logo

EREĞLİ NEDEN İL OLSUN?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
EREĞLİ NEDEN İL OLSUN?

İlçe iken il olmak; daha fazla hak, yetki ve sorumluluğa sahip olmaktır. Bunu da herkes, her zaman ve her fırsatta ister/istemeli. Doğa’nın en temel yasalarındandır; büyümek… 

Bugün 18 Haziran 2023 Ereğli’nin kurtuluşunun 103. yıldönümü törenlerle kutlanacak.

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi halkının hamasiye ötesi il olma isteği de, başta “güvenlik ve gelişmişlik” olmak üzere doğal ve haklı birçok gerekçeye dayandırılabilir.

Tüm bu gerekçeleri yok sayıp, “O zaman ne olacak Zonguldak’ın hali!” şeklinde dramatik bir tabloya sıkıştırılırsa, yaşamın en tartışılmaz gerçeği olan biyolojik, sosyoekonomik ve kültürel büyümeye de karşı olunması gerekir.

Şehirler de canlı organizmalar gibi doğar(oluşur) gelişir, büyür ve sonuçta ya tarihin sayfalarına gömülür ya aynı düzeyde kalır ya da sonsuza dek büyüme yolunda evirilerek ilerler. Şirin Ereğli de mitolojik dönemden bu yana gelişmektedir.  

Ayrıca bilinir ki; Zonguldak ile Ereğli arasında idari bakımdan olan hiyerarşik yapı, diğer alanlarda yoktur.

Zira Ereğli’nin nüfusu, ekonomik büyüklüğü, sosyal ve kültürel yapısı Zonguldak’a göre daha gelişmiştir. Ancak bu durum bir üstünlük taslama vesilesi olamayacağı gibi, bunun müsebbibi de yörelerin halkı değildir. Durumu, yerel ve genel siyasetçiler ile idarecilerin aldıkları kararların ve süreçlerinin sonucu olarak değerlendirmek gerekir.

Bir başka açıdan daha bakacak olursak…

Güvenlik hem canlılar hem de idari yapılar için en önemli konudur ve Karadeniz Ereğli, serpilip gelişkin hali ile kendini güvende (asayişten bahsetmiyoruz) hissetmemektedir! (Elbette güncel kamu yöneticilerini tenzih ederekten…)

Peki neden?

Ereğli’nin en değerli alanında kurulu olan dünya şirketi ERDEMİR’in, yan endüstriye dayalı ticaretin ve bunların çalışanlarının yarattığı kazancın vergisi merkeze önemli bir katma değer sağlamakta olduğu halde, Ereğli’ye hak ettiği kamusal yatırımlar açısından yeterince hakkının verilmediği değerlendiriliyor.

Nitekim bugün birçok kamu binası kirada olan, okulları güçlendirme bekleyen, 10 yıldır bekleyen kampüsün temeli bile henüz atılan, yıllardır(ve hala) çevre yolu sorunu yaşayan,  turizme kapı araladığı halde deniz kenarındaki balık lokantalarında sosyal yaşama müsaade edilmeyen, gelişmiş bir sivil bir limanı olmayan ve kamusal personel eksikliği gibi daha sayabileceğimiz benzer sıkıntılar yaşayan ilçe halindedir Ereğli.

Bu da “güven sorununu” çağrıştırmaktadır.  

Açıkçası (metaforik olarak) cefayı çeken Ereğli’nin, yeterli şefkat ve vefa göstermeyen Ankara’ya ve Zonguldak’a karşı adete güvensizliği oluşmuştur. Birbirleri ile daha rahat, güvenli ve barışçıl bir ilişki sürecinin başlatılmasının radikal bir yolu da Ereğli’nin il olmasından geçer.

Öte yandan bu durumu, paranoya olarak değerlendirenler olduğu gibi, şımarıklık veya hainlik gibi basite indirgeyenlerin de var olduğu biliniyor.

Ama sonuçta Ankara, Zonguldak’ı bir il, Ereğli’yi bir ilçe gördüğünden yatırım bütçesi ve personel bölüşümü gibi konularda inisiyatifi il’e bırakmakta, hali ile adil davrandığını düşünmektedir. Oysa kâğıt üzerindeki durumla, fiili durum arasındaki farkı en iyi bilenler o bölgelerdeki yöneticiler ve yaşayanlardır.

Yani efendim kazın ayağı öyle değildir!

Aktüel duruma gelecek olursak; günümüzde farklı ama benzer gerekçelerle olsa da; başta Kdz. Ereğli halkını temsil eden Belediye Başkanı Halil Posbıyık olmak üzere, TSO Başkanı Aslan Keleş, medyanın çoğunluğu, siyasi partiler ile STK’ların tamamına yakını ve kamu yöneticileri de Ereğli’nin il olmasından yanadırlar. 

Sözün özü; Ereğli birçok haklı gerekçeyle ve siyaset üstü bir tutumla il olmalıdır. Bu konunun bir lobisi oluşturulacaksa da, başta iktidar partisi temsilcileri ve destekçileri olmak üzere hepimize görev düşer…

Ha bu arada 3 konu var ki önemli;

  1. Bu durum eyalet sisteminin bir basamağı olmasın!
  2. Bu durum yerel seçimlerin konjonktürel bir malzemesi olmasın!
  3. Bu durumum kazananı Ereğli, kaybedeni Zonguldak olmasın!  

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”

    22 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplum düşünün… Hala karnını nasıl doyacağını düşünüyor; hala ısınmak, barınmak, güvende hissetmek temel amacı… Ve bir yandan da kendi kendine “gelişiyoruz” diyor. Psikolojinin en bilindik kuramlarından biri olan Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanın önce en temel gereksinimlerini karşılayıp sonra kendini gerçekleştirmeye yöneldiğini söyler. Piramidin en altında fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yemek, su, uyku, nefes… Yani hayatta kalmanın çıplak gerçeği. Üst basamaklara çıktıkça güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede kendini ge...
  • ŞEHİR MERKEZİNDE TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ

    20 Nisan 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmış kültür varlıklarımız, Ereğli’mizin önemli zenginlikleri olarak gelecek kuşaklara aktarılmayı hak etmektedirler. Kdz Ereğli Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin yazdığı Akheron Vadisi Projesi ve geçmiş dönem Zonguldak Milletvekilimiz Boray Baycık’ın, Turizm Bakanlığı nezdinde başvuru ve girişimleri sonucu 2000-2002 yıllarında yapılan kamulaştırma, temizlik, bakım ve aydınl...
  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...