logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : SEKTÖREL ÇEŞİTLİLİKTE ‘DENİZ’ ADIMI   

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : SEKTÖREL ÇEŞİTLİLİKTE ‘DENİZ’ ADIMI   

Sanayiyle büyüyen Batı Karadeniz, şimdi denizden gelecek yeni bir ekonomik dalganın eşiğinde:

Öncülüğünü Zonguldak TSO Başkanı Metin Demir ile Kdz. Ereğli TSO Başkanı Arslan Keleş’in üstlendiği Kafes Balıkçılığı

Uzun yıllardır taşkömürü ağır sanayi kimliğiyle anılan bölgemizde, su ürünleri yetiştiriciliği ve kafes balıkçılığı başlığının giderek daha yüksek sesle konuşulması aslında tesadüf değil. Çünkü dünya değişiyor, üretim modelleri çeşitleniyor ve rekabet artık tek ayak üzerinde yürüyen ekonomileri zorluyor.

Zonguldak ve Ereğli de uzun zamandır sektörel çeşitliliği sağlama çabası içinde… 

Tam da bu noktada, Zonguldak TSO ile Kdz. Ereğli TSO’nun birlikte yürüttüğü “aqua kültür çalışmaları”, Batı Karadeniz adına dikkatle izlenmesi gereken stratejik bir başlık olarak önümüzde duruyor.

Kdz. Ereğli TSO Başkanı Arslan Keleş’in, yaklaşık bir yıl önce ‘Zonguldak Ekonomi Zirvesi’nde paylaştığı hedefler, meselenin vizyon olarak ölçeğini net biçimde ortaya koyuyor.

Keleş’in sunumuna göre Ereğli-Alaplı arasında planlanan modelde; yıllık 30 bin ton üretim kapasitesi, 150 milyon dolar ihracat potansiyeli, yüzde 70’i kadın olmak üzere 1.500 kişilik istihdam ve yaklaşık 35 milyon euro yatırım hacmi öngörülüyor.

Bu tablo, Batı Karadeniz için sıradan bir yatırım başlığından çok daha fazlasına işaret ediyor.

TAŞKÖMÜRÜ VE SANAYİ NEREYE KADAR!

Çünkü Batı Karadeniz uzun süredir aynı soruyla yüzleşiyoruz: Sanayinin yanına ne koyacağız?

Erdemir var, organize sanayi var, liman var… Ama ekonomik çeşitlilik hâlâ istenen seviyede değil.

“Turizm canlansın” diye özellikle ben ve ZTSO Başkanı Metin Demir Başkan çok zorladık ama potansiyel enerji kinetik enerjiye henüz dönüşemedi maalesef.

İşte ‘Kafes Balıkçılığı’ sektörü, tam da bu boşluğa aday görünüyor.

Doğru planlama yapılırsa; ihracat odaklı yeni bir kulvar açabilir, genç ve kadın istihdamında sıçrama yaratabilir, kıyı ekonomisini canlandırabilir, soğuk zincir ve lojistik yatırımlarını tetikleyebilir.

KRİTİK BAŞLIK: ÇEVRESEL ETKİ

Burada aceleci iyimserliğe kapılmadan şu gerçeği net söylemek gerekiyor:

Karadeniz hassas bir ekosistemdir. Taşıma kapasitesi, akıntı rejimi, çevresel etki ve bilimsel veriler titizlikle değerlendirilmeden atılacak adımlar, fırsatı riske dönüştürebilir! Zira bu tür tesislerin diğer balık popülasyonlarına zarar verme olasılığı ve çevre kirliği gibi riskler taşıdığı biliniyor.  

Yani mesele yalnızca yatırım değil… Akıllı, kontrollü ve sürdürülebilir yatırım meselesidir.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Eğer süreç; tüm talepkarları içine alacak katılımcı şekilde bilimsel zeminde, çevresel hassasiyetle, piyasa gerçekleri gözetilerek, bölgesel mutabakatla yürütülürse neden olmasın?

Batı Karadeniz, sanayinin yanına deniz ekonomisini ekleyebilir.

İşte o zaman “Batı Karadeniz sektörel çeşitlilikte en somut adımı denizde attı.” manşetini atabiliriz.     

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FELSEFE BU NOKTADA İKİ TEMEL YAKLAŞIMI ÖNÜMÜZE KOYAR:

    10 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Nasıl Bir Yaşam İstiyoruz; Hazza Dayalı Mı, Hedeflere Dayalı Mı? Modern insanın en büyük açmazlarından biri, neyin peşinden gideceğini bilememesidir. Bir yanda anlık hazların cazibesi; hızlı, parlak ve kolay ulaşılır… Diğer yanda ise hedeflerin sessiz çağrısı; sabır isteyen, emek isteyen, bazen yalnızlık bile getiren bir yolculuk. Psikoloji bize şunu söyler: İnsan beyni kısa vadeli ödüllere programlanmıştır. Dopamin sistemi, bizi hemen şimdi iyi hissettiren şeylere yönlendirir. Sosyal medya, hızlı tüketim alışkanlıkları, anlık ...
  • TUGAY YAZGAN YAZDI : AH ŞU İKİRCİKLİ HALLERİMİZ!

    07 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanın kendisiyle çelişme kapasitesi, belki de en gelişmiş yeteneği. Sabah “Artık sade bir hayat yaşayacağım” diye uyanıp, öğlene kalmadan üç uygulamadan indirim kovalayan bir türüz biz. Minimalizm kitapları raflarımızda kalabalık yaparken, zihnimiz zaten bir panayır yeri. Bir yanımız “doğallık önemli” diye nutuk atarken, diğer yanımız filtresiz fotoğraf paylaşmaya cesaret edemiyor. Sağlıklı beslenme üzerine uzun uzun konuşup, gece 23.46’da mutfakta “bu son” diye başlayan ama genelde üç perde süren bir atıştırma tiyatrosu sergiliyoruz. İns...
  • GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

    03 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo” Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir. Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlı...
  • MARMARA BÖLGE ÇALIŞTAYI TARİHİ BİR DÖNEMEÇ OLABİLİR!

    01 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) tarafından düzenlenen “Basının Medya Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği Yolculuğu” konulu ‘Marmara Bölge Çalıştayı’na UBK Yönetim Kurulu Üyesi ve UBK Zonguldak il temsilcisi olarak katıldım. (Detayları haber olarak, fotoğrafları da sosyal medya paylaşımı olarak günü gününe yayınladığım için aşağıda bağlantı vermekle yetineceğim.) 27-28-29 Mart’ta düzenlenen mesleki etkinlik, UBK Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Gürel liderliğinde ve konusundan da anlaşılacağı üzere net bir hedefle yola çıktı: Medya Mes...