logo

HERAKLEİA PONTİKA MODASI -2


DR. CAN CANVER

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/haberhayat/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
cancanver7@gmail.com

(…geçen sayıdan devam)

Herakleia’lı kadınların temel giysisi olarak bilinen ‘peplos’; tuniği andıran görünümüyle Herakleia modasının sadeliğini gösteren diğer bir giysi türüdür. Peplos, genellikle kişiye özel özel olarak yünden ya da ünvanına göre keten veya ipekten dokunurdu. Peplos, dikdörtgen biçiminde, iki üç metre genişliğinde ve genellikle giyen kişinin boyundan 50-60 santim daha uzun olurdu. İlk olarak kumaş, tepeden ikiye katlanır ve yaklaşık 45 santimlik bir kumaş aşağı sarkıtılırdı. Tokalarla veya ilikli iğneye benzer çıtçıtlarla elbise omuzlarında sabitlenir ve bir çeşit pelerin veya üst bluz benzeri bir giysi oluşturulurdu. Dor kökenli olup tanrıça Athena’nın betimlemelerinde giydiği  tipik kıyafetidir. İkiye katlanmış kumaş vücudu soldan sağa keser ve sağ tarafı açık bırakırdı. Belde ise yine kemer kullanılırdı.

‘Eksomis’ ise; açık veya kapalı, sağ omuzu açıkta bırakan, işçiler, köleler, zanaatkarlar, asker ve denizcilerin giydiği bir elbisedir.

Herakleia’lı kadın ve erkekler, yaz aylarında da ‘theriston’ adı verilen hafif bir elbise giyiyorlardı.

Arkaik dönemde Herakleia’lı erkeklerde uzun ya da orta boyda saç ve sakal yaygın olarak kullanılıyordu. Klasik dönemde ise genç erkekler kısa saçlı ve sakalsız, daha yaşlı erkekler ise uzun saçlı ve sakallıdır. Başlarına ise geniş biçimli kepler ve ‘petasos’ takıyorlar ve bunları genellikle khlamys ile birlikte kullanıyorlardı. Petasosun geniş kenarları yazın güneşten, kışın yağmurdan korunmayı sağlıyordu.

‘Pylos’ ise; hem erkek, hem de kadınlar tarafından kullanılan, sivri uçlu, dar kenarlıklı veya kenarlıksız tacı olan şapkaydı. ‘Tholia’ ise yalnızca kadınların taktıkları geniş ve yuvarlak hasır şapkalardı.

Herakleia’lı erkeklerin taktıkları yün veya hayvan kılından yapılan kukuletalı başlıklara ‘birrus’ denirdi.

Arkaik dönemde kadınların saçları uzun ve kıvırcık buklelidir. Ufak bukleler de yüzün etrafını çevreliyordu. Klasik dönemde ise saçlar başın arkasına doğru bir ‘ciclon’ içinde toplanıyor veya düğümleniyordu. File, kurdele ve kep, saçı kaplamak için kullanılmıştır. Kadın resim ve heykelleri başlarının üstüne kadar çıkan tül peçeler taktıklarını göstermiştir.

Herakleia’lı kadınlar ve erkekler ayağa kayışlarla tutturulan; ‘krepis’ denen sandaletler giyiyorlardı. Ayrıca erkekler yüksek topuklu, boyu baldırın ortasında ayakkabılar ve seyahatler ile savaşlar için önden bağlanan deri botlar giyiyorlardı. Boiotia kökenli Herakleia’lılar ise ‘embates’ denilen kaba ayakkabılar kullanırlardı.

MÖ 800-300 yılları arasında bebekler, kumaş şeritlere sarmalanıyordu. Küçük erkek çocukları çıplak geziyor, okul çağında olanlar ise kemerli veya kemersiz kısa khitonlar giyiyorlardı. Kız çocuklarının khitonları ise kadınların giydikleri gibiydi ve kemerle değişik şekillerde bağlanıyordu. Ayrıca kız ve erkek çocuklar khimation da giyiyorlardı. Sivri uçlu kukuletası olan uzun kepler takıyorlardı. Kızlar yüksek sivri uçlu, düz, sert kenarlı şapkalar takarlardı. Kız ve erkek çocuklar çoğunlukla çıplak ayak geziyor, ayaklarına sandalet ve kapalı ayakkabı giyiyorlardı.

Herakleia Pontika gelinlerinin evlilik kostümleri sembolizmle yüklüdür. Düğün giysisi nadir bulunan ve oldukça pahalı olan ‘müreks’ denilen bir yumuşakçadan elde edilen mor boyayla boyanıyordu. Gelin, ‘Herkül’ün düğümü’ veya ‘gelin düğümü’ denilen çift düğümlenmiş bir kemer takardı. Duvak ya başın arkasından, giysiyle birlikte aşağı iner ya da ayrı bir duvak vardır ki bu; safran bitkisinden elde edilen sarı bir renkle boyanırdı. Duvağın üzerinde ‘gelin tacı’ yer alırdı. Gelin ve damadın taktığı taç; defne yapraklarından oluşurdu. Gelin ayrıca ‘nymphiudese’ denilen özel çarıklar giyerdi.

Etiketler:
Share
1433 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SEÇİME DOĞRU-MEDYA VE SİYASET

    17 Ocak 2023 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nisan ya da Mayıs aylarında genel seçimlerin yapılacağı öngörülüyor. Bu süreçte demokratik platformlarda siyaset ile medya araçları sıklıkla bir araya gelecek. Siyaset sahnesinin oyuncuları, medyayı hedefine giden yolun aracı olarak görmeye devam edecekken, medya da, varlığını sürdürebilmesi için siyaseti mutlak haber ve olası finans kaynaklarından biri olarak değerlendirecek. Uzatmayayım... Ben bu konuda yazılmış güzel eserlerden birisi olarak Karadeniz Ereğlili Akademisyen-Yazar Faruk Temel’in meslektaşı Ahmet Tarık Türkm...
  • TANZİMAT’TAN MÜTAREKEYE KDZ EREĞLİSİ MAARİF MECLİSLERİ

    17 Ocak 2023 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ali Akyıldız, TDK İslam Ansiklopedisi’nin ‘’Maarif-i Umumiyye Nezareti’’ başlıklı yazısında taşra maarif meclislerinin bağlı olduğu Maarif-i Umumiyye Nezareti hakkında bilgiler vermektedir. Sultan Abdülmecid, 1 Mart 1845 tarihinde Meclis’i Muvakkat’ın kurulmasını kararlaştırmıştır. Meclis, birir eğitimin temelini oluşturan sıbyan mekteplerinin ıslahına, diğeri orta dereceli okulları, oluşturmak üzere rüşdiye mekteplerine ve üçüncüsü yüksek ilimlerin tahsil edileceği bir darülfünun kurulmasına dair üç layiha hazırladı; ayrıca eğitim işle...
  • KARADENİZ EREĞLİSİ MÜZESİ’NE HİBE EDİLEN BİZANS DÖNEMİ ESERLERİ

    30 Aralık 2022 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Mersin Üniversitesi Sanat tarihi Ana Bilim Dalı öğrencisi Ali Kıpramaz, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yaptığı ‘’Herakleia Pontike ( Karadeniz Ereğli ) Bizans Dönemi Taş Eserleri’’ başlıklı yüksek lisans tezinde Ereğli Müzesi’ne hibe edilmiş Bizans dönemi taş eserleri hakkında bilgiler vermektedir. Bunlardan biri Atatürk Kültür Merkezi peyzaj temizliği sırasında bulunan mermer bir sütun kaidesidir. Attike tipindeki kaide üstte ince bir silme ile son bulur. Oldukça düzgün işlenmiş mermer kaidenin kare prizmal ‘plinth’ ( kaide )’te üzerind...
  • YHT İLE ŞEBİ-İ ARÜS’E ULAŞMAK…

    21 Aralık 2022 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Gittik, gezdik, gördük; sıra paylaşmakta… Mevlana’nın şehri Konya’da “Dostluk Vakti” sloganı ile düzenlenen Konya Şebi-Arüs törenlerinden bahsediyorum. Konya’ya daha önce Uluslararası Medya Kurultayı ve ayrıca Ayfer & Nuri Aydemir dünürlerimizle bayramlaşmak için olmak üzere iki kez gittiğimi ve gelişmişliğine, genişliğine, düzenine hayran kaldığımı ifade etmiştim. Ailecek üçüncü gidişimiz geçen hafta sonu Şeb-i Arüs programı için kızım Hande ile eşi Sefa Aydemir ve dostları Demet & Erdem Ayçiçek çiftinin (Mimarların fark...