logo

DİYALOG İYİ DE…

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
DİYALOG İYİ DE…

Kısa bir süre önce kaleme aldığım ‘ŞEHİR STRESİ başlıklı yazıda Ereğli’nin sorunlarını sıralamış ve “Bu kadar sorun birikimi şehrimizde büyük bir stres yaratıyor ve siyaset/siyasetçiler bu aşamada yetersiz kalıyor…  ‘Yerel yönetim hükümetle uyumlu değil’ gibi subliminal mesajlarla değil, meydan okumalarla değil, ideolojik farklılıklarla açıklayarak geçiştirerek değil, polemik yarışına girerek de değil, gerçek anlamda sorunların üstüne giderek, mazeret değil diyalog ve hizmet üreterek endişeler giderebilir.” demiştim.

İyi haber Başkan Posbıyık’tan geldi!

Meğer diyalog kapıları Ak Parti kanadı tarafından açılmış. Milletvekilleri Polat Türkmen, Hamdi Uçar, ilçe Başkanı Saffet Bozkurt ve Meclis Üyesi Numan Korkmaz; Posbıyık ile TSO Başkanı Arslan Keleş’in bürosunda bir araya gelerek “çözüme giden yolda” önemli bir adım atmışlar.

Diyalog kurulmasında Korkmaz’ın adının geçmesine hiç şaşırmadım. Sakin güç Numan Beyi tanırım; tam bir diyalog insanıdır. Epeydir uğramıyorum ama sahibi olduğu Özel Martı Eğitim Kurumlarına ne zaman giderseniz hafta sonunda bile kravatını takmış çalışıyordur, kapısı açıktır, buyur eder. Sorularınıza açık ve net cevaplar alabilirisiniz. Kamu yöneticiliği kadar politikacılığa da ısınmış bir isim olarak aynı anda hem gülen hem de sert ifadeler kullanabilen Korkmaz, Ak Parti’nin uzlaşı yüzü oldu.

Evet, sonuçta bu görüşme işine, İlçe Başkanı Saffet Bozkurt olmak üzere ön ayak olanları ve kompleks yapmadan katılanları kutluyorum. Arslan Keleş’i de unutmamak gerekiyor. TSO Başkanlığındaki tekâmülünün faydalı meyvelerini Ereğli’yi sessizce sunmasını memnuniyetle karşılıyoruz.     

   Konulara gelince…

Posbıyık’ın anlattıklarından öğrendiğimize göre; Liman konusu yoluna girmiş, Bozhane’deki Balıkçı Lokantaları sadece sundurmalarının yıkılması ile kurtulabilirmiş, Erdemir Ofisinin yanındaki Belediye Lokantasının İl Çevre Müdürlüğü ruhsat işi için vekiller “orayı halledeceğiz” demişler,  İller Bankasından Kredi kullanılmasında “yardımcı olacaklarını” söylemişler, Çevre yolunu çözmek için iyice ısınmışlar. Cami yeri için ise Ak parti heyetinin Posbıyık’ı Kent Meydanına yapılmasına ikna etmiş görünüyor. İl olmayı gündemde tutmayı sürdüren Posbıyık, tam da BEÜ’nün ‘adeta’ paranoyasını azdıracak şekilde , “Fakülte yapacağız diye uğraşmayız üniversitemizi yaparız.” deyivermiş. Satır arasında Akın Tatoğlu’na gecikmiş bir teşekkürü de sıkıştıran Posbıyık, revizyon çözümü için de yola çıkıldığını açıklamış.

Buraya kadarı benim anladıklarımın özetiydi…

Şimdi “Diyalog, şehir stresi yorgunluğumuza iyi geldi, ancak…!” ünlemi ile anlayamadıklarıma sorularımla yanıt aramaya çalışayım:

  1. Madem tüm sorunların çözümü bir görüşme kadar kolaydı. Neden bu zaman kadar hep karşılıklı polemiklerle gelindi? Acaba “seçime doğru hamleleri mi” tüm bunlar?
  2. Aynı görüşmeyi Ak parti kanadından da dinleme şansımız olacak mı?
  3. Ak Partili vekillerin muallak ifadeleri ne zaman ete kemiğe bürünüp hizmet olarak yansıyacak?
  4. Posbıyık’ın en çok önemsediği üç konunun “liman, ofis yanındaki balıkçı lokantası ve revizyon” olduğunu biliyoruz. Ak Parti kanadı zaman zaman ‘bürokratik oligarşiden’ şikâyet ederken, bunların çözümünü nasıl sağlayacak?
  5. Başkan Posbıyık, Cami’nin Kent Meydanına yapılamasına (gelinen noktada) sıcak baktı(rıldı)ğına göre, denize cami projesi an itibarı ile rafa kalkmış oluyor mu?
  6. Sayın Başkan; tüm bunları çıkıp Kanal Z’de (Zira belediye ekranlarında konuşmanız kamuoyunda objektiflik konusunda tereddüt oluşturur.)  konuşsak mı?

ÇAĞIMIZIN BELASI: UYUŞTURUCU

Geçtiğimiz gün Kaymakam Mehmet Yapıcı, İlçe jandarma komutanı J. Ütğm. Ali Akca, Emniyet Müdürü Hasan Ünlü, Sahil Güvenlik Komutanı S/G Ütğm.Yusuf Can Efe ve Yazı İşleri Müdürü Erdal Uyar ‘dan oluşan heyeti ile derneğimizi(ERMED) ziyaret ettiğinde ana konularımızdan birisi uyuşturucu ile mücadele oldu. “Emniyet ve jandarma kuvvetlerimiz ciddi başarılar elde ediyorlar ama neden bu kadar çoklar ve bir türlü bitmiyor” dediğimizde Yapıcı, “kolluk güçlerimiz bu konuda oldukça başarılı ve valilik bültenleri kanalı ile halkın da haberi oluyor. Yoksa çağımızın belası uyuşturucu salt bölgemizde fazla değil, başarı fazla olduğundan böyle bir algı oluşmuş” demesi içimi biraz daha rahatlatsa da, bataklığın kurtulması için ülke çapında eğitim kurumları ve basın yolu ile seferberliğin başlatılmasının zamanının çoktan geldiğini düşünüyorum.

OLMADI VAROL HOCAM!

Tok sesi ile sakince konuşur,  olmaz işe “olmaz”, olura “olur” derdi. Ne düşündü de canına kıydı. Hangi derdi değerdi ki buna! Ağlamak bize yakıştı ama böyle terk etmek O’na yakışmadı. Üzgün, kızgın ve acılıyım. Haklarımız yoktur ama helal olsun. Ama değmezdi be Varol Hızal hocam! Olmadı, değmezdi…  Geride kalanlara baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

Paylaşın:
Etiketler: » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...