logo

KDZ EREĞLİSİ ZİRAAT BANKASI

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
KDZ EREĞLİSİ ZİRAAT BANKASI

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gelibolu Piri Reis MYO, Muhasebe ve Vargi Uygulamaları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Kamil Tunçel, ‘Journal of Life Economics’ Dergisi’nde yayınlanan ‘’Cumhuriyet İdaresinin Mali Konulardaki Hassasiyetine İlişkin Ziraat Bankası Örneği’’ başlıklı makalesinde Ziraat Bankası’nın ülkede kuruluş sürecini anlatmaktadır.

Bankanın ilk nüvesi, 1861 yılında Niş valiliğine tayin edilen Midhat Paşa’nın Pirot ( Şarköy ) kasabasında 1863 yılında kurduğu ‘Menafi Sandıkları’ teşkil eder. Midhat Paşa, hususi sermayenin zirai kredi alanına pek rağbet etmediğini ve rağbet ettiği takdirde de herkesçe bilinen sebepler ileri sürülerek yüksek ve murabaha derecesini bulan faiz istendiğini görmüş, bu büyük sorunun halledilebilmesi için en iyi çarenin bizzat köylüler arasında vücuda getirilecek bir teşkilat olduğuna kanaat getirmişti. İlk ikraz sandığı paşanın belirlediği esaslar dairesinde 1863 yılının Kasım ayının sonlarına doğru faaliyete geçirilmiştir. Tuna Vilayeti valiliğine getirilirken Midhat Paşa bu görevi sırasında da sandıkların vilayet dahilinde yayılmasını sağlamıştır.

Sandıkların başarısı üzerine Osmanlı Hükümeti, ‘Menafi Sandıkları’nı, kuruluş tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra 25 Temmuz 1867 tarihinde çıkardığı ‘Memleket Sandıklarının Suret-i Tertibi ve Sermayesinin İdaresi ve Menafi ve Temettuatın Mahal-i Sarfi Hakkında Nizamname’ ile resmi bir statüye kavuşturmuştur.

27 Ağustos 1888 tarihinde çıkarılan ‘Ziraat Bankası Nizamnamesi’ ile Memleket Sandıkları, Ziraat Bankası’na dönüştürülmüştür. Nizamnamenin birinci maddesinde ‘Menafi Sandıkları’ yerine kaim olmak üzere bir Ziraat Bankası teşkil olunduğu ve Menfi Sandıklarının hukuk ve vezaifi işbu bankaya devredildiği yazılıdır. Bankanın merkezinin Dersaadet’te olacağı ve vilayet merkezleri ile ziraatçe önemi olan sancaklarda birer şubelerin açılacağı aynı maddede hüküm altına alınmıştır.

Ziraat Bankası Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar 1888 tarihli nizamname ile yönetilecektir. Savaş devam ederken bankanı geleceği de ihmal edilmemiştir. 20 Mart 1916 tarihli Ziraat Bankası Kanunu çıkarılır. Bu tarihten itibaren bankanın tüzükler ile idare edilmesinden vazgeçilerek, kanuni güvenceye kavuşturulması yoluna gidilmiştir.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İİBF araştırma görevlisi Dr. Emine Kaya ve öğretim üyesi Dr. Esra Kadanalı da; Muhasebe ve Finans Tarihi Araştırmaları Dergisi’nin Temmuz 2020 yılı 19.sayısında yayınlanan ‘’Geçmişten Günümüze Lider Tarımsal Kredi Kuruluşu: T.C. Ziraat Bankası’’ başlıklı ortak makalelerinde şu saptamayı yapmaktadırlar : Ziraat Bankası; tarım eğitimi, eğitmen ücretlerinin ödenmesi, tarım zararlılarının ortadan kaldırılması amacıyla sağlanan destekler ve tarım denetiminin finansmanı gibi alanlarda da önemli faaliyetlerin finansmanını üstlenmiştir. Ziraat Bankası, tarımsal faaliyetlerin finansörü olduğu gibi, bayındırlık faaliyetleri için de finansörlük yapmıştır. Ziraat Bankası, tarımsal faaliyetler ile sınırlı kalmayıp, mevduat bankacılığı işlemlerine doğru dönüşmeye başlamıştır. 1888-1916 yılları arasında çiftçilere kredi verilirken, 1916 yılında kredi verilen birimlerin kapsamı genişletilmiş, Cumhuriyet dönemi ile Ziraat Bankası mevduat bankacılığı işlemlerine açıkça başlamıştır.

1894-1905 yılları Kastamonu Salnamelerinde Kdz Ereğlisi Ziraat Bankası çalışanlarını görmekteyiz:

1894 : Reis Hacı Mehmed Ali Ağa, Muhasebe Katibi Mustafa Efendi, Azalar: Eşref Efendi, Mehmed Efendi, Yovan Ağa.

1895 : Ziraat Bankası Muhasebe Sandığı Reisi Hakkı Bey, Muhasebe Katibi münhal, Azalar: Eşref Efendi, Mehmed Bey, Yovan Ağa.

1897 : Reis Hüseyin Bey, Muhasebe Katibi Ali Haydar Efendi, Azalar : Eşref Efendi, Mahmud Ağa, Yovan Ağa.

1900 : Reis Mahmud Bey, Muhasebe Katibi Ali Haydar Efendi, Azalar: Rıza Efendi, Hüseyin Efendi, Damyanos Efendi.

1905 : Reis Mahmud Bey ( salise ), Muhasebe Katibi Yusuf Celaleddin Efendi, Azalar : Abdurrahman Kapudan, Hüseyin Bey, Damyanos Efendi.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ŞİMDİKİ AKLIM OLSA”: PİŞMANLIK MI, SONRADAN GELEN İÇGÖRÜ MÜ?

    24 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Şimdiki aklım olsa” ifadesi, gündelik dilde basit bir pişmanlık cümlesi gibi görünse de psikoloji literatüründe oldukça katmanlı bir karşılığa sahiptir. Bu cümle, geçmiş yaşantının bugünkü bilişsel ve duygusal çerçeveyle yeniden değerlendirilmesini içerir. Yani kişi, geçmişteki benliğini bugünkü benliğinin bilgi, farkındalık ve düzenleme kapasitesiyle yargılar. Bu durum, çoğu zaman kaçınılmaz bir bilişsel yanlılık üretir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifinden bakıldığında “şimdiki aklım olsa” düşüncesi, geriye dönük bilgelik yan...
  • BÖLGEMİZİN AMİRAL GEMİSİ: EREĞLİ EKONOMİSİNİN GELECEĞİ

    15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Aralık 2025 tarihinde tamamladığım "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi ve Refah Göstergeleri Raporu"nun temel bulgularını içeren yazı serimizin ilk bölümünü sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu raporun; bölgemizin kamu yöneticileri, yerel yönetimler, Ticaret ve Sanayi Odaları ile STK’lar gibi "bölgemizin mimarları" tarafından dikkatle incelenmesi, atılacak adımların bilimsel bir temele oturması açısından hayati önem taşımaktadır. Batı Karadeniz’in ekonomik kalbi olarak nitelendirdiğimiz bu geniş coğra...
  • MEDENİ ÇIĞLIKLARA ARACILIK

    15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar bazen bağırmaz, illa kırıp dökmek gerekmez, bazen sokakları değil, satır aralarını kullanır. İşte bu yankılar, aslında birer medeni çığlıktır. Kırmadan, dökmeden; ötekileştirmeden ama susmadan… İşte biz de medya olarak bu ‘medeni çığlıklara’ aracılık ederiz. 2025 yılı boyunca www.haberhayat.net’te yayımlanan yazılar ve haberlerimiz; öfkeyi değil farkındalığı, isyanı değil uyarıyı, karamsarlığı değil sorumluluğu merkeze aldı. Bu metinlerin ortak özelliği şuydu: Kimi zaman “neyi bekliyoruz” dedik, bazen, “bir durup düşünelim, uyar...
  • YAŞAMI DEĞERLİ KILAN ŞEYLER ÜZERİNE DÜŞÜNÜRKEN

    05 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Yaşamın değerini çoğu zaman büyük kavramlarla anlatmaya çalışıyoruz. Mutluluk, başarı, anlam… Ama bu kelimeler gündelik hayata dokunmadığında, biraz havada kalıyor. Oysa yaşam, çoğunlukla küçük şeylerden oluşur. Değer dediğimiz şey, bu küçük parçaların nasıl yaşandığıyla ilgilidir. Değerli bir yaşam; her günü dolu dolu geçirmek değil, günle temas edebilmektir. Bizi iyi hissettiren şeyler çoğu zaman iddialı etkinlikler değildir. Bir sergi gezmek kadar, aynı sokağı dikkatle yürümek de yaşamı zenginleştirebilir. Okumak, yazmak, üretmek…Bir ...