logo

ÇALIŞMA HAYATINDA SOSYAL EROZYON VE GÖÇ

Tahsin ÖZYAMAK

Tahsin ÖZYAMAK
tozyamak@haberhayat.net
ÇALIŞMA HAYATINDA SOSYAL EROZYON VE GÖÇ

Değerli Haber Hayat okurları,

Yazı dizimizin ilk bölümlerinde Ereğli’nin ekonomik gücünden ve yaşlanan nüfusumuzdan bahsetmiştik. Bugün ise madalyonun en can yakan yüzüne; yani gençlerimizi bu topraklardan koparan “sosyal erozyona” ve çalışma hayatımızdaki değişime odaklanıyoruz.

Hazırladığım “TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi Raporu”ndaki en sarsıcı veri şu: 2015 yılında Zonguldak, Türkiye’de “Çalışma Hayatı Endeksi”nde ilk sıralarda, adeta zirvedeydi. Peki, ne oldu da 2025 yılına geldiğimizde aynı şehir “Çalışma Hayatından Memnuniyetsizlik” ile anılır oldu?

Sessiz Bir Erozyon Yaşıyoruz

Sosyal erozyon dediğimiz şey, bir şehrin sadece parasını değil, ruhunu kaybetmesidir. Ereğli ve Zonguldak havzasında çalışma hayatı artık sadece “geçim derdine” indirgenmiş durumda. Rapordaki bulgulara göre, iş yerlerindeki sosyal bağlar zayıflıyor, aidiyet duygusu yerini “ilk fırsatta gitme” düşüncesine bırakıyor. Sosyal imkânların kısıtlılığı, kültürel aktivitelerin azlığı ve şehrin sunduğu “yaşam kalitesinin” sanayi devliği ile yarışamaması, insanımızı ruhsal bir yorgunluğa sürüklüyor.

Gençlerin Bavulu Neden Hep Hazır?

Raporun göç verileri, bu sosyal aşınmanın doğal bir sonucunu gösteriyor: Nitelikli Göç. Bugün Ereğli sokaklarında yetişen Mert ve Ceren gibi pırıl pırıl gençlerimiz, üniversiteyi bitirdikten sonra rotayı neden hemen Bolu’ya, Düzce’ye ya da büyükşehirlere kırıyor?

  • Düzce örneği önümüzde: Düzce, genç nüfusu ve çalışma hayatındaki dinamizmiyle Türkiye’de ilk 30’a tırmanırken; biz sanayinin devliğine rağmen memnuniyet sıralamasında 50. sıranın altına geriliyoruz.
  • Gençlerimiz artık sadece “maaş” istemiyor; akşam mesai bitince nefes alabileceği, kendini geliştirebileceği ve sosyal anlamda tatmin olacağı bir şehir arıyor.

Göç, Sadece Bir Nüfus Hareketi Değildir

Ereğli’den giden her genç, aslında bu şehrin gelecekteki “aklından” bir parça götürüyor. Raporumuzda vurguladığımız gibi, Zonguldak son 10 yılda nüfusunun %3’ünü kaybetti. Bu kayıp, sadece bir sayı değil; kapanan bir dükkân, boş kalan bir okul sırası ve eksilen bir komşuluk demektir. Sosyal erozyon, şehrin dokusunu inceltiyor ve geride kalanların omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyor.

Çözüm: Fabrika Duvarlarını Aşmalıyız

Değerli okurlar, çözüm sadece daha fazla üretim yapmakta değil. Çözüm; fabrikanın içindeki çalışma huzurunu, şehrin caddelerindeki sosyal huzurla birleştirmektedir. Ertan Bey‘in tecrübesiyle, Hülya Hanım‘ın vizyonuyla, gençlerimize “burada sadece çalışmazsın, burada gerçekten yaşarsın” diyebileceğimiz bir Ereğli inşa etmeliyiz.

Eğer sosyal erozyonu durduramazsak, amiral gemimiz ne kadar büyük olursa olsun, onu yürütecek mürettebatı bulmakta zorlanacağız. Unutmayalım; binaları beton, şehirleri ise içindeki sosyal bağlar ayakta tutar.

Esen kalın.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇALIŞMA HAYATINDA SOSYAL EROZYON VE GÖÇ

    17 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Yazı dizimizin ilk bölümlerinde Ereğli’nin ekonomik gücünden ve yaşlanan nüfusumuzdan bahsetmiştik. Bugün ise madalyonun en can yakan yüzüne; yani gençlerimizi bu topraklardan koparan "sosyal erozyona" ve çalışma hayatımızdaki değişime odaklanıyoruz. Hazırladığım "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi Raporu"ndaki en sarsıcı veri şu: 2015 yılında Zonguldak, Türkiye’de "Çalışma Hayatı Endeksi"nde ilk sıralarda, adeta zirvedeydi. Peki, ne oldu da 2025 yılına geldiğimizde aynı şehir "Çalışma Hayatından Memnuniyetsizl...
  • SİZ OLAYI VERİN, BİZ HABERİ…

    17 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Haber kaynağından okura kadar herkesin içinde olduğu medya ilişkileri üzerine; teoriden ve pratikten gelen deneyimleri, küçük uyarılar ve birkaç dostane tavsiye ile "bayramlık yazı" kıvamında paylaşmak istedim. Günümüz dijital dünyasında medya ile ilişkisi olmayan neredeyse yok. Ekonomiden siyasete, magazinden bilime kadar her alan bir şekilde medya aracılığıyla görünür oluyor. Medya olarak bazen gündemi olduğu gibi aktarıyoruz, kimi zaman belirliyoruz, bazen de yorumlarımızla gündemi değerlendiriyor; eleştiriyor ya da alkışlıyoruz. ...
  • SAVAŞIN DEĞİŞEN YÜZÜ: CEPHEDEN ZİHİNLERE

    13 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Savaş eskiden belirli bir coğrafyaya sıkışmıştı. Cephe vardı, cephe gerisi vardı… Kurşunların ve bombaların menzili belliydi. Bu yüzden savaşın psikolojik ve fiziksel etkileri de çoğunlukla o sınırların içinde kalıyordu. Ancak modern savaşlar artık sadece askerlerin karşı karşıya geldiği bir cephe mücadelesi değil; toplumların tamamını etkileyen geniş bir psikolojik alan haline geldi.Bunun en çarpıcı göstergelerinden biri sivil kayıplarındaki artıştır. I. Dünya Savaşı sırasında ölenlerin yaklaşık %30’u sivildi. Cepheler belirgindi ve s...
  • BEUN’DA ‘SESLİ’ YÜKSELİŞ!

    10 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversitelerin gelişimi çoğu zaman yıllara yayılan bir süreçtir. Ancak bazı dönemler vardır ki, yapılan çalışmaların etkisi yalnızca akademik çevrelerde değil; şehirde, bölgede ve hatta ulusal ölçekte daha görünür hale gelir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda tam da böyle bir dönemden geçiyor. Tam dört yıl önce rektörlük görevine başlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yönetim dönemine bakıldığında, üniversitenin yalnızca merkez kampüsünde değil; ilçelerde bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında da dik...