logo

CANVER, HRİSTİYANLIK VE İSLAMİYET AÇISINDAN DEĞERLENDİRDİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER, HRİSTİYANLIK VE İSLAMİYET AÇISINDAN  DEĞERLENDİRDİ

2010’lu yıllarda Kdz Ereğlisi Kent Konseyi Tarihi Doku ve Geleneksel El Sanatları Çalışma Grubu başkanlığını yürüttüğüm sırada, grup arkadaşlarımla birlikte hazırladığımız bir başka projeyi de Kdz Ereğli Belediyesi’ne sunmuştuk…

Projenin adı; ‘’Kdz Ereğlisi Kentine İnanç Turizmi Kazandırmaya Yönelik Proje’’ idi. Bu proje ile kentimizde mevcut tarihi değerlerden yola çıkılarak, Türkiye’de Antakya, Demre, Efes, Kapadokya, Trabzon ve Konya vs. örnekleri bulunan ‘İnanç Turizmi’nin kazandırılması amaçlanmıştı. Projeye gerekçe olarak da; Kdz Ereğlisi kentinin inanç turizmine konu olan gerek Ortodoks ve gerekse İslam dinlerince kutsal sayılacak kişi ve tarihi eserlere sahip olmasını göstermiştik. Projenin Ortodoks mezhebi ile ilgili gerekçelerini de şöyle sıralamıştık :

Aziz Andreas ( ölümü MS 60-70, Patras, yortu günü 30 Kasım ) : İskoçya ve Rusya’nın koruyucu azizi, denizcilerin piri, Aziz Petrus’un kardeşidir. Matta, Markus ve Luka İncilleri’nde, Petrus ve Andreas balık avlarken, Hz. İsa’nın onları insanların hizmetine vereceğine söz vererek kendisi ile gelmelerini istediği anlatılmaktadır.

Andreas, Zeytin Dağı’nda Aziz Petrus, Yakub ve Yohanna ile birlikte İsa’dan dünyanın sonuna ilişkin işaretler göstermesini istemiştir. Yohanna İncili onu ilk havari olarak kabul eder ve İsa’nın çağrısından önce Vaftizci Yahya’nın yandaşı olarak gösterir.

İlk kilise efsanelerinde Andreas’ın Karadeniz dolaylarında ve özellikle Herakleia Pontika’da Hıristiyanlık’ı yaydığı anlatılır. Bir IV.yz öyküsünde Andreas’ın X şeklinde bir çarmıha gerilerek öldürüldüğü anlatılır.

Aziz Hieronymus, Andreas’ın cesedinin 357’de İmparator II. Constantinus’un emriyle Patras’tan alınarak İstanbul’a getirildiğini yazar. Oradan da gövdesi, 1208’de İtalya’da Amalfi’ye ( Aziz Andreas Kilisesi ), başı ise 15.yz.da Roma’ya ( San Pietro Basilikası ) götürülmüştür. Eylül 1964’te ise Papa VI. Paulus, Ortodoks Hıristiyanlar’a karşı bir iyi niyet gösterisi olarak Andreas’ın başını Patras’a geri göndermiştir.

Kdz Ereğlisi, erken Bizans geleneğinde Hz. İsa’ya inanan ilk havari olarak kabul edilen Aziz Andreas’ın Romalılar’ın baskısı sonucu Kudüs’ü terk ettikten sonra Anadolu’da uğradığı ve Hıristiyanlık’ı yaymaya başladığı bir kenttir. Ona inanan ilk Hıristiyanlar, şehir surları dışında yer alan Kilise Mağara’da gizlice ayinler yaparak dinlerinin vecibelerini yerine getirmişlerdir. Hıristiyanlık buradan bir Roma eyaleti olan Bithynia’ya yayılmıştır.

Projenin İslami ayağındaki gerekçeler arasında, başta Seyyit Nasrullah Efendi gelmektedir. Osmanlı Beyi Orhan Gazi zamanında bir Ceneviz kolonisi olan Kdz Ereğlisi’ne gönderilen kolonizatör Türk seyit-alp ve dervişleri ile Ahiler arasında bulunan Seyyit Nasrullah Efendi, bölgenin Türkleşmesi ve Müslümanlık’ın yayılmasında önemli rol oynamıştır.

Bu dervişler arasına Ereğli’nin dedeleri de katılmıştı : Fındık Dede ( Abalı köyü ), Fıstık Dede ( Gülüç ), Havlucu Dede ( Çeştepesi ), Mersin Dede ( Göztepe altı, hastane yakını ), Demirci Dede ( Gökme köyü ), Abdal Dede ( Göktepe ), Yorgancı Dede ( Kayabaşı mahallesi ), Aktaş Dede ( Sarıkokmaz ) vs.

Bu dervişler aynı zamanda tarım, ağaçlandırma ve denizcilik işleriyle de uğraşmışlardır, dolayısıyla bir meslek erbabı olduklarından Ahi’likleri su götürmez… Bu projeye dayandırılarak Ereğli’mizde bir Ahi kültürü de oluşturmak işten bile değil… Anılan dervişler ve Ahiler Göztepe’den ve Çeştepe’den Karadeniz’deki gemilere yol göstermek için ışık tutmuşlardır. Bundan dolayı bugün Seyyit Nasrullah Efendi, Kdz Ereğli halkı tarafından kutsal sayılmakta ve Türk denizcilerinin ilk piri olarak kabul edilmektedir.

Projenin tarihi doku kapsamına da; Kilise Mağarası, Ayazma Mağarası, Çelikel Cami-Bizans Şapeli, Rum Kilisesi, Ayasofya Kilisesi ( Orta Cami ) ve yukarıda sayılan Ereğli dedelerinin türbeleri alınmıştı…

DEVAM EDECEK…

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...
  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...