logo

EREĞLİ’NİN SULTAN ORHAN CAMİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
EREĞLİ’NİN SULTAN ORHAN CAMİ

Kenan Ziya Taş’ın yazdığı; ‘’16 yz.da Bolu Sancağı’’ adlı tez çalışmasında Kdz Ereğlisi’ndeki Orhan Gazi Cami hakkında şu ibareler yer almaktadır :

‘’Ereğli’deki Sultan Orhan Camii’ni, Orhan Bey yaptırmış, caminin kayyımlığına yevmi iki akça, mum bahasına bir akça olmak üzere 1117 akçalık bir gelir kasabanın iskelesinin gelirlerinden vakfedilmiştir.’’

Taş, belge olarak da KKTD 547, v.214a notunu düşmüştür.

Kdz Ereğli Hakimiyet gazetesi yazarı Recep Çetin de; ‘’Orhan Bey’in Bina Eylediği Cami’’ başlıklı makalesinde; ‘’Tarih: 03/M/1147 ( Hicri ) M-1730, Dosya no: 498, Gömlek no: 25166, Fon kodu: C. EV..’’ bir Osmanlı arşivi belgesini kaynak göstermektedir. Bu belgeye göre; Bendereğli kasabasındaki Orhan Bey’in bina eylediği camiye, Ereğli Kadısı Ahmed’in, Osmanlı sultanı adına, Bendereğli hazine malından alınmak üzere günlüğü 3 akçe ile el-Hac Mehmed adlı bir kişinin müezzin atandığı anlaşılmaktadır. Atama tarihi ise Hicri 1147, Miladi 1730 senesidir…

Bu iki belgeye ve yazara göre , Kdz Ereğlisi’ndeki Orhan Gazi Cami, Osmanlı Sultanı Orhan Bey tarafından yaptırılmıştır. Oysa ki; adı geçen caminin mevcut mimari dokusunun bize sunduğu yansımaları, bu savın doğru olmadığını ortaya koymaktadır.

Bir kere bir yapıyı sıfırdan inşa etmek başka, mevcut bir yapının farklı bir fonksiyonel olguya dönüştürülmesi bambaşka bir şeydir… Kdz Ereğlisi’ndeki Orhan Gazi Cami mimari yapısıyla erken Osmanlı mimarisi özelliklerini taşımamaktadır. Narteksiyle, apsisiyle, sütunlu orta ve yan nefleriyle geç Hellenistik-erken Bizans dönemi basilika örneğidir. Bu caminin esasının Bizans döneminden kalma bir kilise olduğunu ilk kez Osman Sümer, ondan sonra da Tahsin Aygün vurgulamışlardır. 1961’de Ereğli’ye gelen F. K. Dörner  ile W. Hoepfner de bu yapının kilise olduğunu belirtmişlerdir.

Bizans döneminde Hagia Sophia ( Kutsal Akıl ) Kilisesi olarak bilinen yapının ‘narteks’ kısmı, kilise camiye çevrilirken yıkılarak buraya son cemaat yeri eklenmiştir. Yine camiye dönüştürülme safhasında eklenen mihrabın yerleştirildiği ‘apsis’ kısmındaki kapı bölümü de yıkılmış dolayısıyla kilisenin boyu kısaltılmıştır. Yarım daire şeklindeki apsis bölümündeki yanyana, üstü kavisli dört adet pencere orijinaldir. Kilise iken orta ‘nef’in İon başlıklı, Marmara mermerinden yapılmış, dörder sütunu da, üçerli sütuna indirilmiş, her iki taraftaki yan neflerin kalın duvarlarına Osmanlı döneminde yapıya iki katlı görünüm verilmesi amacıyla altlı üstlü pencere boşlukları açılmıştır. Dolayısıyla orijinal basilika planı bozulmuş, üç kapısından ikisi de kapatılmıştır. Aynı şekilde basilika tipi çatı örtüsü de camiye çevrilirken eğik biçimli, Marsilya kiremitli çatıyla değiştirilmiştir. Yapının kuzeybatı köşesine de bir mimari eklenmiştir. Son cemaat bölümünün bugün yol dolgusu yükseltisiyle kapatılmış olan yan girişinde Traianus devrine ait bir yazıt yer almaktadır.

Halk arasında Orta Cami olarak da adlandırılan bu erken Hıristiyan basilikası, mimari yapısı ve genel plan özellikleri dikkate alındığında 5.ya da 6.yz.a tarihlendirilmektedir.

Bütün bu mimari veriler doğrultusunda Sultan Orhan Camii’nin, sıfırdan bir Osmanlı cami olarak, Orhan Gazi tarafından inşa ettirilmediği açıktır. Öyleyse iki yazarın belirttikleri iki belgede yer alan ‘’Orhan Bey’in bina eylediği cami’’ vurgusu, Hagia Sophia Kilisesi’nin, Ereğli kenti Osmanlılar’ın eline geçtikten sonra camiye çevrilmesini ve bu amaçla değiştirilen mimari özellikleri ile eklemelerini ifade etmektedir. Dolayısı ile Orhan Gazi Cami, erken dönem Osmanlı mimari örneği değil, erken dönem Bizans kilisesinin camiye dönüştürülmesi halidir…

Bilindiği gibi Selçuklu ve Osmanlı fetih geleneğinde, fethedilen veya ele geçirilen bir kentte, Türk mimari üslubunu yansıtan bir cami inşa edilene kadar, Müslüman halkın ibadetlerini yapabilmeleri amacıyla o kentin en büyük kilise veya basilikasının camiye çevrilmesi gelenek haline gelmişti…

Ereğli’de de bu Türk geleneği değişmemiş, kentin en büyük Hıristiyan ibadetgahı camiye çevrilmiştir…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YILLAR ÖNCE DE YAZMIŞTIM: EREĞLİ İL OLMALIDIR!

    05 Kasım 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    17 Haziran 2023’te “Ereğli Neden İl Olsun?”, 19 Temmuz 2023’te ise “Büyük Ereğli” başlıklı yazılarımı kaleme almıştım. Bugün il olma talebi yeniden gündemdeyken o yazılara dönüp baktım. Görüşüm aynı: Ereğli, haklı gerekçeleriyle ve siyaset üstü bir anlayışla il olmalıdır. Bunu günün heyecanıyla söylemiyorum. Kentin yıllardır biriken ihtiyaçlarının, üretim gücünün ve gelişme isteğinin karşılık bulması gerektiğine inanıyorum. İl olmak; daha fazla yetki kadar sorumluluk üstlenmek, kamu hizmetlerini ve yatırımları kentin gerçek ölçeğine ...
  • GÖLGE BENLİK

    02 Kasım 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kendimizde Görmek İstemediğimiz Tarafımız İnsanın en büyük mücadelesi bazen başkalarıyla değil, kendisinde görmek istemediği taraflarıyla verdiği mücadeledir.Hiç dikkatinizi çekti mi? Bizi en çok rahatsız eden insanlar, bazen kendimizde kabul etmek istemediğimiz özellikleri taşıyan insanlardır. Kibirli insanlara tahammül edemeyiz bununla birlikte kendi üstünlük duygumuzu fark etmeyiz. Bencil insanları eleştiririz; kendi çıkarlarımız söz konusu olduğunda ne kadar acımasızlaşabildiğimizi görmeyiz. Başkalarının öfkesinden şikayet ederiz am...
  • TSO YENİ YÖNETİMİ / KAMPÜS BEKLENTİMİZ / POSBIYIKLAR…

    27 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    TSO YENİ YÖNETİMİ / KAMPÜS BEKLENTİSİ / POSBIYIKLAR... Kent gündemi hızla değişiyor. Seçimler yapılıyor, yeni yönetimler göreve geliyor, toplantılar düzenleniyor, açıklamalar birbirini izliyor. Biz de haberleştiriyor, kamuoyuna aktarıyoruz. Ancak gazetecilik sorumluluğumuz, açıklamaları yayımlamakla bitmiyor. Söylenenlerin, verilen sözlerin ve kent adına yönelttiğimiz soruların takipçisi olmak da gerekiyor. Bugün birbirinden farklı görünen üç konuya bu gözle bakalım. TSO’DA BALAYINDAN SONRA… Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Od...
  • ENDOPLAZMİK RETİKULUM!

    23 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hücrelerimizin İçinde Bir Psikolog Olsaydı… İnsan, hayatı boyunca bir şeyler üretir: Düşünceler, duygular, kararlar, ilişkiler… Bazen umut üretir, bazen kaygı; bazen çözüm bulur, bazen de aynı sorunu farklı insanlarla yeniden yaşar. Üstelik bütün bunları yaparken kendi davranışlarının nasıl ortaya çıktığını çoğu zaman fark etmez. Oysa bedenimizin en küçük fabrikası olan hücreler bile üretimin nasıl bir iş birliği gerektirdiğini bilir. Peki, insanın iç dünyası bir fabrika olsaydı, kim üretir, kim kontrol eder, kim dengeyi sağlar, kim de ...