logo

CANVER YAZDI:TANZİMAT SONRASI KDZ EREĞLİ RÜŞTİYE MEKTEBİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER YAZDI:TANZİMAT SONRASI KDZ EREĞLİ RÜŞTİYE MEKTEBİ

Rüşdiye adı verilen mekteplerin açılmasına zemin hazırlayan eğitim hareketleri II. Mahmud devrinin sonlarında başlamıştır. 1838’de kurulan Meclis-i Umur-ı Nafia, sıbyan/mahalle mektebinin üzerinde ‘selatin-i izam mektepleri’ adıyla yüksek öğretime öğrenci yetiştirecek orta öğretim kurumlarının açılmasını teklif etmiştir.

TDV İslam Ansiklopedisi’nde Cemil Öztürk’ün kaleme aldığı ‘Rüşdiye’ adlı bölümde yazılanlara göre; rüşdilelerin açılmasını hazırlayan süreç; Sultan Abdülmecid’in 1845 yılında, Tanzimat Fermanı’nda sözü edilen düzenlemelerin gerçekleştirilmesi için ülkede Avrupai standartlarda yeni bir eğitim sistemi kurulmasını öngören bir ferman yayımlanmasıyla başladı. Gerekli ön hazırlıkları yapmak üzere aynı yıl oluşturulan Muvakkat Meclis-i Maarif, Ağustos 1846’da sunduğu raporda sıbyan ve rüşdiye mektepleriyle Darülfünun’dan meydana gelen, Avrupa’da olduğu gibi üç kademeli bir eğitim sistemi kurulmasını teklif etti.

İlk rüştiye 1847’de, daha sonra Maarif Nazırlığı’na kadar yükselecek olan Mekatib-i umumiye Nazırı Kemal Efendi’nin özel gayretleriyle İstanbul’da Davud Paşa Mektebi’nde açıldı. Babıali’de padişahın huzurunda yapılan sınavda öğrenciler üstün başarı gösterince ertesi yıl rüştiyeler beşe çıkarıldı.

1848’de Türkiye’nin ilk öğretmen okulu olan Darülmuallimin-i Rüşdi’den mezun olanların sayısı arttıkça taşradaki belli başlı yerleşim merkezlerinde de rüşdiyeler ortaya çıkmaya başladı. Tanzimat’ın son yıllarında İstanbul’da kız rüştiyeleri de açıldı.

1870’de İstanbul Sultanahmet’te kız rüşdiyelerine öğretmen yetiştirmek için bir kız öğretmen okulu ( Darülmuallimat ) açıldı. Bu okulun açılışı, İslam dünyasında kızların eğitimi için olduğu kadar çalışma hayatı ve sosyal statü edinme bakımından da bir dönüm noktası teşkil eder. Böylece kızlara rüşdiyeden sonra öğrenimlerini sürdürerek öğretmen olma ve ücretle kamu kurumlarında çalışma yolu açılmış oluyordu.

Osmanlı eğitim sistemini Fransız eğitim sistemine göre üç kademeli olarak yapılandıtan 1869 tarihli Maarif-i Umumiyye Nizamnamesi; erkek ve kız rüşdiyelerinin açılış esasları ve programlarını yeniden düzenledi. Buna göre nüfusu 500 haneyi geçen her yerleşim biriminde birer erkek rüşdiyesi, şimdilik vilayet merkezlerinde, daha sonra büyük şehirlerde birer kız rüşdiyesi açılacaktı. Nüfusu karma olan yerleşim birimlerinde söz konusu dini grubun hane sayısı 500’ü geçmek kaydıyla hem Müslümanlar hem de gayrımüslimler için rüşdiye açılabilecekti. Nizamnameye göre bu okulların öğrenim süresi sıbyan mektebi üzerine dört yıldı.

Maarif-i Umumiyye Nizamnamesi, diğer Osmanlı eğitim kurumlarında olduğu gibi rüşdiyelerde de eğitim ve öğretimin niteliğini arttırmayı amaçlamış ve bunu gerçekleştirmek için eğitim programını yeniden düzenlemiştir. Buna göre erkek rüşdiyelerinin programı şöyledir: Din, Osmanlıca, imla, Arapça ve Farsça, matematik, defter tutma usulü, tarih, Osmanlı tarihi, coğrafya, jimnastik, mahalli dil ve Fransızca… Kız rüşdiyelerinin programı ise; din, Osmanlıca, imla, Arapça ve Farsça, tarih, coğrafya, edebiyat, hesap, defter tutma usulü, resim ve nakış, musiki…

Açıldıkları yıllarda yüksek öğretime öğrenci hazırlayan birer orta öğretim kurumu şeklinde kabul edilen rüşdiyeler geçen süre içinde giderek ilk öğretim kademesine doğru kaydı. 1880’li yıllarda ilki 1874’te açılan mülki idadilerin birinci kademesi olarak rüşdiyeler kuruldu.

II.Abdülhamid devrinin sonlarında imparatorlukta toplam 619 rüştüye vardı; bunların 74’ü kızlara aitti. Bütün rüşdiyelerde 40 bin kadar öğrenci öğrenim görüyordu. II. Abdülhamid döneminde özellikle taşrada bulunan rüşdiyeler devlet dairelerine memur yetiştiren birer kurum haline geldi.

Rüşdiyelerin nicelik ve nitelik olarak geliştirilmesi Osmanlı eğitim reformları bakımından büyük öneme sahiptir. Çünkü bu okullar, imparatorluk coğrafyasının önemli bir bölümünde halkın modern eğitimden faydalanabilme imkanı bulduğu tek eğitim kurumu olmuştur.

Kdz Ereğlisi Rüştiyesi’nde 1869-1905 yılları arasında görev yapan öğretmenler Kastamonu Salnamelerinde şöyle kaydedilmişlerdir:

1869 : Muallimi evvel İsmail Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Efendi, Şakirdan ( Öğrenci ): 87 adet.

1870 : Muallimi evvel İsmail Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Efendi, Şakirdan: 88 adet.

1872 : Muallimi evvel İsmail Hilmi Efendi, Muallimi sani Mehmed Efendi, Sülüs hocası Mehmed Efendi, Rik’a hocası Mustafa Şevki Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 32.

1874 : Muallimi evvel Mehmed Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Hulusi Efendi, Rik’a hocası Mustafa Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 65 adet.

1875 : Muallimi evvel Hacı Mehmed Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Hulusi Efendi, Rik’a hocası Ali Sami Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 75 adet.

1876 : Muallimi evvel Hacı Mehmed Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Efendi, Rik’a hocası Ali Sami Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 75 adet.

1877 : Muallimi evvel Mehmed Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Efendi, Rik’a hocası Ali Sami Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 22 adet.

1878 : Muallimi evvel el-Hac Mehmed Efendi, Muallimi sani ve sülüs hocası Mehmed Efendi, rik’a hocası Ali Saib Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 52 adet.

1879 : Muallimi evvel Mehmed Efendi, Muallimi sani Mehmed Efendi, Rik’a hocası ali Sami Efendi, Bevvab Mustafa Ağa, Şakirdan: 107 adet.

1880 : Muallimi evvel el-Hac Mehmed Efendi ( kuzattan ), Muallimi sani Mehmed Efendi, Sülüs hocası Hulusi Efendi, Rik’a hocası Ali Sami Efendi, Bevvab Hafız Osman Efendi, Şakirdan: 115 adet.

1881 : Muallimi evvel Nimetullah Efendi, Muallimi sani Ahmed Efendi, Rik’a hocası Sami Efendi, Bevvab Hafız Osman Efendi, Şakirdan: 75 adet.

1882 : Muallimi evvel Hafız Ahmed Nimet Efendi, Muallimi sani Mehmed Efendi, Sülüs ve rik’a hocası Nimet Efendi, Bevvab İlyas Efendi, Şakirdan: 95 adet.

1889 : Rik’a ve sülüs hocalıklığıyla beraber Muallimi evvel Nimet Efendi, Bevvap İlyas Efendi, Şakirdan: 185 adet.

1893 : Rik’a ve sülüs muallimliğinin inzimamıyla Muallimi evvel Hafız Nimet Efendi.

1894 : Rik’a ve sülüs muallimlerinin inzimamıyla Muallimi evvel Hafız Nimet Efendi.

1895 : Rik’a ve sülüs muallimliğinin inzimamıyla Muallimi evvel Hafız Nimet Efendi, Muallimi sani Mustafa Efendi.

1897 : Rik’a ve sülüs muallimliğinin inzimamıyla Muallimi evvel Hafız Nimet Efendi.

1900 : Rik’a ve sülüs muallimliğinin inzimamıyla Muallimi evvel Hafız Nimet Efendi, Muallimi sani Mustafa Efendi.

1905 : Rik’a ve sülüs muallimliğinin inzimamıyla Muallimi evvel Hafız Nimet Efendi ( Edirne ruusu ), Muallimi sani Hafız Sait Efendi.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...