logo

KDZ EREĞLİSİ’NDE REJİ İDARESİ MEMURLARI

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
KDZ EREĞLİSİ’NDE REJİ İDARESİ MEMURLARI

Tütün rejisi, Osmanlı kaynakları üzerindeki Avrupa kontrolünü açık bir statüye kavuşturan Duyun-u Umumiye sistemi içinden doğan çok uluslu bir yabancı sermaye yatırımıdır.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi İİBF İkitisat Bölümü öğretim üyesi  Doç. Dr. Melda Yaman Öztürk ve Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Nuray Ertürk Keskin’in 2013 yılında yayınlanan Çalışma ve Toplum Dergisi’nin 2. Sayısında yayınlanan ‘’Tütün Sektöründe Yabancı Yatırım: Reji Deneyimi Işığında Bugünü Anlamak’’ başlıklı ortak makalelerinde  Osmanlı topraklarındaki reji uygulamasını dile getirmektedirler.

Osmanlı borçlarının ödenmesini garanti altına almak amacıyla kurulan ve Osmanlı tütün tekelini elinde bulunduran Reji Şirketi, kar amacıyla ülkeye gelmiş çok uluslu bir yabancı sermaye yatırımı idi. Osmanlı Devleti, 19.yz.ın ilk çeyreğinden sonra Avrupalı devletlere borçlanarak bağımlı hale gelmiş; şirket, haklarını bu devletlerden aldığı güçle kabul ettirmişti. En önemli gelir kaynaklarından birini Reji’ye devreden Osmanlı Devleti, karşılığında çok düşük bir gelir elde edebiliyordu. Hükümet bu imtiyazı vermekle, tütün üreticisinin ve tütün üretiminin geleceğini Reji Şirketi’nin kar beklentilerine ter etmişti.

Osmanlı İmparatorluğu, 1875 yılında dış borç ödemelerini durdurduğunu ilan etmiştir. Osmanlı’nın mali iflasını izleyen dönemde, Osmanlı Bankası ile Galata Bankerleri ve Osmanlı Devleti arasında imzalanan 22 Aralık 1879 tarihli anlaşma ile 1880 yılı başından itibaren ‘Rüsumu Sitte İdaresi’ kurulmuştur. Rüsumu Sitte, ‘’Altı resim’’ yahut ‘’Altı dolaylı vergi’’ anlamına gelmektedir. Tütün, tuz, damga, alkollü içkiler, balıkçılık resimleri ile İstanbul-Edirne-Bursa-Samsun’un ipek öşründen oluşan altı gelir kaynağının on yıllık hasılatı bir tür tekel işlevi gören bu idare tarafından toplanacaktı.

Rüsumu Sitte İdaresi çalışmalarını sürdürürken, Osmanlı Hükümeti ile alacaklı ülkelerin temsilcileri arasında başlayan görüşmeler, 1881 yılının Aralık ( Hicri takvime göre Muharrem ) ayında imzalanan bir anlaşma ile sonuçlanmıştır. ‘Muharrem Kararnamesi’ olarak adlandırılan bu anlaşma ile ödeme koşulları yeniden düzenlenmiştir. Osmanlı Devleti’nin gelir kaynakları içinde en önemli kalemlerden biri olan tütün geliri, Muharrem Kararnamesi’ne göre Osmanlı borçlarının bitimine kadar Duyun-u Umumiye İdaresi’ne bırakılmıştı.

Reji Şirketi, 1883 yılı Mayıs başında kurulacaktır. ‘Memalik-i Osmaniye Duhanları Müşterek’ül Menfaa Reji Şirketi’ ( Osmanlı İmparatorluğu Tütünleri Kazanç Ortaklığı Tekeli Şirketi ) adıyla kurulan tütün tekeli, Osmanlı kaynakları üzerindeki yabancı kontrolünü açık bir statüye kavuşturan Duyun-u Umumiye sistemi içinden doğan çok uluslu bir yabancı sermaye yatırımıdır.

Reji Şirketi, Osmanlı Devleti, Duyun-u Umumiye İdaresi ve ilgili sermaye gruplarının yetkilileri arasında imzalanan 27 Mayıs 1883 tarihli sözleşme ile kurulmuştur. Reji’nin faaliyete geçmesiyle, Osmanlı topraklarında tütünün üretimi ve tüketimini kapsayan tüm aşamalarda tekel hakkı, çok uluslu bir şirketin elinde toplanmıştır. Tütün rejisi tarımın yıllık 100 bin liradan fazla öşür getiren ve dönem sonunda ihracatta ilk sırayı alan belki de en zengin kısmına el koymuştur.

Reji, halkın bir bölümü için yeni iş imkanları yaratırken, tütün üretimi ve ticareti ile uğraşan geniş bir kesimini de geçim kaynaklarından yoksun bırakmıştır. Rejinin faaliyete geçmesiyle birlikte birçok çiftçi, sigara üreticisi, işçi, kredi veren, tüccar işini ve gelirini kaybetmiştir. Tütün mamülleri üretimi de Reji’ye bırakılmıştır; enfiye dahil her türlü tütün işleme sanayisi de Reji’nin tekelindedir. Reji dışında kimseye tütün fabrikası kurma izni verilmeyecek, o ana kadar kurulmuş ve işlemekte olan fabrikalar kapatılacaktır.

Kastamonu Salnamelerinde 1889-1905 yıllarında Kdz Ereğlisi Reji İdaresinde görev yapan kişiler şunlardır:

1889 : Memur: Mehmed Efendi, Bekçi: Mehmed Efendi, Seyyar Kolbaşısı: Hacı Hüseyin Bey, Süvari Kolcusu: 2 kişi, Piyade Kolcusu: 5 kişi.

1893 : Reji Müdürü: Savablos Efendi, Muhasebeci: Karnik Efendi, Sandık Emini: Kapzer Efendi, Tahrirat Başkatibi: Osman Efendi, İkinci Katib: Rıza Efendi.

1894 : Reji Müdürü: Savablos Efendi, Muhasebeci: Kazar Efendi, Sandık Emini: Pezer Efendi, Tahrirat Başkatibi: Osman Efendi, İkinci Katib: Rıza Efendi.

1895 : Müdür: Savablos Efendi, Muhasebeci: John Efendi, Sandık Emini: Pezer Efendi, Tahrirat Başkatibi: İbrahim Efendi, 2. Katib: Tevfik Efendi.

1897 : Müdür: Artinof Efendi, Muhasebeci: Pezer Efendi, Katib: Sabri Efendi.

1900 : Memur: Mösyö Pezer, Katib: Sabri Efendi.

1905 : Memur: Mösyö Pezer, Katib: Mehmed Ali Efendi.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...
  • OSMANLI’NIN SON DEVRİNDE KDZ EREĞLİSİ EVKAF MEMURLARI

    26 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    TDV İslam Ansiklopedisi’nin ‘’Evkaf-ı Hümayun Nezareti’’ bahsinde Nazif Öztürk’ün ifadesine göre; Evkaf-ı Hümayun Nezareti, II. Mahmud tarafından, sultanlara ve yakınlarına ait dağınık bir vaziyette bulunan vakıfların tek elden idaresi maksadıyla 1826 yılında kurulmuştur. Nezaretin kurulma sebepleri ararsında, çok dağınık bir vaziyette olan vakıf yönetiminin tek elde toplanması yanında vakıf sektöründe baş gösteren yolsuzlukların ortadan kaldırılması, devlet yapısının batı tarzında merkezi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi ve vakıf pot...
  • UZM. PSİKOLOG DR.TUGAY YAZGAN SORDU!

    23 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Büyükbaba Paradoksu ve İnsan Zihni: Zamanda Yolculuk Aslında Neden Kendimize Yolculuktur? Diyelim ki zamanda geriye gittiniz. Henüz doğmamış olan babanızın babasını, yani büyükbabanızı buldunuz. Bir şekilde onun çocuk sahibi olmasını engellediniz. Mantık gereği babanız doğmayacak. Babanız doğmazsa siz de doğmayacaksınız. Ama siz doğmadıysanız, geçmişe gidip büyükbabanızın hayatına müdahale eden kişi kimdi? İşte buna Büyükbaba Paradoksu denir. Fizikçiler bunu zamanın doğasıyla açıklamaya çalışırken, psikoloji çok daha rahatsız edi...
  • ŞU SINAV KAYGISI DEDİKLERİ!..

    19 Haziran 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Sınava birkaç gün kala herkesin dilinde aynı cümle vardır:“Çok kaygılıyım.”Peki şu sınav kaygısı dedikleri şey gerçekten nedir?Öncelikle şunu bilmek gerekir ki kaygı bir düşman değildir. İnsan, önem verdiği şeyler karşısında kaygılanır. Bir sporcu final müsabakasından önce, bir sanatçı sahneye çıkmadan önce, bir doktor zor bir ameliyat öncesinde heyecan duyar. Çünkü beynimiz bize şunu söyler: “Bu an önemli, dikkatli ol.”Yani biraz heyecan, biraz çarpıntı, biraz tedirginlik aslında vücudun savaşa değil; performansa hazırlanma şeklidir. S...