logo

TUGAY YAZGAN 2025’İN PSİKOLOJİK MİRASINI YAZDI!

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
TUGAY YAZGAN 2025’İN PSİKOLOJİK MİRASINI YAZDI!

2025’in Psikolojik Mirası: Yorgun Bir Toplumdan Psikolojik Sağlamlığa


2025, Türkiye için yalnızca ekonomik göstergelerle, siyasi tartışmalarla ya da küresel belirsizliklerle hatırlanacak bir yıl olmadı. Bu yıl, aynı zamanda toplumsal ruh halinin ağırlaştığı, bireysel dayanma gücünün ciddi biçimde sınandığı bir dönem olarak hafızalarda yer etti. Günlük yaşamın dili değişti: Daha fazla kaygı, daha fazla yorgunluk, daha az umut ve artan bir tükenmişlik hissi…

Bu hissiyat öznel bir algıdan ibaret değil. Türkiye’de her beş kişiden birinin ruhsal sorun yaşadığına işaret eden veriler, kaygı bozuklukları ve depresyonun toplum genelinde yaygınlaştığını gösteriyor. Gençlerde yaşam doyumu düşerken, çalışan nüfusta psikolojik nedenli verim kaybı ve motivasyon düşüşü dikkat çekiyor. Ruh sağlığı, artık “Bireysel hassasiyet” başlığı altında ele alınabilecek bir alan olmaktan çıktı; doğrudan toplumsal işleyişi etkileyen yapısal bir mesele haline geldi.

2025’in psikolojik açıdan zorlayıcı olmasının en önemli nedenlerinden biri, belirsizliğin süreklilik kazanmasıydı. İnsan zihni geçici krizlere karşı dayanıklıdır. Süreklilik kazanan belirsizlik, bireyin kontrol algısını zayıflatır, gelecek ile ilgili görüşlerini daraltır ve psikolojik kaynaklarını tüketir. Tam da bu noktada, psikolojik sağlamlık kavramı yalnızca akademik bir terim değil, hayati bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor.

Psikolojik sağlamlık, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı gibi “Her şeye rağmen güçlü olmak” ya da “Hiç etkilenmemek” değildir. Aksine, etkilenmeyi kabul edebilme, zorlanmayı fark edebilme ve buna rağmen yeniden denge kurabilme kapasitesidir. Sağlam birey; duygularını bastıran değil, onları tanıyabilen; kırılganlığını inkar eden değil, onunla işlevsel bir ilişki kurabilen kişidir.

2026’ya yaklaşırken asıl soru şudur: Bu yorgunluk halini yanımıza alıp mı devam edeceğiz, yoksa bu deneyimi dönüştürüp psikolojik olarak daha dayanıklı bir yapı mı inşa edeceğiz? Çünkü görünen o ki, belirsizlikler azalmak yerine çeşitleniyor. Ekonomik dalgalanmalar, toplumsal gerilimler, iş yaşamındaki güvencesizlik ve dijital çağın hız baskısı, bireyin psikolojik sınırlarını zorlamaya devam edecek.

Bu nedenle 2026, psikolojik sağlamlığın bireysel bir gelişim alanı olmaktan çıkıp kurumsal ve toplumsal bir öncelik haline gelmesi gereken bir yıl olmalı. İş yaşamında psikolojik güvenliğin sağlanması, eğitim sisteminde duygusal dayanıklılığın desteklenmesi, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve psikolojik destek almanın damgalanmaktan çıkarılması bu sürecin temel yapı taşlarıdır.

Bireysel düzeyde ise psikolojik sağlamlık, küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklarla güçlenir. Sağlıklı sınırlar koyabilmek, bedenle temas halinde kalmak, uyku ve dinlenmeyi ihmal etmemek, sosyal destek ilişkilerini canlı tutmak ve gerektiğinde profesyonel destek almaktan kaçınmamak bu sürecin en önemli unsurlarıdır. Sağlamlık, bir anda kazanılan bir özellik değil; tekrar eden farkındalıkların ve bilinçli seçimlerin ürünüdür.

2025 bize şunu açıkça gösterdi: Tükenerek devam edemeyiz, görmezden gelerek iyileşemeyiz. Ruh sağlığını erteleyerek sürdürülebilir bir gelecek kuramayız. 2026 ise bu farkındalığı eyleme dönüştürme yılı olabilir. Çünkü sağlam bireyler olmadan sağlam kurumlar, sağlam toplumlar ve sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün değil.

Belki de artık sormamız gereken soru “Daha ne kadar dayanabiliriz?” değil; “Nasıl daha sağlam olabiliriz?”dir.

Daha iyi bir yıl dileklerimle…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ALAPLI’DA NEŞREDİLEN GAZETELER

    11 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ereğli’nin eski nahiyesi olan Alaplı’da da 1985 yılından günümüze yerel gazeteler yayınlanmıştır. Yüksek Lisans öğrencisi Dilşad Yırsutemur, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Cumhuriyet Tarihi Bölümüne sunduğu ‘’Kdz Ereğli Gazeteleri-Zonguldak Basın Tarihi ( 1923-2007 )’’ başlıklı ve Ağustos 2008 tarihli tezinde bu konuyla ilgili de bilgiler sunmaktadır. 26 Haziran 1985’te yayın hayatına başlayan Yeni Alaplı gazetesinin ilk sayısında yayınlanış amacı şu şekilde açıklanmıştır : ‘’Alaplı’da bugüne kadar çok gazete çıktı. Çoğu mad...
  • ÇELİK ŞEHRE ALTIN DOKUNUŞ: EREĞLİ İÇİN KURTULUŞ REÇETESİ

    11 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları; Geçtiğimiz iki yazımızda Ereğli’nin bölgedeki gücünü ve ne yazık ki gerileyen yaşam memnuniyetini rakamlarla konuştuk. Artık "Ne yapmalı?" sorusuna cesur yanıtlar verme vakti. "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi ve Refah Göstergeleri Raporu" sadece sorunları önümüze koymuyor; aynı zamanda çıkış kapısının anahtarını da uzatıyor. Ereğli’nin sadece sac üreten dev bir fabrika görünümünden kurtulup, yaşayan ve gençlerini elinde tutan bir cazibe merkezine dönüşmesi için şu 4 stratejik adımı atmalıyız: 1...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI: KAMPÜSTE FİKRİ TAKİP

    11 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli’de eski Devlet Hastanesi alanında inşası devam eden fakülte kampüsünün yapımı için karar 10 yıl önce alındı, 5 yıl önce belediye ruhsatını kesti, temeli ise 3 yıl önce atıldı. Ereğli’nin en değerli yerinde olan binanın yapımı Eğitim Vakfı aracılığı ile yapılan bağış ve yardımlarla devam ediyor. Ekim 2024’deki köşemde  “NEYİ BEKLİYORUZ” başlığı altında “kampüs binasının betonarme karkası bittiği halde içi yapılamıyor” demişim. 15 Eylül 2025 tarihinde de aynı konuyu manşetten işleyerek “BİNA MAHSUN, EREĞLİ İSTEKLİ!” demiş, hatırla...
  • İNANÇ, BİLİŞ VE DUYGUSAL DÜZENLEME ARASINDA BİR OKUMA

    07 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif Enerji” Söylemi: İnanç, Biliş ve Duygusal Düzenleme Arasında Bir Okuma . “İyi düşün iyi olsun”, “Evrene mesaj gönder”, “777’yi görmek bir işarettir”, “Çakralarımı açmam lazım” gibi söylemler, günümüzde yalnızca spiritüel alanlarla sınırlı kalmayıp gündelik dilde, sosyal medyada ve hatta terapi odalarında sıkça karşımıza çıkmakta… Bu ifadeler çoğu zaman metafizik bir gerçeklik iddiası taşısa da, bireylerin bu deneyimleri nasıl yaşadığı, psikoloji ve nörobilim perspektifinden ele alındığında daha anlaşılır hale gelir. Bilim...