logo

DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI: “İZLENİMLER”

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI: “İZLENİMLER”

Doğanın kadim birer parçası olan canlılar, yetiştikleri çevrenin ilişkilerinin ve coğrafi koşullarının ürünü haline geliyorlar.  Karadeniz veya Güneydoğu Anadolu insanının azmi, hırçınlığı da, Batı Karadeniz ve özellikle Zonguldak Bölgesi insanının mülayimliği de buradan kaynaklanıyor olsa gerek!

YANGINLAR VE BİZ

Sosyolojinin konusuna girecek değilim ama doğa aşıklısı biri olarak, ‘insan-doğa ilişkisi’ söz konusu olduğunda iki çift laf edebilirim. Bu bağlamda İlkçağlarda doğaya egemen olma düşüncesi olmayan insanlığın ilerlemesi (!) sonucu mekanik ve oryantalist bir doğa anlayışına hakim olduğu anlaşılıyor.

Gelinen noktada ekolojik dengeyi değil, dünyaya hâkimiyeti/karlılığı önceleyen modern(!) anlayış; bugün yangınlara, sellere, geleceğimizi tehdit eden susuzluğa ve diğer tüm doğal afetlere yol açmıştır diyebilirim. Bunlar doğal afet değil beyinlerimizle(!) ve onun aracısı olan ellerimizle yarattığımız suni afetlerdir. “Affet bizi doğa” diye dövünmek veya bazı gösterişten ibaret müdahaleler yerine liyakatli politikacılara/bürokratlara ve onların üreteceği yasa ve uygulamalara yol vermeliyiz. Sözüm ona dayanışma adına yapılan ‘like’ kaygılı sosyal medya şımarıklıklarının etkisi sineği kovalamaktır. Oysa bataklık kurutulmalıdır! Antalya, Muğla, Aydın ve bölgede büyük yangın felaketleri yaşandı. Büyük geçmiş olsun geçmiş olsun güzel ülkem ve tüm insanlık. Yangın alanlarında asla yapılaşma olmayacağını daha güçlü tondan ve daha sıklıkla, daha etkili şekilde duymak istiyoruz.

Not : 1000 km. öteye yardıma giden belediye itfaiye ekibini kutluyorum.

KONYA GEZİM

“Bu kurban bayramını Türkiye’nin en geniş coğrafyalı ve nüfus olarak yedinci büyüklükteki Konya şehrinde -dolu dolu- geçirdik. Öyle ki eşim Ülkü ile birlikte 5 yıl sonra aynı tarihlerde ikinci kez geldiğimiz Konya’nın adeta hayranı oluverdik!”

Bu satırları “KONYA BİR ŞEHİRDEN DAHA FAZLASINI SUNUYOR!” başlıklı ve sadece web sitemizde yayımlayabildiğim yazının girişinden aldım. Konya izlenimlerimin ilk günkü kısa paylaşımında “Gönüllerin Şehri Konya’da Ayfer hanımın rehberliğinde muhteşem ve verimli bir gün geçirdik. Öyle ki ; Ne Japon Kyoto parkını bıraktık, ne Sille, ne Kelebek vadisi ne de Mevlana Müzesini… Tarımın, sanayinin, sakinliğin ve düzgünlüğün şehri Konya ; ne güzelsin sen….” Demiştim. İkinci günü ise ‘KONYA -2’ başlıklı yazımda özetlemiş ve   Mevlana Müzesi ve Çatalhöyük gezileri ile Furun Kebabını anlatmıştım. Burada hepsini tekrarlayacak değilim ama yazımın son paragrafındaki “birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Konya’da geçmişten bu yana emek verenlere, tanıtımına vesile olanlara ‘turizm her şeydir’ notu ile teşekkür ediyorum.” notumu tekrarlamak istiyorum.

TURİZM DEMİŞKEN…

10 yıllık gazetemizi, kadim yazarlarımızdan Can Canver’i ve bu köşeyi takip edenler iyi bilirler ki; bizim için ‘TURİZM’, fikri takip konularımızın başlarında gelir. Bu bağlamda “Ereğli’de turizm yapılabilir” tezini çok güçlü kanıtları ile sık sık işleriz.

Hatta, üstte kupürünü göreceğiniz gibi 2017 yılında profesyonel turist rehberlerini Ereğli’ye davet edip onları 3 gün boyunca enine boyuna gezdirir, bir de bunu raporlatarak yayınlarız. Hal böyle iken Başkan Posbıyık’ın ‘Bölge Basınının Ereğli Gezisi’ programını çok önemsedik. Elbette organizasyonun davetlisi olmak yerine emekçisi, parçası, hizmetçisi olmak istedik ama sonuçta aynı yere, “Ereğli’de turizm”  değirmenine su taşıyorduk.  Sözün özü; basın gezisinin ilk buluşması sırasında danışmanları Bozkurt çiftinin de olduğu ortamda ayaküstü yaptığımız EREĞLİ’DE TURİZM sohbetinin ardından Posbıyık’ın akşam söylediği “SANAYİ VE TURİZMİ BİRLİKTE GÖTÜRECEĞİZ “ Sözlerinin destekçisi olduğumuz kadar takipçisi de olacağımız ifade etmek isterim. Unutmadan; Ereğli’de sanayi, belediyenin müdahilliği olmadan Erdemir’in lokomotifliğinde, OSB firmalarının büyümeleri ile kendi başına ve başarı ile ilerliyor. Turizmin ilerlemesi için ise devletimizin, belediyenin, Turizm Fakültesinin ve diğer dinamiklerin işbirliğine şiddetle ihtiyaç var.  

MİLLİ EĞİTİM BAKANI PROF. DR. MAHMUT ÖZER

Hayırlı olsun, kutluyorum. Sayın bakanla ilgili 2017 yılında ‘EREĞLİ’YE YÜZÜNÜ DÖNDÜ’ Manşetini atmış ve köşemde “…Rektör Özer’in (hangi mecrada olduğunu şimdilik kestiremediğim) ama coşar adım siyasete yaklaştığını görür gibi olduğumu ekleyeyim yeter. Birde onda bu ışığın fazlası ile var olduğunu, -ki bunu daha önce de yazmıştım” demiştim. Kendisine samimiyetle başarılar ve kutsal görevini layıkıyla yapmasını diliyorum.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokra...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...