logo

AKLIN YOLU BİNDİR: BOZHANE CAMİSİ BÜYÜTÜLEMEZ Mİ?

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
AKLIN YOLU BİNDİR: BOZHANE CAMİSİ BÜYÜTÜLEMEZ Mİ?

İktisat bilimi yada sanatı, hiçbir ürün ve hizmetin aynı anda “hem daha kaliteli, hem daha ucuz, hem de daha hızlı olamayacağını” söyler. Bunlarda ikisini size seçtirir, dışarıda kalan olmayacak demektir. Yani ucuz ve hızlı bir iş şey istiyorsanız bu kaliteli olamayacak anlamındadır. Ya da “kaliteli ve hızlı” işte “ucuz” olamaz gibi….

Maslow‘un ihtiyaçlar hıyararşisine göre de, insanlar en temel ihtiyaçları karşılanınca artık, başarma ve kendini kanıtlama gibi üst sayılabilecek gereksinimlere yönelirler…

Şehirlerde insanlar gibi adeta canlı organizmalardır. En temel ihtiyaçlarından sonra artık prestij değerlere yönelirler.

Ya Ereğlimiz, Şirin Ereğlimiz....

Henüz suyumuz Erdemir’e bağlı, Hükümet binamız emanet, emniyet müdürlüğümüz kirada, belediye binamız pasaj versiyonu, fakültelerimiz dağınık ve kampüs projesinin gerçekleşmesini yıllardır bekliyoruz. Atatürk Kültür Merkezimiz eskidi, trafik sorunsalı ise kronik vakamız… vs…

Hal böyle iken, şehrin sahiline büyükçe cami yapmak, pardon yaptırmak istiyoruz! Tartışıyoruz; Kağıt üzerindeki Kent Meydanına mı yapalım, yoksa Amfi tiyatronun olduğu yere mi, Yeni Belen Mezarlığına mı, Osmantepeye mi?

Kime yaptırmak istiyoruz: Hükümete

Kimlerle: Devletin valisi, İktisatçı kaymakamımız ve de hükümetin ve muhalefetin milletvekilleri aracılığı ile…

Ne zaman? : Kamuda tasarruf tedbirlerinin açıklandığı bu günlerde !

Ben de şimdi inanç değerlere bağlı ve önem veren bir vatandaş olarak diyorum ki; gelin şıklar arasına bir de Bozhane Camisini yıkıp; Çınar taksiye kadar olan alanı değerlendirip kapalı açık alanları olan bir cami yapmayı da değerlendirelim. Atatürk Kültür Merkezi ile Cami yan yana milli ve manevi değerlerimiz sahilimize yakışır.

Müsait ve zaten amacına uygun alan, sahilse sahil, merkezse merkez, şerefiye ise şerefiye, tasarruf ise tasarruf….

İktisat bilimine takla attırıp “ucuz, hızlı ve kaliteli bir eser” çıkaralım ortaya. Maslow‘un teorisine de “prestij” göndermesi yapalım.

2000’li yıllarda Festival kapsamında Kdz. Ereğli’de söyleşiye gelen Türkiye’nin ilk Kültür Bakanı Merhum Talât Sait Halman “Aklın yolu bindir” diye kitap yazmıştı…

Nurlar içinde yatsın…

Not : Bu arada : Birkaç kaynaktan öğrendiğime göre Ak Parti Milletvekilleri Posbıyık‘ın sahil projesine burun kıvırmışlar. Sahi ne bekliyorduk ki!..: “haydi hemen harekete geçelim” mi diyeceklerdi; Ya Erdemir’i yada başka sponsoru işaret etmelerinde başka!… Bu durumda İyi Parti İlçe Başkanı Balbaloğlu‘nun (Posbıyık‘ın Akşener’i kapıda karşılamamasına rağmen) “projeye tam destek” mesajı hemen önem kazanıyor hem de satır aralarını yeniden okumamızı gerektiriyor.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...