logo

CANVER YAZDI : HERAKLEİA PONTİKA’DA MİMARİ UNSURLAR

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER YAZDI : HERAKLEİA PONTİKA’DA MİMARİ UNSURLAR

Herakleia Pontika’nın ‘nymphaion’ denilen anıtsal çeşmesi muhtemelen Orta Cami’den Akarca yokuşuna doğru yayılan ‘agora’sında yer alıyordu. Önceleri içinde su perileri denen ‘nympha’ların yaşadığına inanılan, bir akarsu ya da kaynağının bulunduğu doğal ‘grotto’        ( su kaynağı )’ları tanımlamak için kullanılmıştır ki, !akarca’; su kaynayan, sürekli su akan yer anlamındadır. Daha sonraları ise bitkiler, çiçekler, heykeller, çeşmeler ve resimlerle dolu yapıları belirtmek için tanımlanmıştır. Nymphaion’lar tapınak, sarnıç ve düğünlerin yapıldığı bir toplantı alanı olarak işlevler görmüştür.

Herakleia Pontika ‘nymphaion’u, sütunlarla desteklenen yarım çatıyla örtülüydü. Cephesinde yer alan nişler içinde tanrı, tanrıça, kahraman veya önemli kişilerin büst ve heykelleri yer alıyordu.

Kentin bir diğer önemli mimari yapısı da ‘odeion’ idi. Müzikçilerin ve hatiplerin becerilerini sergiledikleri ya da yarıştığı, üstü örtülü bir tür küçük tiyatro yapısı niteliğindeydi. Bugün Kaletepe’deki askeri alanın ağaçlıklı bölümünden aşağıya bakıldığında belli belirsiz yarımay biçiminde fark edilebilen temel kalıntıları muhtemelen Herakleia ‘odeion’una aittir.

Halkın ve halk meclisinin toplandığı Herakleia ‘agora’sının iki yanında ‘stoa’lar yer alırdı. Bunlar ‘kolonad’ ya da üzeri örtülü yaya yolları idiler. Arka cepheleri boylu boyunca bir duvarla kapalı, ön cephesinde bir ya da çok sayıda sütun sırası bulunan ince uzun galerilerdi ve alışveriş dükkanlarını barındırırdı.

Hellenistik dönem Herakleia Pontika’sının nüfusuna yeterli gelen su kaynakları, Romalılar döneminde yaşayanların sayısının artması sonucu yetmemeye başlayınca, kentin idarecileri şehire çevredeki su kaynaklarından içme ve kullanma suyu getirebilmek için ‘akedük’ denen su kemeri inşa etmişlerdir. Balı köyünde bulunan iki adet su kemeri ve açılan su kanalı ile su akropol altına getirilmiş, buradaki su terazisi marifetiyle hakim tepeye çıkarılıp buradan kente dağıtılmıştır.

Romalılar kenti büyütürken Kızkapısı’ndan mağaralara doğru yönelen yolu oluşturabilmek ve ilave sur duvarlarını bütünleştirmek için ‘kantara’ adını verdikleri taştan yapılmış kemerli köprü de inşa etmişlerdi.

Herakleia’lılar kentte, bugün halk arasında Herakles Sarayı olarak bilinen bir kamu binası da yükseltmişlerdi. ‘Prytaneion’  denilen bu yapıda; ‘prytanis’ler ( kamu görevlileri ) ve şehre faydalı kişiler yemek yerlerdi. Kentin oteline ise ‘leskhe’ denirdi.

Herakleia Pontika’nın iki adet ‘nekropol’ü olduğu bilinmektedir. Kentin mezarlıkları olan bu alanların biri bugün Kız Yetiştirme Yurdu’nun bulunduğu yerden başlayıp, Ereğli Lisesi’ne, şehir mezarlığına ve Göztepe’ye kadar uzanan bir alanda yer alıyordu. Nitekim Göztepe köprüsü  ve altındaki yol açılması sırasında Krispos’un anıt mezarı buradan çıkmıştı. Diğeri ise Çavdarlı altında, eski hastahane yol ayrımından başlayıp Kemer boğazına doğru uzanan mevkide bulunuyordu.

Nekropol’lerde bulunan lahitler, içine gömülenin statüsüne ve ekonomik durumuna göre sade veya görkemli olabiliyordu. Mermerden, oyma bezemeli, figürlü olanlar aristokrat ve zengin yurttaşlara aitti. Tiranlar veya kent yöneticilerinin mezarları ise kubbeli ve yuvarlak olup, yanında küçük bir yan yapısı olan mezarlardı. Bunlara ‘tholos’ denirdi.

Herakleia Pontika’nın soylu ve zengin yurttaşlarının evleri avlulu idi. ‘Khalkidikon’ denen revaklı girişleri olurdu. Bunlar ya binanın cephesinde ya da yanlarında yer alırdı. ‘Megaron’ denilen, ortasında bir ocak bulunan dikdörtgen şeklindeki büyük odalara sahiptiler. Kadınlar dairesini erkeklerin bölümünden ayıran avluya ‘nesaulos’ denirdi. Kadınların yaşadığı bölüme de ‘gynaikeion’ adı verilirdi. Evlerin yanında genellikle pişmiş topraktan yapılmış ve ‘klibanos’ denilen delikli bir fırın yer alırdı.

Gerek kamu gerekse yurttaş binaları ‘anathyrosis’ denen duvarlarla birbirinden ayrılıyordu. Yontulmuş dört köşe taşlarla örülen duvarlara ise ‘isodomon’ adı verilirdi. Binaların kapı ve pencerelerinin ağaç, harç ve taştan üst eşiklerine de ‘lento’ denirdi.

Yapılarda sütun yerine kullanılan giysili kadın figürlü heykelelre ‘karyatid’ ismi verilmişti. Duvarlarda açılan nişlere, ‘kore’ ( genç kız heykeli ), ‘krizelefantin’ ( vücudu fildişi, giysileri altın heykel ) ve ‘kuros’ ( genç erkek heykeli )’lar yerleştirilirdi.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...
  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...