logo

NEYİ BAŞARDIK ?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
NEYİ BAŞARDIK ?

Manşet yorum/haberimiz abartı değil.

14 Mayıs seçimlerinde birçok şeyi başarıldı aslında.

Önce genelden başlayalım…

Cumhurbaşkanı seçiminde “iyi gitmiyorsun” diyerek Mevcut Başkan Cumhur İttifakı Adayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı uyarmayı, siyasette 2+2’nin dört etmediği konusunda Milet İttifakı Adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu uyarmayı başardık.  Her iki adaya da “28 Mayıs’ta tekrar görüşelim” randevusu vermeyi başardık.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde her türlü dahili ve harici kötülükle mücadele ederek Cumhuriyetin ilan edilmesinden tam yüz yıl sonra cumhuriyet ve demokrasi sınavını kazandık. Halk yüksek katılımla sandık başına gitti, özgür iradesi ile seçimini yaptı ve 5 yıl görev yapacakları meclisteki temsilcilerini belirlemeyi başardı.

Seçim süreci boyunca partiler arasında devam eden onca gerginliğe, ideolojik fraklılığa rağmen, ne teşkilatlar/örgütler arasında ne milletvekili adayları arasında, sandık kurulları arasında, ne de vekillerini seçen millet üyeleri arasında herhangi ciddi bir olumsuzluk yaşanmamasını başardık.

İttifak kültürü ile siyaset yapmayı başardık.

Yerelde…

Zonguldak’ta;  “Merkez, Vadi ve Ereğli tarafı” gibi dar coğrafyacılık ayrımı ve “adayların yöresine göre değerlendirme” yapmamayı başardık.

 Ereğli’den 2 milletvekilini Ak Parti’den Saffet Bozkurt’u, CHP’den Eylem Ertuğrul’u meclise göndermeyi başardık. 5 Yıl birlikteyiz.

İyi Parti Milletvekili Adayı Evrim Balbaloğlu’nun seçimi kaybedince erdemli bir veda yapmasını sağlamayı başardık.

Vs…

Olumlu başka yanları ve birçok olumsuzluğu da bu listeye ekleyebilirsiniz.

Bu arada sanmayın ki; Polyannacılık yapıyorum, olaylara ve insanlara sadece toz pembe gözlükle bakıyorum…

Hayır, kuzum; sadece oldukça toleranslı bir insanım ve ayrıca gülü severim!

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...