logo

HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar.

Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar tanrıçanın heykel ya da resmini, ahırların üst kirişindeki kutsal yere asarlar, binek hayvanlarının korunmasını isterlerdi. Epona, sanat yapıtlarında; genellikle bir eli yanındaki atın ya da eşeğin başında otururken tasvir edilmiştir.

Romalılar’ın bir diğer tanrıçası; bitkilerin çiçeklenmesini sağlayan Flora’dır. Kültünü Roma’ya Romulus ile birlikte hüküm süren Sabinus Kralı Titus Tatius’un getirdiği rivayet edilir. Tapınağı, Circus Maximus’un yakınındadır. Floralia olarak adlandırılan şenliği MÖ 238’de genelleşmiştir. Çiçekli bir taçla bezenen başı Cumhuriyet döneminin paraları üstüne kazınmıştır. Botanikte belirli bir doğal çevrenin bitki örtüsü anlamında kullanılan ‘flora’ terimi onun adından gelmektedir.

Hestia; hem Yunan mitolojisinde hem de Roma dininde ocak tanrıçasıdır; 12 Olympos tanrısından biridir. Kronos ile Rhea’nın kızıdır. Apollon ve Poseidon’un kendisine talip olmaları karşısında ömür boyu evlenmemeye and içer. Bunun üzerine Zeus ona bütün kurbanlara nezaret etme onurunu bağışlar.

Hestia’ya aşk ocağının koruyucusu tanrıçası olarak tapılırdı. Ama kent birliği de daha geniş çaplı bir aile birliği sayıldığından, bazı kent devletlerinde olduğu gibi Herakleia Pontika ‘prytareion’u denilen kent sarayı ve kent misafirhanesinin kent ocaklarında da Hestia kültü geçerliydi. Aile konukseverliğinin ve iç birliğinin tanrısı olan Zeus ( Romalı’larda Jüpiter ) ile yakından ilişkiliydi. Ayrıca Hermes ile de bağlantısı vardı; ikisi hem ev yaşamını, hem de iş yaşamını ve ev dışındaki yaşamı temsil ediyorlardı. Hestia daha sonra eski Yunan ve Roma felsefesinde evrenin ocak tanrıçasına dönüşmüştür.

Horalar, eski Yunan ve Roma mitolojilerinde mevsimleri ve doğadaki düzeni simgeleyen tanrıçalardır. İlyada’da Olympos’un kapılarına bekçilik ettikleri anlatılır. Hesiodos’a göre Horalar, tanrılar tanrısı Zeus ile bir Titan olan Themis’in çocuklarıdır. Eunomia ( İyi Düzen ), Dike ( Adalet ) ve Eirene ( Barış ) gibi adlar taşımaları, işlevlerinin doğuştan insan yaşamındaki olaylara kadar uzandığını gösterir. Eski Atina’da Horalar’ın sayısı ikiydi; bahar çiçeklerinin tanrıçası Thallo ( Thalia ) ve yaz meyvelerinin tanrıçası Karpo ( Karpos )… Her yıl bu tanrıçalar için düzenlenen şenliklere Horaein denirdi. Sonraki dönemlerde Güneş Tanrısı Helios ile Ay Tanrıçası Selene’nin kızları olan ve her biri geleneksel özellikleriyle betimlenen Horalar, dört mevsimi simgelemeye başladılar. Sonunda bir günün 12 eşit parçaya bölünmesinden elde edilen zaman dilimlerinin her birine Hora ( saat ) denildi.

Yunanca Khantes, Latince Gratia denen Kharisler; bereket tanrıçalarıdır. Verimli bir tarla ya da bahçenin hoş ya da sevimli görünümü anlamına gelmektedir. Kharisler’in sayısı değişmekle birlikte, genellikle üçünden söz edilir; Aglaie ( Parlaklık ), Euphroıyne ( Sevinç ) ve Thalia ( Gençlik )… Bunların Zeus ile Hera’nın ya da Okeanos’un kızı Eurynome’nin ya da Zeus’un kızı Aigle’nin kızları oldukları söylenir. Kharisler genellikle güzellik ve çekicilik tanrıçaları olarak kabul edildiklerinden, Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite, onun yardımcısı Peitho ve bir bereket tanrısı sayılan Hermes’le ilişkili görülürlerdi.

Sanat yapıtlarında önceleri giyinik, sonraki dönemlerde çıplak kadınlar olarak resmedilmişlerdir. En önemli tapınma merkezleri Boiotia’daki Orkhomenos, Atina, Isparta ve Paphos idi. Herakleia Pontika’ya da Boiotia’lı kolonistler tarafından getirilmişlerdir.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...
  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...
  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...