logo

DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI : ŞEHİR STRESİ!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI : ŞEHİR STRESİ!

Bundan tam bir yıl önce 12 Kasım’da ŞEHİR HAKKI başlıklı yazımda Ereğli’de işlerin iyi gitmediğini özetleyerek,Hal böyleyken; genel ve yerel iktidar dinamiklerinden böbürlenmelerini veya yakınmalarını değil, fonksiyonel icraatlar yapmalarını; karşı kanatlardan ise objektif değerlendirmelerle konuşmalarını/ses vermelerini beklemek şehir halkının “Şehir Hakkı Adına” hakkıdır.” demiştim.

Bugün de ‘Şehir Hakkı’nın ne yazık ki ‘Şehir Stresi’ne dönüştüğünü söylüyorum.

Şöyle ki;

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Kasım ayı meclis toplantısında çok önemli konuları o kadar fazla söz arasında söyledi ki önemleri hissedilmedi bile!

Şehir dışında olmam nedeni ile katılamadığım toplantıda Posbıyık, şehrin gündeminde olan konularla ilgili neler söylemiş önce satır aralarına bakalım:

  • “…limanı sırf Kdz. Ereğli Belediyesi’ne zarar vermek için kapatıyorlar. Ereğli için bir şeyler yapması gerekenler de hiçbir şey yapmıyorlar. Zulüm görüyoruz, Kdz. Ereğli Belediyesi zulüm altında”
  • “12 tane(cami yeri) yer gösterdik oraya yapılmasını istiyor halk. ‘Seni cezalandıracağız’ diyorlar. Aynı hikaye işte, yeni yaptığımız balık lokantasındaki şikayet gibi aynı. Açtırmıyorlar.” 
  • “Meşhur Kent Meydanı. Açık ve net olarak konuşuyorum. Bağışçıya baskı yapıyorlar, ‘Seçimler yaklaştı, CHP’li başkana oy kazandırmak mı istiyorsunuz siz’ diye. ‘Kent meydanına bağış yapmayacaksınız’ diyorlar. Aylardan beri konuşuyorum bağışçılarla. Bağışçılar ‘büyük baskı görüyoruz seçime kadar bir şey yapmayacağız’ dediler.”
  • “Türkiye’de İller Bankası’na bir tek lira borcu olmayan belediye Ereğli Belediyesi. Neden kredi vermiyorlar bana?, ‘Çünkü camiyi istedikleri yere yaptırmıyorum…”

Aynı Posbıyık, konuşmasının devamında Ak Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar’ı adeta Ereğli düşmanı ilan ediyor ve manidar bir selam göndermeyi ihmal etmiyor.

Doğalgaz ve imar revizyonu müjdelerini ise yoğun çabalarla elde edildiğini açıklayan Posbıyık, son oturumda 2023 bütçesinin 134 Milyon Lira ile –borçlanarak- dengelendiğini ilan ediyor.

Buraya kadar “haberin kutsallığı” kıvamında özetledik.

Şimdi “yorumun hürlüğü” moduna geçiyoruz:

Posbıyık’ın söylediklerine laf kalabalığı değil de içerik olarak baktığımızda; “zulüm gören bir belediye(halk), tehdit edilen bağışçı (Erdemir kast ediliyor galiba), hak edildiği halde kasıtlı olarak verilemeyen iller bankası kredisi, açtırılmayan tesis, altın tavuk yumurtladığı halde kapatılmaya çalışılan liman” görüyoruz.

Ekleyelim; “Yıllardır yapılamayan kampüs, kiralık binalarda hizmet veren önemli kamu daireleri, yılan hikayesine dönmüş Ereğli Devrek yolu, TOKİ sosyal konutlarına 100 adet zoraki eklenti, bir türlü yapılmayan 2,5 km.lik Ereğli-Alaplı OSB bağlantı yolu, nüfusa ve sosyoekonomik haraketliliğe oranla emniyet kadrosundaki yetersizlik, devlet okullarının geçici taşınmaları sorunları…  vs.” görüyor ve şehir halkı olarak strese giriyoruz.    

Siyaset bir yana; bunca sorun yumağı haline gelmiş düğüm, büyütülmeli ve çözülmeli diyorum.

Başkan Posbıyık isyan etmekte haklı!

Posbıyık belki çok şeyi aynı anda/ yüksek sesle söylediğinden ve‘siyaset yapıyor’ yorumu ile anlaşılmıyor olabilir ama bu sorunlar endişe verici boyuta ulaşmış durumda. Bunu da en derinden Karadeniz Ereğli halkı ile kamu görevlileri yaşıyor, etkileniyor.

Posbıyık’ın manidar ve kasıtlı bir şekilde selam gönderdiği Ak Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar’ın sorunların kaynağı olabilecek kötü niyette ve kudrette olduğunu da sanmıyorum.

Tekrar ediyorum: Bu kadar sorun birikimi şehrimizde büyük bir stres yaratıyor ve siyaset/siyasetçiler bu aşamada yetersiz kalıyor.

Oysa siyasiler birer yıl ara ile oy istemeye halka doğru gidecekler. İşsizlik ve göçün önlenmesi için yatırımcılara cazibeler sunulacak, projeler havada uçuşacak ve “en iyisi biziz” mesajları falan verilecek.

Oysa yatırımcı ve halk güven ister, huzur ister, bizde ise ne yazık ki bol stres var!   

Özellikle iktidar partisi temsilcilerine seslenmek istiyorum:

“Yerel yönetim hükümetle uyumlu değil” gibi subliminal mesajlarla değil, meydan okumalarla değil, ideolojik farklılıklarla açıklayarak geçiştirerek değil, polemik yarışına girerek de değil, gerçek anlamda sorunların üstüne giderek, mazeret değil diyalog ve hizmet üreterek endişeler giderebilir.    

Belki de sorunlar yerine öncelikle sorunların kaynağının bir envanteri çıkartılmalı.

Ne dersiniz?

  • Not: Güzel Vatanımız, Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucu Lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüz ile dava arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi; özlem, sevgi, saygı ve minnetle, rahmetle anıyorum. Yolu, yolumuzdur.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAZGAN DİKKAT ÇEKTİ: “MASLOW’UN KEMİKLERİNİ SIZLATTIK!”

    22 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir toplum düşünün… Hala karnını nasıl doyacağını düşünüyor; hala ısınmak, barınmak, güvende hissetmek temel amacı… Ve bir yandan da kendi kendine “gelişiyoruz” diyor. Psikolojinin en bilindik kuramlarından biri olan Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanın önce en temel gereksinimlerini karşılayıp sonra kendini gerçekleştirmeye yöneldiğini söyler. Piramidin en altında fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yemek, su, uyku, nefes… Yani hayatta kalmanın çıplak gerçeği. Üst basamaklara çıktıkça güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede kendini ge...
  • ŞEHİR MERKEZİNDE TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ

    20 Nisan 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmış kültür varlıklarımız, Ereğli’mizin önemli zenginlikleri olarak gelecek kuşaklara aktarılmayı hak etmektedirler. Kdz Ereğli Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin yazdığı Akheron Vadisi Projesi ve geçmiş dönem Zonguldak Milletvekilimiz Boray Baycık’ın, Turizm Bakanlığı nezdinde başvuru ve girişimleri sonucu 2000-2002 yıllarında yapılan kamulaştırma, temizlik, bakım ve aydınl...
  • HAYAT NE ZAMAN YORAR?

    13 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Hayatın yorduğunu söyleyen insan sayısı her geçen gün artıyor. İlginç olan şu ki, bu yorgunluk çoğu zaman fiziksel değil! İnsanlar artık daha az ağır işlerde çalışıyor, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, konfor artıyor gelin görün ki yorgunluk dinmiyor. O halde sormak gerekiyor: Hayat gerçekten ne zaman yorar? Bu soruya verilecek en dürüst cevap şudur: Hayat, anlamını kaybettiği zaman yorar. Friedrich Nietzsche’nin o meşhur sözü bu noktada hala geçerliliğini korur: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.” Burada...
  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...