logo

TANZİMAT’TAN MÜTAREKEYE KDZ EREĞLİSİ MAARİF MECLİSLERİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
TANZİMAT’TAN MÜTAREKEYE KDZ EREĞLİSİ MAARİF MECLİSLERİ

Ali Akyıldız, TDK İslam Ansiklopedisi’nin ‘’Maarif-i Umumiyye Nezareti’’ başlıklı yazısında taşra maarif meclislerinin bağlı olduğu Maarif-i Umumiyye Nezareti hakkında bilgiler vermektedir.

Sultan Abdülmecid, 1 Mart 1845 tarihinde Meclis’i Muvakkat’ın kurulmasını kararlaştırmıştır. Meclis, birir eğitimin temelini oluşturan sıbyan mekteplerinin ıslahına, diğeri orta dereceli okulları, oluşturmak üzere rüşdiye mekteplerine ve üçüncüsü yüksek ilimlerin tahsil edileceği bir darülfünun kurulmasına dair üç layiha hazırladı; ayrıca eğitim işleriyle ilgilenmek üzere Babıali’de daimi bir meclisin kurulmasını önerdi. Eğitimin ıslahı programının ana hatlarını bu şekilde belirledikten sonra yerini Meclis-i Maarif-i Umumiyye’ye bıraktı.

Meclis, ayda bir defa daha geniş bir katılımla Meclis-i Umumi-i Maarif adıyla toplanmakta ve Meclis-i Maarif’in bir ay zarfında görüştüğü konularla bir sonraki ay yapmayı düşündüğü faaliyetleri ele almaktaydı.

Islahat Fermanı’nın ilanından sonra, 19 Haziran 1856 tarihinde Müslüman ve gayrı müslim bütün tebaa temsilcilerinin katılacağı bir Meclis-i Muhtelit’in tesisi kararlaştırıldı. Bu meclis başlangıçta, toplam altı üyeden oluşurken daha sonra bu sayı artmıştır. Yeni düzenlemeyle birlikte eğitim işlerine bakan meclislerin sayısı ikiye çıktı: Meclis-i Maarif ve Meclis-i Muhtelit-i Maarif… Meclis-i Maarif daha ziyade dini ilimlere, diğeri ise karma eğitime dair konuları görüşecekti.

Maarif Nezareti, Temmuz 1879’da yapılan esaslı bir düzenlemeyle mekatib-i aliye, mekatib-i rüşdiyye, mekatib-i sıbyaniyye, telif ve tercüme ve matbaalar olmak üzere beş ana daireye ayrıldı.

Kastamonu Salnamelerinde Kdz Ereğlisi Maarif Meclisi üyeleri 1876-1905 arası şöyle kaydedilmiştir:

1876-1878 yılları : Reis: Hüseyin Hilmi Efendi, Azalar: Hacı Halil Efendi, Halil Efendi, el-Hac Mehmed Raşid Efendi. 1878 yılında Katib: Ali Rıza Efendi.

1879 : Reis: Naib Osman Fevzi Efendi, Nazırı Hasan Bey, Azalar: Hüseyin Hilmi Efendi, Hüseyin Efendi, Ali Sami Bey, Ahmed Efendi, Ahmed Efendi ( diğer ), Mehmed Raşid Efendi, Hacı Ahmed Ağa.

1880 : Reis: Nazır Miralay Hafız Adem Bey, Azalar: Telgraf Müdürü Cemal Bey ( Mecidi 5 madalyası ), Ahmet Tayyar Bey, Raif Efendi, Hüseyin Efendi, Rik’a hocası Ali Sırrı Efendi.

1893 : Reis-i evvel ahmed Efendi ( saniye ), Reis-i sani Acenta Hüseyin Efendi, Azalar: Mehmed Efendi, Mahmud Bey, Eşref Efendi, Katib: İsmail Rıza Bey.

1894 : Reis-i evvel Ahmed Efendi ( saniye ) ( Paris’te bulunduğu cihetle tarihi bilinemediği ), Reis-i sani Acenta Hüseyin Efendi, Azalar: Mehmed Efendi, Mahmud Bey, Eşref Efendi, Katib: İsmail Rıza Bey.

1895 : Reis: Necib Efendi, Reis-i sani Acenta Hüseyin Efendi, Azalar: Hüseyin Efendi, Hafız Nimet Efendi, Halil Efendi, Eşref Efendi, Katib: Rıza Bey.

1897 : Reis: Kaymakam Emin Muhlis Bey, Azalar: Hüseyin Efendi, Hafız Nimet Efendi, Mustafa Efendi, Eşref Efendi, Halil Efendi, Katib: Rıza Bey.

1900 : Reis: Müftü Hasan Efendi, Azalar: Halil Efendi, Hakkı Efendi, Katib: Rıza Efendi.

1905 : Reis: Kaymakam Emin muhlis Bey, Azalar: Mahmud Bey ( salise ), Nimet Efendi           ( Edirne ruusu ), Rıfat Bey, Hacı Halil Efendi, Yakub Efendi, Katib: Rıza Efendi.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ŞİMDİKİ AKLIM OLSA”: PİŞMANLIK MI, SONRADAN GELEN İÇGÖRÜ MÜ?

    24 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Şimdiki aklım olsa” ifadesi, gündelik dilde basit bir pişmanlık cümlesi gibi görünse de psikoloji literatüründe oldukça katmanlı bir karşılığa sahiptir. Bu cümle, geçmiş yaşantının bugünkü bilişsel ve duygusal çerçeveyle yeniden değerlendirilmesini içerir. Yani kişi, geçmişteki benliğini bugünkü benliğinin bilgi, farkındalık ve düzenleme kapasitesiyle yargılar. Bu durum, çoğu zaman kaçınılmaz bir bilişsel yanlılık üretir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifinden bakıldığında “şimdiki aklım olsa” düşüncesi, geriye dönük bilgelik yan...
  • BÖLGEMİZİN AMİRAL GEMİSİ: EREĞLİ EKONOMİSİNİN GELECEĞİ

    15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Aralık 2025 tarihinde tamamladığım "TR81 Bölgesel Yaşam Endeksi ve Refah Göstergeleri Raporu"nun temel bulgularını içeren yazı serimizin ilk bölümünü sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu raporun; bölgemizin kamu yöneticileri, yerel yönetimler, Ticaret ve Sanayi Odaları ile STK’lar gibi "bölgemizin mimarları" tarafından dikkatle incelenmesi, atılacak adımların bilimsel bir temele oturması açısından hayati önem taşımaktadır. Batı Karadeniz’in ekonomik kalbi olarak nitelendirdiğimiz bu geniş coğra...
  • MEDENİ ÇIĞLIKLARA ARACILIK

    15 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar bazen bağırmaz, illa kırıp dökmek gerekmez, bazen sokakları değil, satır aralarını kullanır. İşte bu yankılar, aslında birer medeni çığlıktır. Kırmadan, dökmeden; ötekileştirmeden ama susmadan… İşte biz de medya olarak bu ‘medeni çığlıklara’ aracılık ederiz. 2025 yılı boyunca www.haberhayat.net’te yayımlanan yazılar ve haberlerimiz; öfkeyi değil farkındalığı, isyanı değil uyarıyı, karamsarlığı değil sorumluluğu merkeze aldı. Bu metinlerin ortak özelliği şuydu: Kimi zaman “neyi bekliyoruz” dedik, bazen, “bir durup düşünelim, uyar...
  • YAŞAMI DEĞERLİ KILAN ŞEYLER ÜZERİNE DÜŞÜNÜRKEN

    05 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Yaşamın değerini çoğu zaman büyük kavramlarla anlatmaya çalışıyoruz. Mutluluk, başarı, anlam… Ama bu kelimeler gündelik hayata dokunmadığında, biraz havada kalıyor. Oysa yaşam, çoğunlukla küçük şeylerden oluşur. Değer dediğimiz şey, bu küçük parçaların nasıl yaşandığıyla ilgilidir. Değerli bir yaşam; her günü dolu dolu geçirmek değil, günle temas edebilmektir. Bizi iyi hissettiren şeyler çoğu zaman iddialı etkinlikler değildir. Bir sergi gezmek kadar, aynı sokağı dikkatle yürümek de yaşamı zenginleştirebilir. Okumak, yazmak, üretmek…Bir ...