logo

YAVAŞ YAVAŞ ENERJİMİZİ ÇALAN GÖRÜNMEZ YORGUNLUK!

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
YAVAŞ YAVAŞ ENERJİMİZİ ÇALAN GÖRÜNMEZ YORGUNLUK!

DİJİTAL ÇAĞ TÜKENMİŞLİĞİ: YAVAŞ YAVAŞ ENERJİMİZİ ÇALAN GÖRÜNMEZ YORGUNLUK!

Günümüz dünyasında “Yorgunluk” artık fiziksel bir mesele değil; zihnimizin derinlerine işleyen, görünmez bir ağırlık. Belki de gün içinde defalarca hissettiğimiz ama adını koyamadığımız bir hal; “Dijital Çağ Tükenmişliği.”

Sabah gözümüzü açar açmaz ekran ışığıyla güne başlıyor, gece yatmadan önce yine bir ekranla günü kapatıyoruz. Bir günde yüzlerce bildirim, yüzbinlerce uyaran, bitmeyen mesaj akışı, yeni çıkan uygulamalar, sürekli güncellenen platformlar… Farkında olmadan zihnimizi sürekli “Hazır ol” konumuna itiyoruz. Ve bu, insana özgü en temel kaynak olan dikkatimizi, hiç fark ettirmeden tüketiyor.

Artık hiçbir şey “Yavaşça” ilerlemiyor. Hız, her şeyin norma dönüştüğü yeni bir çağdayız. İçeriğin hızı, iletişimin hızı, krizin hızı, gelişmelerin hızı… Bu hızın içerisinde beynimizin yüzyıllardır alışkın olduğu doğal döngüler bozuluyor. Dinlenme, boşluk, sakinlik neredeyse lüks kavramlara dönüşmüş durumda.

En büyük yanılgı da Dijital yorulmanın fiziksel yorgunluktan farklı olduğunu zannetmek. Oysa zihinsel tükenme, bedeni de çökerten bir domino taşı. Konsantrasyon azalıyor, uyku bölünüyor, kısa süreli hafıza zayıflıyor, heyecan eşiği düşüyor, tahammül azalıyor. İnsan ilişkileri bundan payını alıyor; iş performansı düşüyor; hatta duyguların tonu bile değişiyor.

Dijital dünyada sürekli “Erişilebilir” olmak, bizi paradoksal biçimde daha yalnız bir noktaya taşıyor. Çünkü beynimiz, sürekli uyarılan bir sistemin içinde gerçek bağları kurmakta zorlanıyor. Bir yandan bağlantı içindeyiz, diğer yandan giderek kopuyoruz. Telefon dolu, zihin boş. Bildirim çok, huzur az. Bağlantı sürekli, temas eksik.

Dijital Çağ Tükenmişliği, bir “Teknoloji karşıtlığı” değil; insan olmanın sınırlarını hatırlatan sessiz bir uyarı aslında. Çünkü mesele telefon bırakmak değil, tekrar kendine dönecek alanı yaratmak. Birkaç dakikalık duraksama bile bilişsel sistemi yenilemeye, duygusal dengeyi korumaya ve zihinsel nefes almaya yardımcı oluyor.

Asıl güç, teknolojiyi kullanırken kendini kaybetmemekte.
Asıl mesele, hızın içinde kendi ritmini koruyabilmekte.
Asıl dönüşüm, ekranı kapattığında başlayan sessizliğin kıymetini yeniden fark edebilmekte.

Dijital çağ hepimizi dönüştürüyor. Ama bu dönüşümün içinde kaybolmamak da bizim elimizde.

Bazen yapacağımız en büyük iyilik, kendimize uzun zamandır tanımadığımız bir hakkı geri vermektir:

Derin bir nefes, içe doğru sessiz bir dönüş!

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...
  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...