logo

TAHSİN ÖZYAMAK SORUYOR: İDARECİLİK Mİ YÖNETİCİLİK Mİ?


Doğan GÖNÜLLÜ

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/haberhayat/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
haber@haberhayat.net

Değerli okurlar; gazeteniz İş’te Haber Hayat, adından anlaşılacağı üzere iş dünyasına sesleniyor. Bu haftaki köşemi iş dünyasına yine iş dünyasından anlamlı örneklerle “ Gökkuşağını Anlamak” kitabı ile seslenen Tahsin Özyamak dostuma (2018 yılında da yayınladığımız makalesi ile) bırakıyorum. 

Tercih sizin; İdarecilik mi Yöneticilik mi?

Bazı meslekler vardır ki empati yapmanız, kendinizi bulunduğunuz ortama adapte olmanızı gerektirir. Hele insana odaklı çalışıyorsanız… İş Sağlığı ve Güvenliği de bunlardan biridir işte.

Her gün görüştüğümüz arkadaşlardan, olaylardan, incelemelerden dersler çıkartmak ve bunları sahaya yansıtmak için yoğun çaba gösteriyoruz.

Başarı, göreceli bir kavram ve buna neresinden baktığınıza bağlıdır. Ben de kendimi başarabiliyor muyum, diye neredeyse her gün düşünmeye zorluyorum.

İş yaşamında, İSG konusunda geldiğim nokta bizi dünden daha iyi olmamız gerektiğine odaklıyor. Şahsen kendi başarımdan söz etmem gerekirse pek sorunum yok. Ama iş yaşamında bunu olumlu olarak ifade etmek mümkün değil maalesef.

İş Yaşamındaki en büyük sosyo_ekonomik sorunların önceliğini İş Kazaları oluşturmaktadır. TUİK rakamlarına göre her yıl iki bin çalışanımız hayatını kaybediyor. İki yüz seksen bin çalışanımız iş kazası geçiriyor. Bu rakamlara %35 ilk kayıt dışı çalışan dahil değil.

2018 Mayıs ayında düzenlenen 9. Uluslararası İSG Kongresinin açılışında soru_cevap bölümünde bir arkadaşımız Almanya İSG Genel Müdürü’ne; “ Ülkenizde İSG konusunda yöneticilerinize yaptırımınız var mı? ” diye sordu. Yanıt için biraz bekledik. Konuşmacı şaşkın bir ifade ile “ Böyle bir yaptırım olmasına ne gerek var. Yöneticiler bu sürecin ana parçası. ” diye yanıtladı. Soruyu soran arkadaşımız bu kez salona dönerek binlerce kişiye “ Aramızda yönetim kurulu üyesi, genel müdür, fabrika müdürü var mı? ” diye bir soru daha yöneltti. Maalesef salondan bir el bile kalkmadı.

Bu sorun çözümlenecekse hepimizin o soruna odaklanması, niyet etmesi ve sorumluluğu da paylaşması gerekiyor.

Bu yazımın bundan sonraki bölümünde bu konuyu “ İş Yaşamımızda Yöneticilik ” kavramına bağlamak istiyorum. Çünkü onların başarı ya da başarısızlığı özellikle İSG Uygulamalarında bizleri derinden etkiliyor.

Çalışanlarımız Almanya’daki işçiden 12 kat daha fazla ölümle niçin karşı karşıya kalıyor? – Çalışan devir sayımız niye yüksek? – Çalışanlarımız neden çok sık iş değiştirmek zorunda kalıyor?

Devletimizin, sendikaların, işverenlerimiz ve çalışanlarımızın iyi niyetlerinden kuşku duyulmuyor elbette.- Niçin iş kazalarını önleyemiyoruz diye sorduğumuzda önümüze; Alışkanlıklarımız, – Vurdumduymazlık – Denetlemeyi önemsememek – Eğitim – Kadercilik vb…

Sanırım sizler de bir çırpıda daha onlarcasını ekleyebilirsiniz.

İSG profesyonellerinin amacının kazaların kök sebeplerini bulup birlikte iyileştirmek olmalı. Ufukta olumlu ve etkin ve soruna neşter vuracak planlamalar ve faaliyetler var ama yeterli mi, emin değilim.

İSG konusunda iyi yönetilmemiz gerektiği konusu bence önem sırasında başı çekmektedir.

Genellikle başarı kriterleri Satış, üretim, kariyer vb… ile ifade ediliyor;

Ya İSG? Liste de genellikle yok. Ya da son sıralarda. Kısacası bir yerde zorunluluktan.

Hepimiz başarıyı elde etmek için; işini severek yapmak, çalışanlarla birlikte, el ele, omuz omuza olmak niyetinde değilse, çabanın boşa gideceği, başarının da geçici olacağı sonucuna götüreceğini bilmeliyiz.

İşletmelerimizin birçoğunda “ Yöneticiden” daha çok “ İdareciler ” karşımıza çıkıyor.

Peryön’ ün İnsan Kaynakları Araştırmasında Beyaz Yaka çalışan devir sayılarının (olumsuz olarak) yükseldiği ve işletmedeki kıdemin ortalama üç yılın altına düştüğü belirlenmiş. YÖK’ ün bir araştırmasında da “Üniversiteden mezun olanların % 85’ i mezun olduğu bölümdeki işini yapamıyor” gerçeğini belgelemiştir ne yazık ki.

Bu durumda yöneticinin mutlu olması nasıl mümkün olabilir? Hele işletmelerdeki faaliyetlerinde bunu beklemek beyhude bir çabadır. Bu arkadaşlarımızdan karar verme, sorumluluk alma, paylaşma vs. çözüm üretmesini beklemek boş bir hayaldir.

Çalışmalarımda birçok sektörde gözlem yapma imkanı buldum. Yukarıda bahse konu olan “mutlu yöneticilerin” işletmelerini de başarıya taşıdığını görmekten de son derece hoşnut oldum. Bu arkadaşlarımızı candan kutluyorum. Umarım bu bakış ve nitelik ülke geneline yayılır ve artar…

Kısacası:

Ülkemiz ve işletmelerimizin başarılı olabilmeleri için;

İşverenlerin “Yüreğine” Yöneticinin “Beynine” Çalışanlarımızın ”Eline” Her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Mutlu ve sevgi ile kalın.

Etiketler: »
Share
395 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KDZ EREĞLİSİ YEREL TARİH VE KÜLTÜRÜ ARAŞTIRMALARI

    16 Temmuz 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kentimizde yeniden oluşturulabileceğini umduğumuz ve temenni ettiğimiz Kdz Ereğlisi Yerel Tarih Grubu’nun başlatacağı yerel tarih ve kültürü araştırmaları, kentimize birçok katkı ve kazanımlar sağlayacaktır. Bir kere ulusal tarihin tek taraflı merkezi baskısına ve önyargısına yapıcı bir eleştiri ve alternatif bir yaklaşım getirecektir. Yurttaşlık, sivil toplum ve Ereğli kentliliği bilincinin gelişmesini sağlayarak kentimizdeki toplumsal yaşamın kalitesinin artmasına yol açacaktır. Yerel tarih ve kültür araştırmaları, Ereğli’mize dışarda...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : TARİHE NOT

    16 Temmuz 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Söz uçar yazı kalır” diye güzel bir atasözümüz vardır bizim. Çaktırmadan “Söze güvenilmez” anlamını da taşır… Günümüzde de sosyal medya paylaşımları tıpkı söz gibi, gün oluyor uçuyor, siliniyor, sahibi ya da birileri tarafından değiştiriliyor. Oysa basılı medya öyle değildir; tam bir belgedir o! Fikirler değişse de o orada öyle sapasağlam durur. Güvenilirdir ve sadıktır o; ta ki tarih sonuna kadar! Bende, geçtiğimiz gün duygusal bir sabah anımda sosyal medya hesabıma bir şeyler yazıverdim. Ancak gördüm ki; kendimle...
  • AKLIN YOLU BİNDİR: BOZHANE CAMİSİ BÜYÜTÜLEMEZ Mİ?

    01 Temmuz 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İktisat bilimi yada sanatı, hiçbir ürün ve hizmetin aynı anda "hem daha kaliteli, hem daha ucuz, hem de daha hızlı olamayacağını" söyler. Bunlarda ikisini size seçtirir, dışarıda kalan olmayacak demektir. Yani ucuz ve hızlı bir iş şey istiyorsanız bu kaliteli olamayacak anlamındadır. Ya da "kaliteli ve hızlı" işte "ucuz" olamaz gibi.... Maslow'un ihtiyaçlar hıyararşisine göre de, insanlar en temel ihtiyaçları karşılanınca artık, başarma ve kendini kanıtlama gibi üst sayılabilecek gereksinimlere yönelirler... Şehirlerde insanlar gibi ...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : 101. YILIMIZ KUTLU OLSUN

    23 Haziran 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Oldukça zorlandığımız bir gazetemiz daha 204 sayı numarasıile elinizde… Bazen öyle oluyor ki haberler, olaylar, tanıtımlar ve insanlar üstüste geliyor. Bu durumda da haber ve editöryal süreçte tek başımakalan bendeniz zorlanıyorum. Nasıl zorlanmayayım ki; Pandemideciddi gelir kaybına uğradık ama ilgili desteklerden faydalanamadık.Zaman zaman personel ve işletme giderlerini karşılayamaz halegelip emekli maaşımızdan takviye ettik. Kula minnet eylemedenderdimizi kibarca anlattıklarımıza ise ya biz anlatamadık, ya da onlaranlayamadılar! ...