logo

OSMANLI’NIN SON DÖNEMLERİNDE KDZ EREĞLİSİ BELEDİYE MECLİSLERİ


DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com

Karadeniz Teknik Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölümü Araştırma Görevlisi Arzu Yılmaz Aslantürk’ün Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi’nin 2018 yılında basılan Cilt 10, Sayı 4’te yayınlanan ‘’Tanzimat Sonrası Osmanlı Şehirlerinde Taşrada Yerel Hizmetlerin Yeniden Örgütlenmesi’’ başlıklı makalesinde Osmanlı’nın son dönemlerinde yerel yönetimlerde yapılan yeniden örgütlenmeyi incelemektedir.

Osmanlı taşrasında kurulan belediyelerin hukuksal altyapısının gelişimi, İstanbul’daki gelişmelerden daha yavaş ve parçalı olmuştur. Bunun temel nedeni, taşra şehirlerinin hepsinin aynı özellikleri taşımaması, bazı şehir ve bölgelerdeki uygulamaların daha önde gitmesidir. Taşradaki belediyelerle ilgili ilk düzenleme 1864 Vilayet Nizamnamesi’nde yapıldı. Nizamname belediye meclislerine şu görevleri vermekteydi: Cadde, sokak, meydan tanzimi, kaldırım, su yolu, kanalizasyon yapımı ve onarımı, beldenin temizlik işlerini yürütmek, narh koymak, fiyat ve çarşı, pazar kontrolü, fakirlere yardım, aydınlatma, Pazar kurmak, yangını önleyici tedbirler, kontrato tescili vb.

1867 tarihli iki talimatname; taşra vilayetlerindeki belediye uygulamalarının hukuki altyapısı fonksiyonel kapsamı, kurumsal yapısı, devlet teşkilatındaki konumları hakkında sınırlı bir düzenlemeydi. Talimatnameye göre belediye meclisleri, bir reis ve 6 üyeden oluşmuştu. Yerel bazı fonksiyonlara sahip hizmet birimi belediyeler, sokak, lağım, kaldırım ve su yolları inşası, sokak aydınlatması, tartı ve ölçeklerin kontrolü, esnaf denetimi ve yangına karşı tedbirler aldı. Belediyelerle ilgili daha kapsamlı ve kanun düzeyinde bir düzenleme, 1871 yılında Vilayet Nizamnamesi ile gerçekleştirildi.

Nizamname; belediyelerin, vilayet içinde idari bir varlık kazanmasını sağladı. Nizamnamenin 111.maddesi; vali, mutasarrıf ve kaymakamın bulunduğu her şehirde bir belediye meclisi bulunmasını öngörmekteydi. Meclis reisi önceki uygulamalarda olduğu gibi memurlar arasından seçilip, mutasarrıfın tayini ve valinin onayı ile bu göreve gelip, fahri olarak çalışacaktı.

I.Meşrutiyet Dönemi, İstanbul’daki belediyeler yanında taşra için de hukuki altyapı bakımından önemli düzenlemelere sahne oldu. 1877 yılında sadece belediyelerle ilgili özel bir kanun olan Vilayet Belediye Kanunu çıkarıldı. Böylece, Osmanlı taşrasındaki tüm belediyeler aynı kanun çatısı altında düzenlenmiş oldu. Vilayet Belediye Kanunu’nda tüm şehir ve kasabalarda belediye kurulması öngörülüyordu. Nüfus 40 bini aşan yerlerde ise birden fazla belediye dairesi kurulabilecekti. Nüfusuna göre 6 ile 12 arasında üyeye sahip belediye meclisleri, halk tarafından tek dereceli, gizli oy esasına dayanan seçimle belirlenecekti. Ayrıca, müşavir üye sıfatına sahip birer mühendis, tabip ve veteriner üye mecliste yer alıyordu. Knunda belediye meclis reisinin dışarıdan atanması uygulamasına son verilerek reisin meclis içinden atanması hükmü getirildi.

Bu kanun ile taşra belediyeleri ilk defa tüzel kişiliklerine kavuştu. Vilayet Belediye Kanunu, Osmanlı dönemi yanında Cumhuriyet’in ilk yılarlında 1930’a kadar yürürlükte kaldı ve taşradaki belediyelerin temel hukuki altyapısını oluşturdu.

Kastamonu Salnamelerinde 1870-1905 yılları arasında Kdz Ereğlisi Meclis-i Beledi üyelerinin üyelerini görebiliyoruz:

1870 ve 1871 yılları : Reis: Kadri Efendi, Azalar: Hacı Ali Ağa, Ali Ağa, İstori Ağa, Konstanti Ağa, Katib: Mehmet Efendi, Sandık Emini: Yakub Efendi.

1872 : Reis: Eyüb Bey, Azalar : Ahmed Ağa, Halil Ağa, Dimitri Ağa, Sava Ağa, Katib ve Sandık Emini: Eyüb Bey.

1873 ve 1874 yılları : Reis : Eyüb Bey, Azalar: Ahmed Ağa, Hacı Musa Ağa, Hacı Mustafa Ağa, Mihail Ağa, Dimitri Ağa, Katib ve Sandık Emini: Eyüb Bey.

1875 : Reis ve azalar aynı kişiler, Katib ve Sandık Emini: İsmail Hakkı Efendi.

1876 : Reis: Eyüb Sabri Efendi, Azalar: Ahmed Ağa, Hacı Musa Ağa, Ahmed Bey, Hacı Mustafa Ağa, Dimitri Ağa, Katib ve Sandık Emini: Hakkı Efendi.

1877 : Reis: Eyüb Bey, Azalar: ahmed Ağa, Halil Ağa, Hasan Ağa, Hacı Musa Ağa, Dimitri Ağa, Katib ve Sandık Emini: Hakkı Bey.

1878 : Ahmed Ağa, Azalar: Halil Ağa, Ahmed Kapudan, Mehmed Efendi, Mehmed Efendi, Yorgi Ağa, Katib ve Emin-i Sandık: Hacı Halil Efendi.

1897 : Reis: Eyüb Bey, Azalar: Hacı İsmail Kapudan, Abdülkadir Efendi, İbrahim Ağa, Katib ve Emin-i Sandık: Mehmed Arif Efendi.

1880 : Reis: Eyüb Bey, Azalar: Hacı Ali Ağa, Halil Ağa, Mehmed Efendi, Hacı İsmail Kapudan, İbrahim Ağa, Hacı Yorgi Ağa, İstori Ağa, Katib ve Emin-i Sandık: Arif Efendi, Şakirdan: Ali Efendi.

1881 : Reis: Eyüb Bey, Azalar: Hacı İsmail Kapudan, Halil Ağa, Ahmed Kapudan, Mehmed Efendi, Dimitri Ağa, Hacı İstoraki, Katib ve Emin-i Sandık: Mehmed Arif Efendi.

1882 : Reis: Eyüb Bey, Azalar: Hacı İsmail Kapudan, Ahmed Kapudan, Dimitri Ağa, Halil Ağa, Mehmed Efendi, Hacı Yorgi Ağa, Katib ve Emin-i Sandık: Mehmed Arif Efendi.

1889 : Reis: Ali Bey, Tabib: Panayot Efendi, Azalar: Ahmet Efendi, Hacı Galib Efendi, İbrahim Bey, Yovan ağa, Ahmed Efendi, Katib ve Sandık Emini: Arif Efendi, Müfettiş: Agop Efendi, Çavuş: Mustafa Ağa.

1893 : Reis: Ali Bey, Azalar: Ahmed Efendi, Ahmed Efendi, Mehmed Efendi, Yovan Ağa, Stefan Ağa, Katib ve Sandık Emini: Arif Efendi.

1894 : Reis: Necib Efendi, Azalar: Ahmed Efendi, İbrahim Bey, Ahmed Ağa, Yovan Ağa, Stefan Ağa, Katib ve Sandık Emini: Arif Efendi.

1895 : Reis: Necib Efendi, Azalar: Mehmed Efendi, İbrahim Bey, Ahmed Ağa, Yovan Ağa, Stefan Ağa, Katib ve Sandık Emini: Arif Efendi.

1897: Reis: Necib Efendi, Doktor: Yani Moskos Efendi, Azalar: Ahmed Efendi, Mustafa Efendi, Hasan Efendi, Yovan Ağa, Stefan ağa, Katib ve Sandık Emini: Mustafa Efendi.

1900 : Reis: Mehmed Efendi, Doktor Yüzbaşı Naki Celaleddin Bey, Azalar: Ahmed Efendi, Rıza Efendi, Hüseyin Efendi, Mehmed Efendi, Yovan Ağa, Katib ve Sandık Emini: İsmail Efendi.

1905 : Reis: Abdurrahman Kapudan, Doktor: Cemil Efendi ( salik ), Azalar: Hüseyin Bey, Musa Efendi, Hacı Tahir Efendi, Halil Efendi, Yordan Ağa, Katib ve Sandık Emini: İsmail Efendi.

Paylaşın:
Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLLETVEKİLİ BOZKURT DAHA SERİNKANLI OLMALIYDI!

    31 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    . Kdz. Ereğli’de Ramazan Bayramı resmi bayramlaşma töreninde kısa süreli de olsa bir gerginlik yaşandı! Öğretmenevinde düzenlenen törene yoğun katılım olması dikkatimi çekmişti. Bazıları bu durumu “Az sonra kopacak fırtına için bindirilmiş kıtalar” olarak yorumlasa da, ben genel-yerel siyasal iklimin gereği olarak düşünmüştüm.   Cici hanımların, şık beylerin katıldığı bayramlaşmada Kaymakam Yapıcı’nın sakin ve güleryüzlü hali ile misafirleri kapıda karşılıyor olması salona da yansımıştı ki!.. Ta ki; CHP’li Belediye Başk...
  • 1844 YILINDA KDZ EREĞLİSİ’NDE CİZYE VERGİSİ UYGULAMASI

    13 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cizye vergisi klasik İslam toplumlarında en önemli vergi kalemlerinden biridir. Toplum içerisinde azınlık olarak yaşayan veya bir bölgede azınlık olmasa dahi devletin hükümranlığı altında bulunan geyrımüslim olan bütün unsurlardan alınan bir vergi türüdür. Müslüman olmayan faal nüfustan baş vergisi olarak alınan cizye, gayrımüslimlerin askerlikten muaf olmaları ve himaye edilmeleri yanında Müslümanların hakimiyetinin de bir sembolüdür. Bu vergi türünün Osmanlılarda en önemli vergi olduğu bilinmektedir. Cizye eli silah tutan kimselere...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : VURMAYIN ABALIYA!

    27 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’la ilgili “BAŞKANIN DEDİĞİNİ YAP, YAPTIĞINI YAPMA” başlıklı yazımı “hiciv, manidar ve tarzım dışı” bulup eleştirenlere ve kutlayanlara teşekkür ederim. Gerçekte de manidar ve tarzım dışı-şiirsel oldu. Ama kimse beni haksızlıkla itham etmedi. Başkan Posbıyık’ın da muhtemelen bıyık altından gülmesi de bunun işaretedir.  Kutlama ile gaz vermeler ise daha çok bizim camiadan ve iş dünyasından oldu. Kimi samimiyetle, kimi gayri samimi… Beni bilen bilir; ima etmem, sulandırmam, rövanşizmde...
  • KDZ EREĞLİ HAMİDİYE TABURU

    14 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Batılı devletlerin gayrımüslimlerin hakları üzerinden Osmanlı’nın içişlerine karışmaları karşısında Osmanlı da toprak bütünlüğünü korumak için türlü siyasi hamleler geliitirmiştir. Batıl devletler ‘’Şark Meselesi’’ şeklinde formüle ederek  ortaya attıkları bu egniş siyasetin çerçevesine Ayestefanos ve Berlin Antlaşmaları ile devletin doğuusnda bulunan Eremeniler’in haklarını da dahil etmişlerdir. Osmanlı’nın bu hamleye karşı toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tedbirler içerisinde geliştirdiği en genel siyaset ‘İslamcılık’ olmuştur...