logo

KÜRESEL SORUNA YEREL SORULAR

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
KÜRESEL SORUNA YEREL SORULAR

Tekrar Merhaba; Batı Karadeniz Ekonomi Politika Kültür Forumu İŞ’te Haber Hayat olarak yeni sayımızda yine birlikteyiz.

Ancak bu kez 175. sayımızda gazetemizin ikinci sayfasındaki ‘editörden’ köşemden değil sadece siteden sesleniyorum.

Zira mücbir sebeplerle PDF olarak yayınladığımız 8 sayfalık gazetemizi şimdilik 4 sayfayla ve tek konuyla sınırlandırdık.

Ve konumuzda malum: KORONAVİRÜS

Sayfa azalınca şöyle bir karar aldık:  İlk sayfa genel içerikli, bir sayfa devletin, bir sayfa milletin ‘sesi’ olsun; Arka sayfamızı ise ‘sosyal sorumluluğumuz’ kapsamında değerlendiririz.

Böylece kapakta “sosyoekonomik şoktayız” manşetini açtık.  İkinci sayfamızı Kaymakam Çorumluğlu’nun kapsamlı basın toplantına (sözlerini kesmeden) ayırdık. Üçüncü sayfamız Başkan Posbıyık’ın belediyeciliği aşan öncü ve örnek hizmetleri ağırlıklı. Ayrıca Milletvekili Demirtaş’ın ısrarlı “sokağa çıkma yasağı” talebi ile “Erdemir’in çaplı yardımına” yer ayırdık ve kısaca “iyi haberlere” yer verdik.  Arka sayfada ise belediyenin şehir panolarına astığı “mesajları” harmanladık

Tabi bu durumda bendeniz ve değerli yazarımız Canver hocamızın köşelerine yer kalmadı. Ve Kübra kardeşimizin eşsiz yemek tariflerine…

Zaten kamusal hizmet yapıyoruz; bu sayfalar, köşeler bizim değil sizin dedik ve “Can sağlığı olsun, inşallah geçer bu günlerde” tesellisi ile gazetemizi tamamlamış olduk.

***

Değerli okurlarımız, Değerli kamu ve STK yöneticilerimiz; Biz medya olarak bazen aracıyız, bazen de kaynağın ta kendisi. Böyle özel zamanlarda eşten-dosttan çok sayıda telefon, mesaj, açık/gizli bilgi, yorum veya öneri geldiği malumunuzdur. Bunları kısaca derlemeye çalıştım ve burada aklımın yettiği, dilimin döndüğünce -kısaca- aktaracağım.

Biline ki bunların çoğu, medya olarak aracılığını ettiğimiz vatandaşın soru, görüş, talep, eleştiri veya övgüleridir:

  • Koronavirüs vakalarının artma ihtimalinde Akciğer rahatsızlıklarının sıklıkla görüldüğü tescil edilen bölgemizde Zonguldak ve Ereğli’deki kamu ve özel hastanelerimizde yeterli miktarda ventilatör var mıdır? Bunların sayısı yetersiz ise(-ki öyle iddialar var) şimdiden edinmek için neler yapılabilir?
  • Özellikle kamu ve özel kargo sektöründe emekyoğun çalışanlar virüs yayılımı/bulaş konusunda gerekli eğitimleri almışlar mıdır?  Ayrıca bu insanların can güvenliği alınmış mıdır?
  • Bankalar neden TOBB’u ve yerel seçilmiş başkanlarını bile kızdıracak düzeyde kredi taleplerini “limit yok, mevzuata aykırı vs.” gibi gerekçelerle geri çevirmektedirler.
  • Bağ, bahçe, süt ürünleri işleri ile uğraşan yerli üreticiler malını pazarda satamayacağına göre  ve bu ürünler üretildiğine göre bunların arz-talep buluşması nasıl sağlanacak? Bu taptaze organik ürünler elde kalmamalı. Mutlaka organize edilerek arz talep buluşturulmalıdır. Büyük marketler, toplu yemek üretenler vs…
  • Kaymakamlığın aldığı sıkı tedbirler ve uygulamalar genelde tekdir ediliyorken, yukarıdaki konuda da ilçe kurulu bir gayret gösterir mi acaba?
  • Belediyenin ürettiği sağlık setlerine bu kadar rağbet varken, bu yöntem başarılı bir model olarak kabul edilip diğer belediyelere de ilham kaynağı olmaz mı?
  • Belediye demişken; çok sayıda yaşlı ve çocuk evlerinden çıkamıyor. Kimileri de evlerinde çalışıyor. Ailelerin canı zaten burnunda ; sokakta ve evlerde sessizlik (hem de her zamankinden daha fazlası; gece /gündüz) isteniyor. Biline… Bu ve benzer konularda yapılacak açıklama, duyuru, anons ve ilanlar işe yarayabilir.
  • Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, tam da bu zor zamanda öncülük edip üyelerine belediyeninkine benzer hizmetlerde bulunamaz mı? Birde, ticareten borçlulara-alacaklılara aman bu olağanüstü durumu suistimal etmeyin çarklar dönsün mesajı veremez mi? deniyor.
  • Ve yereli aşan bir sorunsal: benim sosyal medya sayfamda da paylaştığım gibi tüm dünya ölçeğinde en ucuz sağlık ürünü olan maske temininde neden bu kadar zorluk çekilmektedir. Neden?
  • Ah unutmayalım: Bu süreçte her türlü zorlukla mücadele eden doktorlarımın ve sağlık çalışanlarımın hakkını nasıl öderiz ki?  
  • Son not da -izninizle- kendimizden: Meşhur yoğurtçu/erenler hikayesinde olduğu gibi, inanın tam da şu sıralar (belki satıcıların reklama-ilana ihtiyacı yok gibi görünebilir ama) tüm basın-yayın kuruluşlarının şiddetle reklam -ilan -abone ihtiyacı var. Yoğurtçuyu duyun lütfen!..

Evet yazacak-çizecek belki çok şey var ama şimdilik yeter….

Tüm güvenlik tedbirlerine sıkı sıkıya uyarak, gerekirse “evdekal”arak, sağlıklı kalarak, hayatı eve sığdırarak, temas etmeyerek, hijyen kurallarını ihmal etmeyerek bu belayı başımızdan def etme ümidimizi koruyoruz.

İnanıyorum ki hayaller çok geçmeden bir kaç ay içinde gerçek olacak ve yepyeni bir anlayışla kaldığımız yerden hayatımıza devam edeceğiz.

Sağlıkla kalınız.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...
  • TAHSİN ÖZYAMAK YAZDI: SİSTEM Mİ, KAĞIT MI?

    15 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Geçtiğimiz hafta işverenlerin vicdani liderliğinden bahsetmiştik. Bugün, bu liderliğin sahadaki profesyonel araçlarını ve bu sürecin asıl öznelerini; yani çalışanları merceğe alıyoruz. İş kazalarını önlemek bir "temenni" değil, profesyonel bir süreç yönetimidir. İSG Standartları: Baretin Arkasındaki Zekâ ISO 45001, sadece duvara asılacak bir sertifika değildir; iş yerinde güvenliği "şansa" bırakmayan proaktif bir yönetim zırhıdır. Bu standart, kazanın olmasını beklemez; tehlikeyi kapıda durdurmayı hedefler. Ancak denetimlerde sıkça görül...
  • EREĞLİ’NİN ESKİ NAHİYESİ ALAPLI’DA TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI

    15 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar Ereğli ilçesinin nahiyesi olan bugünkü Alaplı ilçesinde de tescillenerek koruma altına alınmış kültür ve tabiat varlıklarımız bulunmaktadır. Bunlardan kent meydanındaki Merkez Cami, 1813 yılına ait… Kargir yapının üzeri sıvalıdır. İki katlı olup zemin katında ilk ve son cemaat yerleri bulunur. İlk cemaat yerinde mihrap ve minberi mevcuttur. Son cemaat yerinden üst kata çıkılmaktadır. ( Tescil Kararı : Ankara KTVKK : 18.08.2000/6948 ) Gümeli beldesi, Pekmezci Mahallesi Dörtyol mevkiinde yer alan Nekropol, Roma-Bizans dönemine...
  • DR.TUGAY YAZGAN AİLELERE VE ÇOCUKLARA SESLENDİ

    13 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Anne/Baba Olunca Anlarsın! Bir Cümlenin İçine Gizlenen Sessiz Baskı Toplumda bazı cümleler vardır; ilk duyulduğunda öğüt gibi gelir, ama biraz durup düşündüğümüzde içinde yargı, bastırma ve görünmez bir üstünlük taşıdığı fark edilir. “Anne olunca anlarsın.”, “Baba olunca anlarsın.” da bu cümlelerden biri…Elbette niyet kötü değil, hatta çoğu ebeveyn bunu deneyim aktarımı olarak söyler. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında bu söz, yalnızca bir hayat tecrübesi paylaşımı değil; aynı zamanda duygusal hiyerarşi kuran bir ifade olarak karşımıza...