logo

POSBIYIK’IN MURADI NE?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
POSBIYIK’IN MURADI NE?

25 Eylül Pazartesi tarihli “GÜNDEMİ OKURKEN” başlıklı yazımda Erdemir’in Özel Endüstri Bölgesi olmak istemesini değerlendirmiş ve Belediye ile şirket arasındaki karşılıklı taleplerin dikkate alınarak her iki tarafı memnun edecek “sen de haklısın”   formülü bulunmasını önermiştim.

Aynı yazıda, “Bakalım rövanş ustası Posbıyık, Pazartesi konuşmasında bu konuda yeni bir hamle mi yapacak, yalnızlaşmaktan mı şikayetçi olacak, yoksa yeni bir formül mü üretecek?” diye soru/öngörü ortaya atmıştım.

Aynı gün makamında basın toplantısı yapan Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, gündemi değerlendirdi(ayrıntıları iç sayfalarda var) ve benim dört öngörümü de tescillemiş oldu.

Şöyle ki;

  1. Benim kibarca “Rövanş Ustası” diye betimlediğim Posbıyık, gitti dönemin Milletvekili Fazlı Erdoğan’ı kaç defa tuş ettiğini hatırlattı ama bu arada güncel kazanımlarını da adeta yok saydı.
  2. “Yeni bir Hamle mi yapacak?” diye sormuştum. Yeni hamlesi toplantı düzenlemek ve dönemin Sanayi Bakanı Varank ile Ereğli heyeti olarak görüşmesinin fotoğraflarını tarih ve saati ile göstermek oldu. Biliniyordu; Malumun ilanından öteye gidilemedi. 
  3. “Yalnızlaşmaktan mı şikayetçi olacak?” demiştim. Gerçekten de oldu!. Hem parti teşkilatı, hem eski-yeni milletvekilleri, kimi belediye meclis üyeleri ve  hem de muhalefet partili belediye başkanı olarak başkent çevrelerinde “yalnızlaştırıldığını” adeta itiraf etti! Sadece, CHP genel başkan Kılıçdaroğlu ile sıksık telefonlaştığını açıklayarak genel merkez nezdinde güçlü olduğu imasında bulundu. Oysa en büyük destekçileri masasını süsleyen aile fotoğraflarıydı.
  4. Yeni bir formül mü üretecek?” soru/öngörümün cevabı ise Ak Parti Milletvekilleri Saffet Bozkurt ve İlçe Başkanı İbrahim Sezer’e ismen seslenerek “bizi Sanayi Bakanı ile görüştürün” çağrısı ile verilmiş oldu. “Süre bitiminde ‘platform” formülü ise eklenti olarak kaldı. 

Posbıyık, benim bu dört öngörümü tescillemesinin yanında toplantıda soru olarak yönelttiğim “Bu çağrı ile muradınız nedir; Erdemir’in talebinin iptali/ötelenmesi mi, yoksa 2,5 milyar lira belediye zararının karşılanmasını mı istiyorsunuz?” cümlem ne yazık ki net bir şekilde cevaplandırılamadı. Erdemir’de çevre bakanlığı tarafından acil durum toplanma alanı oluşturulduğu, Ereğli’yi sıkıntıya sokacak kişi ve kurumlarla her alanda mücadeleye devam edeceği cevabı muradının ne olduğunu anlamama yetmedi. Bel ki de benim eksikliğimdir ama durum bu.   

Ve efendim alışık olmadığımız sakinlikte konuşan Posbıyık’ın toplantısında malumun ilanından öte bir arpa boyu daha yol almış olduk!

Nitekim “amaç ve yöntem netleşmeyince” refleksler, yol almak için etkili ve yeterli olmuyor!

Ha bu arada basından destek isteyen başkan Posbıyık’ın verilen destekleri görmezden gelmesi de (Oysa İŞ’te Haber Hayat olarak bizim ve refiklerimizin bilmem kaç manşeti bu ve benzeri konulara ayrılmıştı.) pek tabi gözümden kaçmadı. Keşke…

Gelelim sadede; Posbıyık’ın muradı ne diye sormuştuk;

Tekrar Belediye Başkan Adayı olmak için mücadele,  Erdemir’in Özel Endüstri Bölgesi ilanını engellemek için mücedele- engelleyemiyorsa belediyeye 2,5 milyar liralık gelir elde etme mücadelesi, Ereğli’nin il olmasını sağlamak için mücadele, kamyon garajı arazisi satışına meclisten onay almak için ikna mücadelesi, CHP’li 4 belediye meclis üyesini ihraç ettirme mücadelesi, kendi tabiri ile taş devri toplantıcıları ile mücadele etmek vs…

Hepsini toparlarsan Başkan Posbıyık’ı muradı: Mücadele.

Yıllar önce yine başkan Posbıyık’a hitaben “savaşın galibi olmaz” diye yazmıştım.  Tekrar ediyor ve ekliyorum: “Bir olayın gerçekleştiği çevrenin özellikleri, en az olayın kendisi kadar önemlidir.”

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...