logo

ÜÇ KONU

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
ÜÇ KONU

.

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır” der Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Hain eller tarafından katledilen Üstat Uğur Mumcu ise bize “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” diye yol gösterir. “Daha aydınlık bir dünya, daha aydınlık bir hayat” misyonumuz ise gazetemizin kuruluşundan itibaren logomuzda yer alır.

Bu girizgahla yaz sıcağında son güncel konuları paylaşmak istiyorum:

ZBEÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ GÜVEN VERİYOR

Son 2-3 haftadır Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tedavi görüyorum.

Lafı uzatmadan Fakülte bünyesindeki Periodontoloji-Diş Eti Hastalıkları Kliniği ve Endodonti-Restoratif Diş Tedavisi Kliniği hizmetlerinden memnuniyetimi ifade etmek istiyorum.

Öyle ki; ilk başvurumdan itibaren hemen hemen herkes ve her zaman, üzerine düşen sorumluluğu tam anlamı ile ve tam zamanında yerine getirdi diyebilirim.

Şaşırdım! Sanki sihirli ve mahir bir el ortalıkta dolaşıyordu. Kimseyi tanımıyordum ama sekreteryalar dahil işler tıkır tıkır işliyordu. Sevk eden ve sevk edilen yerler kayıtlar alıyor, randevu ve kontrol saatlerine uyuluyor ve konuşmalar ile yapılan işlemlerden anladığım kadarı ile “diş işi sağlam” yapılıyordu.

Konuşmalar derken; Hasta Planlama Kartı ile aklımda kalan ve muhtemelen stajyer veya öğrenci hekimler; Dt. Elif Nur, Dt. Merve,  Stajyer Nur, Stajyer Selçuk, Rabia hanım, diğer isimler… Hepsi disiplinli, açıklayıcı, sabırlı ve işinin ehli gençler. Bana ve ihtiyacı olanlara kim dokundu ise ve emeği geçen hepsine samimiyetle teşekkür ediyoruz.  

İlk fırsatta Rektör Özölçer’i gördüğümde bu takdirimi paylaşacağım, kendisini ve Dekan Prof. Dr. Baran Can Sağlam ile ekibini kutlayacağım.

Hani derler ya; Bir mal veya hizmet aynı anda hem hızlı, hem kaliteli hem de ucuz olamaz diye … Şahsen Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kliniklerinde bu üçü bir arada olduğunu bizzat gözlemledim.

İnşallah bir daha işim düşmez ama düşse de gam değil; Çünkü onlara güveniyorum.

MİLLETVEKİLİ ERTUĞRUL’UN YANINDAYIZ

Geçen gün CHP Zonguldak Milletvekili Dr. Eylem Ertuğrul, Uyuşturucu ile ilgili İyi Parti’in mecliste verdiği araştırma önergesi için partisi adına söz alarak destek verdi.

Konuyu TBMM’de gündeme taşıyan Ertuğrul’un , “Mecliste defalarca bu konuyu araştıralım dedik. Her seferinde iktidarın oylarıyla reddedildi. Neden çocuk yaşlara kadar indi? Neden okul önlerine kadar geldi? Siyasi bağlantıları nedir? Bu kadar çeşidi ülkeye kim sokuyor? Kim ürettiriyor? Kim izin veriyor? Kim sattırıyor? Paralar nereye gidiyor? Tüm bu sorunun ve soruların temelinde ülkenin ekonomik ve toplumsal koşulları yatıyor.” Özetindeki tepkili sözleri tarihe geçmelidir.

Hoş, biz öyle desek de haber okunma sayılarına baktığımda sıradan bir konser haberi kadar bile kadar okunma sayısı olmadığına tanık oluyoruz ne yazık ki.

Bu önemli konuyu siyasetin ve ideolojinin dışında eğitim, ekonomi, sosyokültürel ve nihayet toplumsal duyarlılık haline getirmeliyiz.

Valilik basın bültenlerinin bir çoğunda uyuşturucu üreten, satan kullanan veya uyuşturucu aldığı için olaylara karışanların yakalananların bolluğu dikkat çekiyor.

Ve akıllara yine Ertuğrul’un iktidarı hedef alan şu sorusu takılıyor :

 “Yakalansın iyi, güzel. Yakalanan kişi ve madde miktarının artması marifet mi peki? Asıl soru, bunları bu ülkeye kim getirdi? Kim cirit attırdı? Kim bunların kolayca ülkeye girmesini sağladı? İşte bu soruların cevabı doğrudan kendinize dokunacağından araştırmaya, engellemeye yanaşmadınız, yanaşmıyorsunuz.”

Sayın Milletvekili Ertuğrul bu konuda sonuna kadar yanınızdayız. Lütfen üzerine gitmeye ve bu büyük sorunu kamuoyunda tutmayı hep birlikte sürdürelim.

Sözün özü: Uyuşturucu belası ile mücadeleye devam etmeliyiz.

EREĞLİ İL OLSUN KONUSU UNUTULDU MU?

Yazımı adeta uykuya yatırılmış bir başka Ereğli konusu ile tamamlamak istiyorum.

Hani il olma hayallerimiz vardı, hani platformlar kuruyorduk, hani bunu hak ettiğimizi hep birlikte ispatlıyor ve haykırıyorduk, hani ya 2023 festivalimizi “Ereğli İl Olsun” teması ile başlatmıştık.

Ne oldu da unuttuk?!

Paylaşın:
Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...
  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...
  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...