logo

KARADENİZ EREĞLİSİ MÜZESİ’NE HİBE EDİLEN BİZANS DÖNEMİ ESERLERİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
KARADENİZ EREĞLİSİ MÜZESİ’NE HİBE EDİLEN BİZANS DÖNEMİ ESERLERİ

Mersin Üniversitesi Sanat tarihi Ana Bilim Dalı öğrencisi Ali Kıpramaz, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yaptığı ‘’Herakleia Pontike ( Karadeniz Ereğli ) Bizans Dönemi Taş Eserleri’’ başlıklı yüksek lisans tezinde Ereğli Müzesi’ne hibe edilmiş Bizans dönemi taş eserleri hakkında bilgiler vermektedir.

Bunlardan biri Atatürk Kültür Merkezi peyzaj temizliği sırasında bulunan mermer bir sütun kaidesidir. Attike tipindeki kaide üstte ince bir silme ile son bulur. Oldukça düzgün işlenmiş mermer kaidenin kare prizmal ‘plinth’ ( kaide )’te üzerinde ve köşelerinde kırıklar görülmektedir.

Müze görevlileri tarafından el konulan kaçak malzeme de müzede sergilenmektedir. 5-6.yz.a ait sütun tepeliğinin abaküs ( boncuk ) köşeleri kırık ve aşınmıştır. Bir kısa yüz impost ( yastık taşı ) merkezinde aşınmış bir haç kabartması yer alır. İmpostun yan yüzleri bezemesizdir. İonik bölümün köşelerinde üç tur dönen ‘volut’ ( sarmal şekilde )’ler bulunmaktadır. Hafif dışa taşkın ‘ekhinus’ ( yuvarlak kenarlı sütun başlığı )’ta aşınmalardan dolayı motif belli değildir.

Müzeye hibe edilen 4.yz.a ait kesik piramit tipteki sütun başlığının bir köşesi kırıktır ve müze bahçesinde sergilenmektedir. Başlığın karşılıklı ve bir yüzünde kabartma olarak yapılmış haç motifi yer almaktadır. Haç kollarının uçları dışa doğru açılarak genişlemektedir. Eserin tek yan yüzeyinde ise, birbirine bitişik olarak işlenmiş yarım palmet ( yelpaze biçimli bezeme ) motifleri görülmektedir.

Ereğli Müzesi’ne Gökçebey’den getirilen 9-10.yz.a aitlendirilen dikdörtgen formdaki korkuluk levhası müze bahçesinde sergilenmektedir. Dikdörtgen iki çerçeve içinde alçak kabartma tekniğiyle yapılmış bezeme kompozisyonu yer alır. Merkezde bulunan ve üzerinde tek şeritli örgü motifinin yer aldığı madalyon içerisinde eşit kollu haç motifi bulunur. Haç kolları merkezden dışa doğru genişlemekte, uçları ile içbükey doğrultuda daralma yapmaktadır. Alt haç kolunun iki yanından çıkan ‘akanthus’ ( kenger yaprağı ), yukarı doğru genişleyerek yan haç kollarına temas etmektedir. Madalyonun her iki yanında eşkenar dörtgen motidi bulunur, dörtgenlerin her bir kenarında düğümlü bezemeler vardır. Belli bir düzeni olmayan düğümlerin, boyutlarında ve konumlarında farklılıklar görülmektedir. Eşkenar dörtgenlerden birinin içinde haç kabartması bulunurken diğerinde rozet içinde sekiz yuvarlak yapraklı çiçek motifi yer alır. Levha iki parça halinde kırık durumda olup, ön yüzünde aşınmalar bulunmaktadır. Levha kireçtaşından yapılmıştır.

Gökçebey’den getirilmiş ve kireçtaşından yapılmış diğer bir korkuluk levhası da müze bahçesinde yer almaktadır. Levha yüzeyinde dikdörtgen formlu, iki çerçeve içine alçak kabartma tekniğiyle yapılmış bezeme kompozisyonu yer almaktadır. Orta bölümde üzeri tek şeritli örgü motiflerinden oluşan madalyon kabartması bulunmaktadır. Madalyon içinde sekiz kenarlı yıldız motifi yer alır. Madalyon merkezinde Latin haçı kabartması görülmektedir. Madalyonun her iki yanında eşkenar dörtgen motifi bulunur, dörtgenlerin her bir kenarında düğüm motifleri vardır. Düğüm motiflerinde belli bir düzen olmayıp, boyutlarında ve konumlarında farklılıklar görülmektedir. Eşkenar dörtgenlerden birinin içinde bulunan birbirine bitişik dört dairesel kabartmanın merkezinde matkap delikleri yer alır. Diğer yanda ise rozet içinde sekiz yuvarlak yapraklı çiçek motifi bulunur. Levhanın üst bölümü ve kenarlarında kırıklar yer alırken, ön yüzde aşınmalar bulunur.Müzeye, Kdz Ereğlisi Belediyesi tarafından verilen, 5-6.yz.a tarihlendirilen mermerden dikdörtgen formlu levhanın kenarlarında yer yer kırıklar görülmektedir. Dikdörtgen çerçeve merkezinde iki daireden oluşan madalyon içinde Latin haçı motifi yer almaktadır. Haç kollarının uç kısımları, dışa doğru genişleme yapmaktadır. Madalyonun altından her iki yöne doğru yükselen band uçlarında ok ucu motifleri bulunmaktadır.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TSO YENİ YÖNETİMİ / KAMPÜS BEKLENTİMİZ / POSBIYIKLAR…

    27 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    TSO YENİ YÖNETİMİ / KAMPÜS BEKLENTİSİ / POSBIYIKLAR... Kent gündemi hızla değişiyor. Seçimler yapılıyor, yeni yönetimler göreve geliyor, toplantılar düzenleniyor, açıklamalar birbirini izliyor. Biz de haberleştiriyor, kamuoyuna aktarıyoruz. Ancak gazetecilik sorumluluğumuz, açıklamaları yayımlamakla bitmiyor. Söylenenlerin, verilen sözlerin ve kent adına yönelttiğimiz soruların takipçisi olmak da gerekiyor. Bugün birbirinden farklı görünen üç konuya bu gözle bakalım. TSO’DA BALAYINDAN SONRA… Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Od...
  • ENDOPLAZMİK RETİKULUM!

    23 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hücrelerimizin İçinde Bir Psikolog Olsaydı… İnsan, hayatı boyunca bir şeyler üretir: Düşünceler, duygular, kararlar, ilişkiler… Bazen umut üretir, bazen kaygı; bazen çözüm bulur, bazen de aynı sorunu farklı insanlarla yeniden yaşar. Üstelik bütün bunları yaparken kendi davranışlarının nasıl ortaya çıktığını çoğu zaman fark etmez. Oysa bedenimizin en küçük fabrikası olan hücreler bile üretimin nasıl bir iş birliği gerektirdiğini bilir. Peki, insanın iç dünyası bir fabrika olsaydı, kim üretir, kim kontrol eder, kim dengeyi sağlar, kim de ...
  • ZAMANA BIRAKMAK

    16 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Her şeyin bir vakti olabilir, bununla birlikte bilmenizi isterim ki birçok şey kendiliğinden çözülmez. Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğunu düşünmesidir. Bir ilişkinin geleceğini bugün bilmek, bir kaybın acısını yarın unutmak, bir kararın doğruluğundan hemen emin olmak, kırılan bir kalbi birkaç güzel cümleyle onarmak isteriz. Beklemeye tahammülümüz azaldı. Belirsizlik karşısında sabrımızı, sonuç alamadığımızda umudumuzu kaybediyoruz. Oysa hayat, aceleye getirdiğimiz kararlarla değil, za...
  • TANZİMAT DÖNEMİNDE EREĞLİ KÖMÜRLERİ-1

    13 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kömür madeni Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud’un padişahlığı zamanında, Ereğli’de Uzun Mehmet tarafından 1829 yılında bulunmasına karşın işletmeye Padişah Abdülmecid zamanında başlanmıştır. Kömür ocaklarının açılması ve imparatorluğun bu madenden faydalanması ancak 1841 yılında olabilmiştir. Ereğli kömür ocakları 5 Kasım 1842-30 Kasım 1845 tarihleri arasında ilk defa yerli girişimci ve sermaye ile aralarında bir grup Galata sarrafının girişimleri ile Kömür Kumpanyası adı altında birleşmiştir. Ereğli kömür ocakları bu kumpanya tarafında...