logo

SÜRAT KARGO’YA NEDEN “YUH”!..

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
SÜRAT KARGO’YA NEDEN “YUH”!..

Ekonomi gazetecisi olarak ticari itibara zarar verici kurumsal ve kişisel haberlerden kaçınmaya çalışıyorum.

Daha doğrusu, kişi ve kurumlara “aleyhinde yazamayacak kadar yakın, lehinde yazamayacak kadar uzak durmamaya” çalışıyorum. Hele ki duyumlar veya iddialar üzerine hemen hemen hiç durmam!

Ancak doğruluğu kesin olan ve haber değeri olan durumlarda tabi ki görevimi hiç düşünmeden yaparım. Bu yüzden maddi/manevi bedeller ödediğim yakın geçmişte vakidir.

Aşağıda, başımdan daha dün geçen trajikomik olay, içinde bulunduğumuz iletişim çağında dünyanın her yerinde haber değeri olan bir yaşanmışlık olduğundan köşeme konu olmayı hak etti diye düşünüyorum!

Şöyle ki;

6 Mart’ta bir internet alışveriş sitesinden bir kaç kırtasiye malzemesi ve kitap sipariş ettim. Ürün ve kargo ücretini de peşin ödedim.

Bilenler bilir. Bir siteden alıyorsunuz ama ürünler genelde farklı sanal dükkanlardan ve farklı kargolarla geliyor. 3 üründen 2’tanesi hemen 2 gün içerisinde tarafıma ulaştırıldı. Görevliler nazik ve çözüm odaklı idi.

3. paketimi Sürat Kargo’dan bekliyordum ve araya hafta sonu da girdiğinden gecikmeyi normal karşıladım. Takip numarasından internet sitesine yaptığım girişlerin işe yaramadığını görmek de şaşırtmadı/üzmedi!

Son olarak 11 Nisan Pazartesi günü Kargomun Çilek Şubesine ulaştığını ve teslim almam gerektiğini bildiren mesajı aldım ve Süret Kargo’nun Erdemir şubesine ulaşarak yardımcı olmalarını istedim. Takip numarasını sorgulayan görevli “Bu standart bir mesajdır. Oraya gitmeyin, çünkü paketiniz adresinize ulaştırılmak üzere şubeden araca yüklenmiş” dediğinde sevindim ve büromda beklemeye başladım….

Saat 16.00 olduğunda Çilek Şubeyi arayıp kargonun akıbetini sorduğumda aldığım cevap karşısında “şaka yapıyorsunuz, bu kadar da olmaz ki telefon denen bir şey var” türünden bir cevap verdim.

Üzülmüştüm

Çünkü telefonla aldığım bilgiye göre olay şöyle olmuştu:

Sürat Kargo tarafından Kdz. Ereğli Meydanbaşı Caddesindeki işyerime teslim edilmek üzere 3 gün gecikmeli gelen ve Kepez’de olduğunu öğrendiğim Çilek Şubesine ulaşan paketim Sakarya’ya dağıtım deposuna geri gönderilmişti. Çünkü paket Erdemir Şube Yerine 1 km ötedeki Çilek Şubeye gitmişti. Buradaki görevliler, müşteriye telefon etmek veya 1 km. ötedeki şubeye göndermek yerine yanlış şube gerekçesi ile paketimi tekrar Sakarya depoya göndermişler.

Ben ise şu anda kargo ücretini peşin ödediğim paketimi; Ereğli Çilek Şubesine geldiği halde tekrar Sakarya’ya gönderilen ve ertesi günü tekrar Ereğli-Erdemir Şubesi tarafından teslim edilmesini beklemeye başladım.

Sosyal medya paylaşımıma sadece “kısaca yuh” diyorum paylaşımında bulundum. Gerekçesini de işte burada paylaşıyorum…

Acaba “yuh” çok mu hafif kaldı? Tüketici hakları, hukuk, tazminat falan varken…

Bilinir ki; kişiler sistem içinde verecekleri operasyonel kararlarla şirketlerini vezir de eder, rezil de!… Kar da ettirir, zarar da.. Sistemi yanlış ve kötü kullanım başarı yerine başarısızlığa neden olur. Başta “güven” olmak üzere, her şey kaybolur.

Ey Sürat Kargo tepe yönetimi; Daha ne diyeyim ben size ; yazık-günah değil mi heba olan emeklere/emekçilere!.. Elle tutulup gözle görülen, ağırlığı-kokusu-dokusu olan eşyalarla birlikte, biraz da hizmet sektörünün olmazsa olmazı “çözüm odaklı yetki ve sorumluluk taşımayı” öğrenseniz/öğretseniz.

Böylece; kurbanlarınız YUH yerine, sadık müşterileriniz size BRAVO dese…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...