“ŞİMDİKİ AKLIM OLSA”: PİŞMANLIK MI, SONRADAN GELEN İÇGÖRÜ MÜ?
DANIŞTAY BAŞKANI YİĞİT ALAPLI VE EREĞLİ’DE
ÖZÖLÇER: “ERİŞİLEBİLİRLİK TEMEL DEĞERLERİMİZDENDİR”
BEUN, 4 ALANDA TÜRKİYE’NİN SEÇKİN ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA
“BAĞ-KUR BORCU ÇİFTÇİNİN KREDİYE ERİŞİMİNİ KİLİTLEDİ”
İSTİFACI 8 CHP’Lİ MECLİS ÜYESİNDEN 6’SI GERİ DÖNDÜ
“Şimdiki aklım olsa” ifadesi, gündelik dilde basit bir pişmanlık cümlesi gibi görünse de psikoloji literatüründe oldukça katmanlı bir karşılığa sahiptir. Bu cümle, geçmiş yaşantının bugünkü bilişsel ve duygusal çerçeveyle yeniden değerlendirilmesini içerir. Yani kişi, geçmişteki benliğini bugünkü benliğinin bilgi, farkındalık ve düzenleme kapasitesiyle yargılar. Bu durum, çoğu zaman kaçınılmaz bir bilişsel yanlılık üretir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifinden bakıldığında “şimdiki aklım olsa” düşüncesi, geriye dönük bilgelik yanlılığı (hindsight bias) ile yakından ilişkilidir. Kişi, bir olayın sonucunu bildikten sonra, o sonucu öngörmenin geçmişte de mümkün olduğunu varsayar. Oysa kararlar her zaman mevcut bilgi, duygusal yük ve çevresel koşullar altında verilir. BDT’ye göre sorun, geçmiş kararın kendisinden çok, bu kararın bugünde otomatik ve yargılayıcı düşüncelerle yeniden üretilmesidir.
“Bunu yapmamalıydım” düşüncesi, çoğu zaman “O zamanlar başka seçeneğim yoktu” gerçeğini görünmez kılar.
Psikodinamik yaklaşımlar açısından bu ifade, benliğin zamansal bölünmesiyle ilişkilidir. “Geçmiş benlik” ile “şimdiki benlik” arasında kurulan bu mesafe, çoğu zaman sert bir süperego dilini de beraberinde getirir. Kişi, geçmişteki kendisini bugünkü içselleştirilmiş ebeveyn sesiyle yargılar. Oysa psikodinamik kuram, birçok kararın bilinçdışı çatışmalar, bağlanma örüntüleri ve erken dönem öğrenmeler tarafından şekillendiğini vurgular. Bu bağlamda “şimdiki aklım olsa” cümlesi, çoğu zaman bir hatadan çok, o dönemin ruhsal organizasyonunu işaret eder.
Varoluşçu terapilerde ise bu cümle, özgürlük ve sorumluluk ikilemi üzerinden ele alınır. İnsan geçmişte verdiği kararların sonuçlarını bugün taşır; ancak bu, geçmişi yeniden yazma gücüne sahip olduğu anlamına gelmez. Varoluşçu perspektif, pişmanlığı patolojik bir durum olarak değil, anlam arayışının bir yan ürünü olarak görür. “Şimdiki aklım olsa” demek, aslında bireyin bugün değerlerini daha net tanımladığını gösterir. Sorun, bu farkındalığın bugünkü seçimlere dönüşüp dönüşmediğidir.
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) açısından bakıldığında ise bu ifade, zihnin geçmişe tutunma eğiliminin bir örneğidir. Zihin, “keşke”ler üzerinden kişiyi şimdiki andan uzaklaştırır. ACT, geçmişteki kararlarla savaşmak yerine, kişinin bu düşünceyle olan ilişkisini dönüştürmesini hedefler. “Şimdiki aklım olsa” düşüncesi bir gerçek değil, zihinsel bir olay olarak ele alınır. Önemli olan, bu düşüncenin kişinin bugünkü değer temelli eylemlerini ne ölçüde engellediğidir.
Gestalt yaklaşımı ise bu cümleyi, tamamlanmamış işler (unfinished business) kavramı üzerinden okur. Geçmişte ifade edilememiş duygular, konulamamış sınırlar ya da yarım kalmış temaslar, bugünde “keşke” formunda ortaya çıkar. Buradaki mesele geçmişi düzeltmek değil, o yaşantının duygusal yükünü bugünde tamamlamaktır.
Belki de “şimdiki aklım olsa” cümlesini psikolojik olarak en sağlıklı yere koyan ifade şudur:
Bu bir pişmanlık değil; sonradan gelen bir içgörüdür.
İçgörü, geriye dönük bir ceza aracı değil; ileriye dönük bir pusula olarak kullanıldığında iyileştiricidir. Psikolojik olgunluk, geçmişteki benliği bugünkü bilgiyle yargılamak değil; o benliğin neden o kararı verdiğini anlayabilme kapasitesidir.
Ve belki de en akademik ama en insani sonuç şudur:
İnsan, ancak yaşadığını anlayabilir; anladığını ise ancak yaşadıktan sonra.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
24 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler
05 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler