logo

YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN

Uzman Psikolog Dr. Tugay YAZGAN
tyazgan@haberhayat.net
YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”


Bir toplum düşünün… Hala karnını nasıl doyacağını düşünüyor; hala ısınmak, barınmak, güvende hissetmek temel amacı… Ve bir yandan da kendi kendine “gelişiyoruz” diyor.

Psikolojinin en bilindik kuramlarından biri olan Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanın önce en temel gereksinimlerini karşılayıp sonra kendini gerçekleştirmeye yöneldiğini söyler. Piramidin en altında fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yemek, su, uyku, nefes… Yani hayatta kalmanın çıplak gerçeği. Üst basamaklara çıktıkça güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede kendini gerçekleştirme yer alır.

Ama gelin dürüst olalım: Biz hala en alttayız.

Bugün milyonlarca insan için “yarın ne yiyeceğim?” sorusu hala yakıcı bir gerçek. “Nasıl yaşayacağım?” sorusu, “Nasıl yaşayabilirim?”den daha ağır basıyor. Barınma, artık bir hak olmaktan çıkıp lükse dönüşmüş durumda. İnsanlar ev değil, güvenli bir köşe arıyor. Uyku bile konfor değil; bir ayrıcalık gibi.
Böyle bir zeminde hangi kendini gerçekleştirmeden bahsedebiliriz?
Sanat üretmek, kendini keşfetmek, anlam aramak… Bunlar aç bir bedenin değil, doymuş bir ruhun meseleleridir. Ama biz, açlığın ortasında “kişisel gelişim” konuşuyoruz. Hayatta kalma mücadelesi veren bireylerden “potansiyelini gerçekleştirmesini” bekliyoruz. Bunun, bir çocuğa koşmayı öğretmeden maraton kazanmasını istemekten farkı yok.

Daha da ironik olan şu: Toplum olarak başarıyı hala üst basamakların diliyle tanımlıyoruz. Statü, prestij, kendini ifade etme… Ama bireyin gerçeği, alt basamakların sertliğiyle şekilleniyor. İnsanlar kendini gerçekleştiremediği için değil, çoğu zaman kendini koruyamadığı için tükeniyor.
Bir başka çelişki de burada başlıyor: Açlık sadece mideyle ilgili değildir. Güvensizlik sadece kapı kilidiyle çözülmez. Ve insan sadece nefes aldığı için “yaşıyor” sayılmaz.

Bugün geldiğimiz noktada, Maslow’un piramidi tersine dönmüş gibi. En tepede olması gereken anlam arayışı, yerini hayatta kalma kaygısına bırakmış durumda. İnsanlar kim olduklarını değil, nasıl dayanacaklarını düşünüyor.
Biz insanı “gelişmesi gereken bir varlık” olarak anlatıyoruz ama yaşadığı koşulları “değişmesi gereken bir sistem” olarak ele almıyoruz.
Maslow’un kemiklerini sızlatan şey, teorisinin yanlış olması değil, tam tersine, fazlasıyla doğru olması. Çünkü bu teori bize şunu hatırlatıyor: İnsan, önce yaşama tutunabilmeli ki sonraki adımları hedefleyebilsin.

Ama biz, ilginç olarak nefes almaya çalışan bir topluma, derin anlamlar yüklemeye çalışıyoruz.
Ve bu yüzden, piramidin en alt katında sıkışmış bir insanlığa, en üst katın hayallerini satıyoruz.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...