logo

HERAKLEİA PONTİKA’DA ŞEHİR YAŞAMI VE YÖNETİMİ – 2


DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com

Geçen sayıdan devam…

 ‘Halk Meclisi’nin de toplandığı ‘agora’, Herakleia Pontika’da, çeşitli etkinlikler için yurttaşların toplantı yeri olarak kullandıkları açık bir alana verilen isimdi ve muhtemelen bugün Orta Cami ( Orhan Gazi Cami )’den Akarca yokuşuna doğru açılan geniş alanda yer alıyordu.

Herakleia’lılar MÖ 5.yz.da bu sözcüğü, yaşamlarının temel özelliği olarak gördükleri günlük dinsel, siyasal, hukuki,toplumsal ve ticari etkinlikleri anlatmak için kullanmışlardır. Kamu yapıları ve tapınaklarla çevrili olan Herakleia Pontika ‘agora’sı, iki yanında dükkanlar da bulunan ‘kolonad’larla ya da ‘stoa’larla da çevriliydi. Heykelelr, sunaklar, ağaçlar ve çeşmelerle de donatılmıştı muhtemelen. Bu dönemde genel eğilim, agorayı kentin geri kalan bölümlerinden ayırmaktı.

Hellenistik dönemde, tiranların egemenliği altına giren Herakleia Pontika ‘polis’inde siyasal özgürlükler kısıtlanmıştır. Bu dönemde Herakleia tiranları, fethettikleri topraklarda yeni kentler kurdular ve bunların her biri de ‘polis’ teşkilatı ile organize edildi.

Herakleia Pontika’da, Platon’un öğrencisi Klearkhos’un yönetime el koymasıyla başlattığı tiranlık döneminde, tiran ( tyrannos ); iktidarı yasalara aykırı bir biçimde ele geçirmiş ya da böylesi bir iktidarı devralmış yöneticilere verilen addı. Terim sonraki çağlarda zalim ve baskıcı hükümdarları niteleyen bir anlam kazanmıştır. Tiranlar çoğu kez aristokrasinin alt kademelerinden geliyorlardı.

Tiranların yerini aristokratların aldığı Arkaik dönemde, Herakleia Pontika’nın yönetimini ‘arkhon’lar ele geçirmiştir. Bunlar kentin başyöneticisi ya da yüksek görevlileri oldular. Heraklei’da her yıl ‘arkhon’luk için seçim yapılmasına Trak Kralı Lysimakhos’un kente hakim olmasıyla başlandı. Yürütme erki, bir zamanlar tiranların tek başına yerine getirdiği askeri, yargısal ve dinsel işlevleri aralarında bölüştüren 9 arkhon’un eline geçti. 1.arkhon; en yüksek devlet ve yargı görevlisi olarak, büyük bir olasılıkla ‘boule’ ( demos kurulu ) ve ‘eklessia’ ( halk meclisi )’ya başkanlık etmekteydi. Asık ‘arkhon’ sayıldığından, görev dönemine onun adı verilirdi.

2.arkhon olan ‘polemarkhos’; savaşta komutanlığı üstlenir ve yabancılarla ilgili davalarda yargıçlık ederdi. ‘Basileos’ adıyla tiranlık geleneğini sürdüren üçüncü ‘arkhon’; en yüksek din görevlisi olarak adam öldürme davalarında ‘Areopagos Meclisi’ne başkanlık ederdi. ‘Thesmothetai’ ( yasa koyucular ) denen öteki altı ‘arkhon’, çeşitli hukuk sorunlarıyla uğraşırlardı.

Arkhonlar, ellerinde geniş bir güç bulunduracakları için, yalnız belirli koşullara sahip olanlar arasından belirli kriterler ve sınavlar sonucuna göre seçilirlerdi.

Herakleia pontika’da bazı devlet görevlileri de vardı. Bunlardan iskelede ve limanda ticareti ve agorayı denetleyen memur ve idareciye ‘agranomos’ denirdi. Çarşıda düzeni sağlamakla göreli kişi ise ‘empeloros’tu. Herakleia’da vergileri toplayan ve devlet paralarını saymanlıklar arasında bölüştüren baş tahsildara ise ‘apodktes’ adı verilirdi. ‘Zetetes’ler ise; suçluları ve suç soruşturmak veya eski alacakları tahsil etmekle görevli memurlardı.

Kentte sivil yaşamın bir parçası olan yabancı uyruklulara ‘metoikos’ denirdi. Terim, azat edilmiş köleleri de kapsardı. Bunlar Herakleia’nın resmi yabancı konuğu olan ‘proklenos’lar ile yurttaş arasında bir konumdaydılar ve ayrıcalıkları olduğu gibi yükümlülükleri de vardı. Evlenmeleri ve mülk edinmeleri sınırlanmış olmakla birlikte toplumun bir parçası kabul edilir, Herakleia yasalarıyla özel olarak korunurlardı. Azatlı köle kökenli olanlar kent için önemli bir insan gücü ve nitelikli işçi kaynağı idiler.

Kentte kültür, ticaret ve din adamlarının yaptığı toplantılara ‘synodos’, vatandaşların toplu olarak yedikleri yemeğe de ‘phiditia’ ( pheiditia ) denirdi. Agorada el çabukluğu yapan cambazlara da ‘kybisteter’ adı verilirdi.

Paylaşın:
Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLLETVEKİLİ BOZKURT DAHA SERİNKANLI OLMALIYDI!

    31 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    . Kdz. Ereğli’de Ramazan Bayramı resmi bayramlaşma töreninde kısa süreli de olsa bir gerginlik yaşandı! Öğretmenevinde düzenlenen törene yoğun katılım olması dikkatimi çekmişti. Bazıları bu durumu “Az sonra kopacak fırtına için bindirilmiş kıtalar” olarak yorumlasa da, ben genel-yerel siyasal iklimin gereği olarak düşünmüştüm.   Cici hanımların, şık beylerin katıldığı bayramlaşmada Kaymakam Yapıcı’nın sakin ve güleryüzlü hali ile misafirleri kapıda karşılıyor olması salona da yansımıştı ki!.. Ta ki; CHP’li Belediye Başk...
  • 1844 YILINDA KDZ EREĞLİSİ’NDE CİZYE VERGİSİ UYGULAMASI

    13 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cizye vergisi klasik İslam toplumlarında en önemli vergi kalemlerinden biridir. Toplum içerisinde azınlık olarak yaşayan veya bir bölgede azınlık olmasa dahi devletin hükümranlığı altında bulunan geyrımüslim olan bütün unsurlardan alınan bir vergi türüdür. Müslüman olmayan faal nüfustan baş vergisi olarak alınan cizye, gayrımüslimlerin askerlikten muaf olmaları ve himaye edilmeleri yanında Müslümanların hakimiyetinin de bir sembolüdür. Bu vergi türünün Osmanlılarda en önemli vergi olduğu bilinmektedir. Cizye eli silah tutan kimselere...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : VURMAYIN ABALIYA!

    27 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’la ilgili “BAŞKANIN DEDİĞİNİ YAP, YAPTIĞINI YAPMA” başlıklı yazımı “hiciv, manidar ve tarzım dışı” bulup eleştirenlere ve kutlayanlara teşekkür ederim. Gerçekte de manidar ve tarzım dışı-şiirsel oldu. Ama kimse beni haksızlıkla itham etmedi. Başkan Posbıyık’ın da muhtemelen bıyık altından gülmesi de bunun işaretedir.  Kutlama ile gaz vermeler ise daha çok bizim camiadan ve iş dünyasından oldu. Kimi samimiyetle, kimi gayri samimi… Beni bilen bilir; ima etmem, sulandırmam, rövanşizmde...
  • KDZ EREĞLİ HAMİDİYE TABURU

    14 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Batılı devletlerin gayrımüslimlerin hakları üzerinden Osmanlı’nın içişlerine karışmaları karşısında Osmanlı da toprak bütünlüğünü korumak için türlü siyasi hamleler geliitirmiştir. Batıl devletler ‘’Şark Meselesi’’ şeklinde formüle ederek  ortaya attıkları bu egniş siyasetin çerçevesine Ayestefanos ve Berlin Antlaşmaları ile devletin doğuusnda bulunan Eremeniler’in haklarını da dahil etmişlerdir. Osmanlı’nın bu hamleye karşı toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tedbirler içerisinde geliştirdiği en genel siyaset ‘İslamcılık’ olmuştur...