logo

SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL!

Bir süredir manşetlerimizde yerel medyanın önemine dikkat çeken haberler var.

Bunu neden yapıyorum biliyor musunuz?

Henüz kendi değerini keşfetmeyen yerel medyayı siyasetçiler, bürokratlar ve stk yöneticileri çoktan keşfedip gereğini yapıyorlar da ondan…

“Gereğini yapıyorlar” derken, çoğunun “kendi değirmenlerine su taşımaları açısından gereğini yapıyorlar!” demek istiyorum.

Yoksa kamusal ve sivil güçler, sosyal medya paylaşımlarını bile medyaya servis ederler mi?

Son dönemlerde katıldığım bütün toplantılarda olduğu gibi yaklaşık 25 senedir benzer şeyleri söylüyorum:

Sektörün sorunları üç ana başlıkta incelenmeli; Ekonomik, Hukuki ve Etik…

Varsın ara başlıkları ve içeriği her meslektaşım ve ilgilileri detaylandırsın, hepsi üç kümede toplanır: Ekonomik, Hukuki ve Etik…

Bahsettiğim toplantılarda ekonomik sorunlara çarelerden bir küçük öneri olarak ‘resmi/özel finans ve kamu sektörünün/kurumlarının bulunduğu lokasyonda yerel medyaya abone ve ilan katkısında bulunmak zorunluluğu/cazibesi getirilsin, gerekli kriterleri sağlayanlara dönüşümlü paylaştırılsın’ diyorum. Ekliyorum; Bunun plasmanını da kamu otoritesi ile mesleki stk temsilcileri yapsın. İnanın paylara bölündüğünde her bir kuruma çiçek-böcek parası kadar yansır. Ama damlaya damlaya göl olan bu tutarlar kriterleri yerine getiren yerel medyanın bir yarasına merhem olur. 

Hukuki sorunlar konusunda da söylenecek çok şey var. Hele bir şu sosyal medya yasası çıksın, detaylar belli olsun… Bisiklet tamircisinden bile işini yaparken belge istenirken, eleştirme, toplumu etkileme yetki ve sorumluluğu olan gazeteciden -basın özgürlüğü adına- hiçbir nicelik ve nitelik şartı aranmaması ciddi bir tartışma konusu olmaya aday. Aynı şekilde; basın kartları sorunu, düzenli çıkmayan yayınların haksız rekabeti, hiçbir risk taşımayan sosyal medya sallayıcıları, tehdit-şantajı kazanç kapısı alışkanlık haline getirenler… Tartışılmaya değer diğer konular olacağa benziyor.

Mesleğin etik sorunları ise yine diğer sorunlarla iç içe geçmiş durumda. Uzun bir konu ama özetle; iş ahlakı olmayanların elindeki yayınların yarattığı yozlaşma, başta demokrasimiz olmak üzere, bu işi hakkı ile yapanlara ve hemen hemen her kesime zarar veriyor. Öyle ki, yasama yürütme ve yargıdan sonra dördüncü temel kuvvet dediğimiz medya; sadece algı yaratma, manipülasyon aracı olarak görülemeye başlandı. İşin kötüsü ise buna çanak tutanlar da (Gerçek emektarları tenzih ederek) bizleriz. Bile bile lades yani!..

Oysa bu durum sürdürülebilir değil! Köşelerimizi ağlama duvarına çevirmeden, dükkanlarımızı kapatmadan, başta akademisyenler olmak üzere, politika yapıcılar ve gerçek meslek erbapları bu konulara da kafa yormalılar.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YILLAR ÖNCE DE YAZMIŞTIM: EREĞLİ İL OLMALIDIR!

    05 Kasım 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    17 Haziran 2023’te “Ereğli Neden İl Olsun?”, 19 Temmuz 2023’te ise “Büyük Ereğli” başlıklı yazılarımı kaleme almıştım. Bugün il olma talebi yeniden gündemdeyken o yazılara dönüp baktım. Görüşüm aynı: Ereğli, haklı gerekçeleriyle ve siyaset üstü bir anlayışla il olmalıdır. Bunu günün heyecanıyla söylemiyorum. Kentin yıllardır biriken ihtiyaçlarının, üretim gücünün ve gelişme isteğinin karşılık bulması gerektiğine inanıyorum. İl olmak; daha fazla yetki kadar sorumluluk üstlenmek, kamu hizmetlerini ve yatırımları kentin gerçek ölçeğine ...
  • GÖLGE BENLİK

    02 Kasım 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kendimizde Görmek İstemediğimiz Tarafımız İnsanın en büyük mücadelesi bazen başkalarıyla değil, kendisinde görmek istemediği taraflarıyla verdiği mücadeledir.Hiç dikkatinizi çekti mi? Bizi en çok rahatsız eden insanlar, bazen kendimizde kabul etmek istemediğimiz özellikleri taşıyan insanlardır. Kibirli insanlara tahammül edemeyiz bununla birlikte kendi üstünlük duygumuzu fark etmeyiz. Bencil insanları eleştiririz; kendi çıkarlarımız söz konusu olduğunda ne kadar acımasızlaşabildiğimizi görmeyiz. Başkalarının öfkesinden şikayet ederiz am...
  • TSO YENİ YÖNETİMİ / KAMPÜS BEKLENTİMİZ / POSBIYIKLAR…

    27 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    TSO YENİ YÖNETİMİ / KAMPÜS BEKLENTİSİ / POSBIYIKLAR... Kent gündemi hızla değişiyor. Seçimler yapılıyor, yeni yönetimler göreve geliyor, toplantılar düzenleniyor, açıklamalar birbirini izliyor. Biz de haberleştiriyor, kamuoyuna aktarıyoruz. Ancak gazetecilik sorumluluğumuz, açıklamaları yayımlamakla bitmiyor. Söylenenlerin, verilen sözlerin ve kent adına yönelttiğimiz soruların takipçisi olmak da gerekiyor. Bugün birbirinden farklı görünen üç konuya bu gözle bakalım. TSO’DA BALAYINDAN SONRA… Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Od...
  • ENDOPLAZMİK RETİKULUM!

    23 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hücrelerimizin İçinde Bir Psikolog Olsaydı… İnsan, hayatı boyunca bir şeyler üretir: Düşünceler, duygular, kararlar, ilişkiler… Bazen umut üretir, bazen kaygı; bazen çözüm bulur, bazen de aynı sorunu farklı insanlarla yeniden yaşar. Üstelik bütün bunları yaparken kendi davranışlarının nasıl ortaya çıktığını çoğu zaman fark etmez. Oysa bedenimizin en küçük fabrikası olan hücreler bile üretimin nasıl bir iş birliği gerektirdiğini bilir. Peki, insanın iç dünyası bir fabrika olsaydı, kim üretir, kim kontrol eder, kim dengeyi sağlar, kim de ...