat kentte veba salgını ve açlık başlayınca halk teslim olmak zorunda kalmıştır. Sur içine giren Romalılar, kenti baştan sona yağmalayıp, yakmışlardır. Kenti yağmalayan Romalı komutan Cotta, Karadeniz Hakimi ünvanını almasına rağmen, Herakleia’lıların başvurusu ve şikayetinin dikkate alan Roma Senatosu’nda Herakleia’yı gereksiz yere yağmaladığı için yargılanmıştır. Senato kente özgürlüğünü geri iade etmiş ve Augustus döneminde kentin yeniden inşasına başlanmıştır.

MÖ 63 yılında Amasya’da doğan Strabon, ünlü ‘Coğrafya’ kitabını yazmaya MÖ 7.yz.da başlamış ve Herakleia Pontika gezisine yer vermiştir. Kentin limanlarının geliştiğini ve kolonileri ile birlikte değerli olduğunu anlatır. Strabon, Herakleia’da bıldırcın otu denen bir bitkinin yetiştiğini, şehrin Khalkedon ( Kadıköy )’dan 1500 ‘stadion’ ( 262 km. ), Sangarios Irmağı ( Sakarya )’dan 500 stadion ( 88 km. ) uzaklıkta olduğunu söyler. Romalılar’ın bir eyaleti konumunda gelişimini sürdüren Herakleia’da, MS 100’den itibaren Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Andreas’ın girişimiyle Hıristiyanlık gelişmeye başlamıştır.

Hıristiyanlık’ın gelişimi pagan Roma’lıların dikkatini çekmiş ve Herakleia’daki bu yayılımı engellemek için Galatia’lıları kullanarak Hıristiyanlar’a yoğun baskı ve zulüm yapmışlar ve birçok insanı öldürmüşlerdir. Buna rağmen Herakleia, baskılar arasında kentin gelişimini sürdürebilmiştir.Bu arada Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’ya getirdiği barış ortamı, Karadeniz Ereğlisi’nde, özellikle MS 200 yıllarından itibaren kamu binalarının ve su kanallarının yeniden hızlı bir şekilde yapılmasını sağlar. Kentte, muhtemelen Kaletepe’nin Kadıtarlası’na bakan yamacında yer alan ikinci bir amfitiyatro yapılır.

Ayrıca dönemin sikkelerinde bu tiyatronun figürleri kullanılır. Ereğli’de Göztepe köprüsü yol kazıları sırasında bulunan bir anıt, 200-300 yılları arasında kentteki kültür ve gelişmişlik seviyesini göstermesi açısından son derece önemlidir. Dönemin ünlü pandomim sanatçısı Krispos adına yapılmış bu mezar anıtı üzerindeki kitabede şunlar yazılıdır :

‘’Mezarlar insanların en son evleri ve en son duvarlarıdır. Onlar bedenlere evlerden daha sadıktırlar. Onlardan kalan akıtılan gözyaşları ve ölülerin sonsuza dek kalacak fani olmayan miraslarıdır. Ölüm uykusundan sonra artık vücudun güzelliği geri alınamaz. Burası bir sükun şehridir.

Çıplak olarak taşınıp içine gömülen sağlam ebedi istirahatgah. Ebedi evdir. Bu nasıl bir mezardır ve burada yatan kimdir?  Hayatta kazanılan zaferlerin nefrete layık abidesidir. Tş ve toprak olanın işaretleri. Ölülerin mezar taşları suskun harflerinizle öleni dile getiriniz. Vücudunuzu yitirip telef ettikten sonra hangi insan buraya ismini verdi? Ölü insan Krispos. Fariz ( Mısır ) ülkesinin ve başak taşıyan Nil Nehri’nin vatandaşı, bu anıtın altında yatmaktadır.’’

Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında Doğu ve Batı Roma olarak ikiye bölünmesiyle Bizans hakimiyetinin başladığı Harakleia’da, Bizans İmparatoru II. Theodosios ( 408-450 ) döneminde Hıristiyanlar zafer kazanırlar. Bu tarihlerde kentin büyük bir deprem yaşadığı ve İmparator Theodosios’un kente gelerek yeniden inşası konusunda gerekli desteği verdiği bilinmektedir. 8.yz.da ise Arap akınları İznik’e ulaşmış ancak Herakleia, bu akınların dışında kalmıştır.

Türkler’in 1071 yılından itibaren Anadolu’ya girmesiyle Herakleia, Türk kuşatmalarına sahne olmuş ancak Türkler kenti ele geçirmekte başarılı olamamışlardır. Bu tarihlerde dini yapılaşmanın yoğun olduğu Herakleia, Claudiopolis ( Bolu ) Piskoposluk merkezi olması nedeniyle buraya bağlanmıştır.

Ancak Bolu’nun Türkler tarafından alınması sonucu kent yeniden önem kazanmış tekrar Metropolit’lik merkezi olmuştur.  1204 yılında Kommenos hanedanından David, Herakleia’yı ele geçirince, kent Trabzon İmparatorluğu’nun batı kalesi olarak kullanılmıştır.

1204-1205 yıllarında şehrin surları yenilenmiştir. Karadeniz Ereğlisi’nde bulunmuş bir kitabede kentin yeniden yapılanması hususunda şunlar yazılıdır : ‘’Kızıl yeşil Yunan meşalesini yakan büyükbabası hükümdar Andronikos… O ıslak temel üzerine yeni bir fener yaptı, zamanın yıktığı şeyi yeniden yaptı, muhteşem bir sanatla bütün Herakleia’yı yaptı. 1206.’’

Kommenos Hanedanı’ndan David, Kommenos Devleti’nin hükümdarı Andronikos’un küçük torunudur. David, Heraklaia’da yaptıklarını dedesine ithaf etmiş görünmektedir. İznik İmparatoru Theodoros, 1214 yılında Herakleia’ya saldırarak David’den kenti geri almış ve Sinop’a kadar olan tüm bölge İznik İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. 1261’de İznik İmparatorluğu, İstanbul’u Latinler’den geri alınca, Herakleia da tekrar Bizans İmparatorluğu’na tabi olmuştur. Gittikçe kan kaybeden imparatorluk, Karadeniz’deki hakimiyetini korumak için, 1261 yılında Ceneviz’lilere bazı ticari avantajlar sağlamış, anlaşmalar imzalamıştır. Bu dönemden sonra Herakleia, Ceneviz’lilerin kontrolü altına girer ve bu İtalyan devletinin kolonisi olur.

Selçuklular’ın Anadolu üzerindeki baskısı Moğollar tarafından kırılmış ancak bu kez de 1269 yılında Herakleia’yı, Moğollar kuşatmışlardır. Ne var ki Moğollar; tüm saldırılarına rağmen şehri ele geçirememişlerdir.

Osmanlılar, Anadolu’da genişlemeye başlarken ve Türkler Anadolu’nun birçok kentine hakim olurlarken, Herakleia, kendini diğer Bizans kentlerine göre uzun bir süre Osmanlılar’a karşı koruyabilmiştir.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”

    22 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplum düşünün… Hala karnını nasıl doyacağını düşünüyor; hala ısınmak, barınmak, güvende hissetmek temel amacı… Ve bir yandan da kendi kendine “gelişiyoruz” diyor. Psikolojinin en bilindik kuramlarından biri olan Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanın önce en temel gereksinimlerini karşılayıp sonra kendini gerçekleştirmeye yöneldiğini söyler. Piramidin en altında fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yemek, su, uyku, nefes… Yani hayatta kalmanın çıplak gerçeği. Üst basamaklara çıktıkça güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede kendini ge...
  • ŞEHİR MERKEZİNDE TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ

    20 Nisan 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmış kültür varlıklarımız, Ereğli’mizin önemli zenginlikleri olarak gelecek kuşaklara aktarılmayı hak etmektedirler. Kdz Ereğli Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin yazdığı Akheron Vadisi Projesi ve geçmiş dönem Zonguldak Milletvekilimiz Boray Baycık’ın, Turizm Bakanlığı nezdinde başvuru ve girişimleri sonucu 2000-2002 yıllarında yapılan kamulaştırma, temizlik, bakım ve aydınl...
  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...