logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : HAFTAYA BAKIŞ

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : HAFTAYA BAKIŞ

ERDEMİR GENEL MÜDÜRÜ ORAL

Erdemir Genel Müdürü Salih Cem Oral, görevine başlayalı tam 3 yıl oldu. 1993 yılından bu yana İsdemir’de ‘çelikçilik‘ hayatına başlayan Oral döneminde Erdemir; yatırımda, satışta, karlılıkta ve ARGE’de büyüdü. Zaten Oral’ın görevinin yarısı pandemi dönemine denk gelen bu devirde, bir işletmeden beklenebilecek başarı ölçüleri de bunlar olsa gerek. Bu süreçte ülke ve bölge siyasi/ekonomik/salgın çalkantılarına ve belediye ile süregelen polemiğe rağmen, şehirle de iyi ilişkiler kuran Oral, bildiğim kadarı ile fabrika içerisinde beyaz ve mavi yakalı personel tarafından da saygı ve sevgi ile anılıyor.

Anladığım kadarı ile yaşam ve yönetişim felsefesini kişilere göre değil ilkelere dayandıran Oral’ın OYAK içerisinde tutulmasının nedeni de popülistlikten uzak duran bu tarzı olsa gerek. Öte yandan OYAK bünyesine geçtikten sonra özellikle son dönemlerde ademi-i merkeziyet yerine, merkeziyet yönetimine geçen OYAK/Erdemir’in; özellikle ürün satışında ve tedarik alımlarında belli kriterlerle yereli tercih etmesi, istihdamı yerel kontenjanla arttırması, Alacaağzı kömür ocağını bir an önce devreye alması yeni beklentilerimizdir. Aynı kap içerisinde ‘su ve zeytinyağı gibi’ ayrı ayrı olmasını hiç arzu etmediğimiz Erdemirimiz’in Genel Müdürü Salih Cem Oral ve ekibine görevinde kolaylıklar ve başarılar dilerken, özellikle sosyal sorumluluk ve çevresel önlemler/yatırımlar gibi yerel konularda içeride neler olup bittiğine dair bilgilendirici bir basın gezisi/toplantısının (geçmiş yıllarda her genel müdür döneminde en az bir kere olurdu)) zamanı sanırım gelmiştir.     

EREĞLİ’DE YAŞAM

67300 Dergisi sahibi Aykut Ateş, moderatörlüğünü ve teknik alt yapısını üstlendiği ‘Ereğli’de Yaşam’ başlıklı bir sosyal medya platformu oluşturdu. Her Cuma beni konuk alıyor, haftayı değerlendiriyoruz. Ateş arada bir farklı konuklarla da güncel konular üzerine sohbet ediyor. Program yoğun ilgi görünce Aykut bey Youtube üzerine taşımaya ve ağı genişletmeye karar verdi. Siyasi ve ticari kaygı gütmeyen programda maksat muhabbet olsun diye değil, tam tersi habercilik ciddiyeti ve ilkeleri çerçevesinde harika söyleşiler ve fikirler ortaya çıkıyor. Fikirsel anlamda katkılarınızı bekleriz. Zira bu yayınlar siz paydaşlarımız için var….

SAHİLE CAMİYE HAYIR!

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı, organizasyon ustası Halil Posbıyık, sahilin yeniden kurgulanması kapsamında  ‘Kıyı Sahil ve Kentsel Tasarım Projesini’ gündemde tutuyor.

Sahilin yeniden kurgulanması, “Ereğli’de Turizm olabilir” görüşünü savunan bendeniz için kesinlikle desteklenmesi gereken bir proje (finansmanı, trafiğe etkisi vs. tartışılabilir)olarak duruyor, alkışlıyorum. Nitekim; “Marina” konusu 2013 yılından beri manşetlerimizi süsler durur, “turizm potansiyelimizin daha iyi değerlendirilmesi” gerektiğine dair haber ve makalelerimiz sanırım sayfalar tutar.

Emme ve lakin…

Ben bu proje içerinden yer alan cami yerine karşıyım arkadaş!

Sahilimiz bir turizm ve sosyal paylaşım alandır.  Camimiz ise ibadet alanıdır. Arz ve talep kitleleri farklıdır, inançlı bir insan olarak biri birine karşıtmış gibi göstermiyorum ama Posbıyık‘ın açıklamalarından yola çıkarak merkezi finansman kaynağına ulaşmak için sahile butik bir cami yapılacağına; şehrin daha sakin, mevcut yerleşime şu an daha uzak (ama gelecekte potansiyel sunan) bir alanına, daha büyük, gösterişli ve sosyal kültürel donatıları barındıran, külliyesi olan bir cami yapılamasını doğru buluyorum. Bunu Uysal döneminde de savunmuştum. Şimdi de aynı yerdeyim.

Hem sonra Başkan Posbıyık hep sahil ile anılır hale geldi. Biraz da şehri rant alanı olarak yayması gerekiyor. Ayrıca böylece, sahil trafiği rahatlar, İnşaat sektörü canlanır ve yeni değerleme alanları oluşur!

Diyorum ki; Sahile büyük ya da küçük camiye hayır, Osman tepeye, Uyuyan Güzel tepesine, hatta Delihakkı civarına büyükçe ve külliyesi olan camiye evet!

İYİ PARTİ LİDERİ AKŞENER

Ereğli politize olmuş bir kenttir. Bir partinin genel başkanı geliyorsa kayıtsız kalmaz. Son dönemlerde grafiği oldukça yükselen ve adeta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın alternatifi olarak değerlendirilen İyi Parti Lideri Meral Akşener’in esnaf ziyareti için geldiği Ereğli’de gösterilen çok yoğun ilgiye karşılık basın olarak (bizi alkışlattı sağ olsun ama beklentimiz bu değildi) iki çift laf etmesini, birkaç sorumuza cevap beklerdik doğrusu. Siyasette geleceği açık olan, güven duyulan isim ilçe başkanı Balbaloğlu ve ekibi canla başla çalıştılar. Dinamik ve uyumlu ekip görev başında iken Akşener Ereğli’ye tekrar gelmeli.

CHP’Lİ ÖZTUNÇ’UN TEMASLARI

CHP Genel Başkan Yardımcısı-Meslektaşımız Ali Öztunç’u Ereğli’de ve Alaplı’ da çevre etkinliğinde görmekten mutlu olduk. Ama, CHP organizasyon işlerini bir türlü olması gerektiği gibi yapamıyor. Bölge milletvekilleri ve genel başkan yardımcısı gelmişken bu fırsat değerlendirilmeliydi diye düşünüyorum. Yazının kaleme alındığı 12 Haziran Cumartesi günü öğlen saatlerinde ilçe başkanlığına ve belediyeye ‘Ziyaretler’ vardı. Adı üstünde nezaket konuşmaları ve tek taraflı iletişim ile geçiştiriliyor.  

Kısıtlamaların kaldırıldığı sağlıklı hafta sonları dilerim…

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokra...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...