logo

DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR..

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR..

Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat fakültesi Tarih Bölümü öğretim görevlisi Mustafa Gençoğlu, üniversitesinin Sosyal bilimler Enstitüsü Dergisi’nin 2 ( 1 ) cildinde yayınlanan ‘’1864 ve 1871 Vilayet Nizamnamelerine Göre Osmanlı taşra İdaresinde Yeniden Yapılanma’’ başlıklı makalesinde konuyla ilgili bilgiler aktarmaktadır.

II. Mahmud merkezi yönetimi güçlendirmek amacıyla kapsamlı reformlara girişmiş, buna bağlı olarak da mülki taksimatta ve taşra idaresinde çeşitli düzenlemelere gitmiştir. O zamana kadar valilerin atanması, Dahiliye Nezareti kuruluncaya kadar sadrazam adına sadaret kethüdası tarafından yapılıyordu. Osmanlı taşra teşkilatında daha köklü bir yapılanma ihtiyacı ortaya çıkınca; 1864 ve 1871 vilayet nizamnameleriyle bu ihtiyaca cevap verilmeye çalışılmıştır.

1871 Nizamnamesi, idare tarihimiz açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu nizamname, çağdaş biçimde bir yerel yönetim mekanizmasının gelişmesinde, sivil bürokrasinin rolünün başkent dışındaki idari mevkilere yayılmasında ve halkın siyasi ve bürokratik süreçlere katılımının artmasında bir dönüm noktası olarak göze çarpmaktadır.

1871 Nizamnamesi’yle Osmanlı Devleti idari bakımdan 27 vilayet ve 123 sancağa bölünmüştü. Vilayetlerde olduğu gibi liva ve kazalarda da idare meclisleri oluşturulmuştu. Kaza İdare Meclisi kaymakamın başkanlığında Mal Müdür, Tahrirat Katibi, Kaza Hakimi         ( Naib ), Müftü ve gayrımüslim cemaatin ruhani reisleri gibi tabii üyeler ve ikisi Müslüman, ikisi de gayrımüslim dört üyeden müteşekkildir.

Kaza İdare Meclisleri; idari davaları ve gelir-giderleri inceler, miri malalrın yönetimi ve korunması, yerel sağlıkla ilgili tedbirler, beledi kuruluşların yapımı ve tamiri, köy yolarlının yapımı ve onarımı gibi konuları görüşür ve karara bağlardı. Bundan başka vergiyle ilgili itirazların görüşüldüğü ilk merciiydi. Kaza Meclisleri, kaymakamın yetkisi dahilindeki sözleşmelerin ve alım-satım işlemlerinin usule uygun olup olmadığını denetledikten sonra itirazlarını veya yetkisini aşan konuları Liva İdare Meclisi’ne havale ederdi.

Kaza İdare Meclisleri, taşra idaresi hiyerarşisi içerisinde etkinliği en az olan meclislerdi. Ayrıca bu meclisler, en küçük problemlerini dahi üst mercilerle danışma konusu yaparak vilayet idaresinde kırtasiyeciliği arttırmışlardır. Bununla birlikte kaza düzeyinde eşrafın yöneticilerle işbirliği kurmalarında ve işlerin kolay yürütülmesinde idarecilere önemli katkılar sağlamıştır.

İdare Meclisleri için uygulanan seçim usulü, 1864 Nizamnamesi’yle belirlenmiştir. Buna göre meclislerin dört üyesinin seçimi, oldukça karışık, uzun ve son kararı hükümet memurlarına bırakan bir prosedüre bağlıydı.

Kastamonu Salnamelerinde Kdz Ereğlisi İlçe İdare Meclisi ( Meclis-i İdare )’nin sivil üyeleri    ( Azay-ı Müntehabiye ) 1869-1905 yıllarına şöyle kaydedilmiştir:

1869 : Azay-ı Müntehabiye : Hacı Mehmed Ağa, Mustafa Bey, Metropolid Vekili Haralambos Efendi, Hacı Yani Efendi.

1870 : Azay-ı Müntehabiye : Mustafa Bey ( muvazzaf ), Hacı Pani Ağa ( muvazzaf ), Mehmed Ağa    ( gayrı muvazzaf ).

1871 : Azay-ı Müntehabiye : Mustafa Bey, Mehmed Ağa, Raşid Efendi, Hacı Yani Ağa.

1872 : Azay-ı Tabiiye : Mustafa Bey, Hacı Mehmed Ali Ağa, Konstanti Ağa.

1873 : Azay-ı Müntehabiye : Mustafa Bey, Hacı Mehmed Ağa, Mahmud Raşid Efendi, Konstanti Ağa.

1874 : Azay-ı Müntehabiye : Hacı Mehmed Ağa, Despot Vekili İstari Ağa, Mustafa Bey, Mehmed Raşid Efendi, Hacı Kosti Ağa.

1875 : Azay-ı Müntehabiye : Hacı Mehmed Ağa, Hacı Ahmed Ağa, Ali Bey, Vekil-i Despot Hacı Hristo Ağa, Hacı Kosti Ağa.

1876 : Azay-ı Müntehabiye : Mehmed Raşid Efendi, Hacı Ahmed Ağa, Ali Bey, Vekil-i Despot Hacı Hristo Efendi, Hacı Yani Ağa.

1877 : Azay-ı Müntehabe :Mehmed Raşid Efendi, Hacı Ahmed Ağa, Hacı Yani Ağa.

1878 : Azay-ı Müntehabe : Ali Bey, Mustafa Bey, Hacı Hristosi, Todoraki Ağa, Dimitri Ağa.

1879 : Azay-ı Müntehabe : Ali Sami Bey, Mustafa Bey, Metropolit Vekili ( münhal ), Todoraki Ağa.

1880 : Azay-ı Müntehabe : Hacı Ahmed Ağa, Eyüp Ağa, Yani Ağa, Hacı Yorgi Ağa.

1881 : Azay-ı Müntehabe : Hacı Ahmed Ağa, Eyüp Ağa, Yani Ağa, Hacı Yorgi Ağa.

1882 : Azay-ı Müntehabe : Ahmed Ağa, Eyüp Ağa, Todori Ağa, Hacı Yorgi Ağa.

1889 : Azay-ı Müntehabe : Tunusluzade Hüseyin Efendi, Hacı İsmail Beyzade Eyüp Bey, Pavlaki, Yani Efendi.

1893 : Azay-ı Müntehabe : Eyüb Efendi, Yiğit Halil Efendi, Yani Ağa, Stefan Ağa.

1894 : Azay-ı Müntehabe : Ali Bey, Yiğit Halil Efendi, Todori Ağa, Stefan Ağa.

1895 : Azay-ı Müntehabe : Ali Bey ( Mecidi 4 madalyası ), Halil Efendi, Todoraki Ağa, Stefan Ağa.

1897 : Azay-ı Müntehabe : Halil Efendi, Hüseyin Efendi, Stefan Ağa, İlya Ağa.

1900 : Azay-ı Müntehabe : Halil Efendi, Mehmed Efendi, Yani Ağa, İlya Ağa.

1905 : Azay-ı Müntehabe : Hacı Halil Efendi, Hacı Musa Efendi ( Mecidi 5, Tahlisiye madalyaları ), Damyanoz Efendi, münhal kadro.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...
  • PLATON’UN MAĞARASI: GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY GERÇEK Mİ?

    10 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bazen insanın en büyük yanılgısı, gördüğü şeyin gerçek olduğuna inanmasıdır. Oysa görmek, her zaman bilmek değildir. Yaklaşık 2.400 yıl önce Platon, Devlet adlı eserinde bugün hala insan zihnini sarsan bir hikaye anlattı: Mağara Alegorisi. Bir grup insan düşünün: Doğduklarından beri bir mağaranın içinde zincire vurulmuşlar. Başlarını çeviremiyor, arkalarına bakamıyorlar. Önlerinde yalnızca mağaranın duvarı var. Arkalarında ise bir ateş ve ateşin önünden geçen insanların taşıdığı çeşitli nesneler... Mağaranın duvarına yansıyan gölgeleri ...
  • BALCI’YA FIRSAT, KELEŞ’E İHTAR, YAĞIZ’A DENGE…

    04 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin çok parçalı bir tablo ortaya çıkaracağı önceden belliydi. Arslan Keleş’in başını çektiği mevcut yönetimin listesine karşı Yüksel Balcı’nın listesi yarıştı. Hizmet meslek grubunda bağımsız hareket eden Kürşat Yağız’ın Balcı ile ittifak yapması, seçim öncesindeki dengeyi Balcı lehine değiştirdi. Bu birlikteliğin sandığa da yansıdığı kanaatindeyim. Aday ve proje tanıtım toplantıları, sonucun işaretlerini vermişti. Burada sadece Keleş’in 10 projesi ile Balcı’nın 23 projesi yarışmad...
  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...