logo

MARMARİS ÇALIŞTAYI’NIN ARDINDAN

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
MARMARİS ÇALIŞTAYI’NIN ARDINDAN

6-8 Ekim tarih aralığında Marmaris Belediyesi tarafından “Anadolu Buluşması”  başlığı ile düzenlenen 3. Yerel Medya Çalıştayı’na Zonguldak’tan 4, Ereğli’den 6 gazeteci katıldık. Bizler bir yandan faydalı ve dostane temaslarda bulunurken; diğer yandan yolculukta, yemekte ve alışverişte bulunarak adeta birbirimizin meşrepleriyle yeniden tanıştık!  

Başta Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay ve ekibi olmak üzere, düzenleyici CHP Eski Milletvekili-TGF Onursal Başkanı Atilla Sertel ile TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyor, “ne iyi ediyorsunuz da bu toplantıları geleneksel hale getirerek bizleri bir araya toplayıp dertleştiriyorsunuz.” diyoruz. 

Şimdi de gazeteci gözü ile bu büyük buluşmada maksadın hasıl olup olmadığına dair kafamda oluşan soru işaretlerini ima etmeden ifade ediyorum:

  1. Sayın Kılıçdaroğlu, konu başlıkları açarak aslında o kadar önemli ve doğru mesleki sorunlara dikkat çekti ki; daha toplantının başında adeta sonuç bildirgesini bir çırpıda özetleyivermiş oldu. Ama bunları daha açılış konuşmasında söyleyince bence toplantı başlamış ve bitmiş oldu. Tekrar ediyorum; Sayın Kılıçdaroğlu, konuşmasına o kadar iyi hazırlanmıştı ki; verdiği siyasi mesajlar ve iktidar eleştirileri bir yana, diğer konuşmacıların içerikleri neredeyse gölgede kaldı. Maksat acaba hasıl olmuş mudur bilemiyorum!
  2. Tüm katılımcıları daha önceki gibi küçük gruplara çalıştay formatında bölerek birbirleri ile mesleki anlamda birebir tanışmasını/görüşmesini sağlayacak vakit vardı ama bu önemli fırsat ‘sosyalliğe’ kaydı!.. (Bu, kendiliğinden olmuyor maalesef, formel bir yapı gerekli)
  3. Konuşmacıların çoğunluğu BİK, İB ve RTÜK gibi kamu kurumları ile gazeteler/gazeteciler arasındaki sorunlara dikkat çekerken, mesleki etik ve ekonomik sorunların tartışılması ıskalandı.
  4. Kimi konuşmacılar internet gazeteciliğinin reyting çabasını adeta kutsarken, üstüne bir de dijital manipülasyonla ilgili katılmadığım abartılı yorumlar eklenince, seçim sonuçlarına yönelik objektif değerlendirmelere gölge düştü.
  5. Hemen hemen tüm konuşmacılar mesleki örgütlüğünün ve güç birliğinin önemine vurgu yaparken, bunu (örneğin meslek odası kurulması gibi) nasıl somut plana taşıyacağımızı tartışamadık, bir yürütme komisyonu kuramadık.

NOTLARIMDAN KARIŞIK:

TGF Başkanı Yılmaz Karaca’nın “Anadolu basının bitirilmesine az kaldı… İktidara esir olmuş meslek örgütleri var” yönündeki tepkili sözlerini sadece acı içinde dinledik, tartışamadık.  

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç’in Küresel Gazeteciler Konseyi eleştirisi dikkat çekiciydi.

Avukat Meliha Selvi’nin “sorun siyasi olduğu için hepimiz siyasi gibi konuşuyoruz” ve “Medya işlevsiz kaldığı için gelirsiz de kaldı” sözleri, hukuki açıdan değil ama keskin özeleştiri ve malumun ilanı açısından kayıtlara geçti. 

Gazeteci-Yazar Necati Kartal’ın ortaya attığı 5 soruya cevaben, Dijital Medya Danışmanı Levent Özen’e destekle “niceliksel gelişmeyi niteliksel gelişme ile desteklemediğimiz için bu sorunları yaşıyoruz. Gazeteciliğin değerleri yerine; yapay zekayı, algoritmaları konuşmamız yetmez” mealindeki çıkışım da kayıtlara geçti.

Akademisyen Gökhan Bulut’tun “tık sayılarını konuşmak asıl sansürdür” görüşüne şapka çıkartıyor ve tekrar, yapımda emeği geçenlere(Danışman Murat Koç, Belediyeden Emek Hanım) ve kolaylıklar diliyorum.  

Evet, hiç ayrılmadan gün boyu izlediğim toplantıda Kılıçdaroğlu “Âlimin mürekkebi, şehidin kanından evladır” sözünü hatırlatmıştı. Ben de “dost acı söyler” sözünü hatırlatarak, enerjisine hayran kaldığım Atilla Sertel’in eşsiz liderliğindeki toplantıya ait notlarımı buraya kaydediyor, 2024 biletimi bu kez dernek kontenjanlı olarak talep ediyor ve tüm katılımcılara tekrar selam ediyorum.  

İyi ki vardınız.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...