logo

CAMİ YERİ SONDAJI HAYRA ALAMET OLABİLİR

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
CAMİ YERİ SONDAJI HAYRA ALAMET OLABİLİR

Kdz. Ereğli sahiline cami yapılması kampanyasında yeni aşamaya daha gelindi.

Halkın çoğunluğunun karşı çıktığı, tamamının öncelik olarak görmediği kampanya, Ak Parti kanadınca düzenleniyor.

İlk somut hareket ise bugün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sondaj araçları gönderilmesi ve çalışmanın fiilen başlatılması ile geldi.

Bendeniz, sahile cami yapımına Belediye Başkanı Posbıyık’ın Haziran’da açıkladığı kıyı düzenleme projesinde de, bakanlığın son projesinde de kesin ve net bir dille karşı çıkmıştım.

Benim gibi birçok çevre de (özellikle bakanlığın projesi olmak üzere), açıklamalar ve eylemlerle karşı çıkmıştı.

Karşı çıkışlarda ortak nokta, “camiye karşı değiliz ama yerine karşıyız, alternatif yerler değerlendirilmelidir” şeklinde oldu. Tabii ki mantıklı gerekçeleri sunularak ve değerlendirilebilecek alternatif yerler sıralanarak…

Geldiğimiz noktada, gördüğüm kadarı ile bugün küçük bir platformda deniz zemini sondajı, küçük bir araçla da kara zemini sondajı başlatıldı. (Kara sondajı belediye tarafından durduruldu, denizdekine yetkisizlik nedeni ile müdahale edilemedi)

Aniden, bir sabah erkenden, izinsiz, törensiz, silik bir şekilde ve ilgili kurumlara bilgi verme gereği dahi duyulmadan yapılan bu sondaj çalışması bende “bu işte bir bit yeniği var!” duygusu/kuşkusu uyandırdı.

Hatta bu gelişmeyi(!) hayra alamet olarak yorumladım.

Çünkü bence bu işin otoritesi(her kimse ), hayırlı tefekkür sürecinden sonra neden oraya cami olamayacağına dair birçok ipucuna ulaştı ve bunun somut delillerini oluşturuyor.

İddia etmiyorum ama kanımca bundan sonraki aşamalarda bir bakıma “olmayana ergi” metodu uygulanacak ve “sahile cami işte şu şu nedenlerle yapılamıyor, yeni önerimiz işte şurasıdır” denilecek.   

Yani, cami yeri konusundaki ısrarcılar, gücü aşan bir rol üstlendiklerinin farkına vardılar ve daha üstlenilebilir bir rolün hazırlıkları için bu zemin etüdünü alelacele başlatmış olabilirler.

Ben teknik bir insan değilim ama iktisat okumuşluğum vardır: Hani şu sınırlı kaynakları sınırsız ihtiyaçlara adilce bölüştürme sanatçılarının/siyasetçilerin sanatı olan; iktisat…

İşte buna göre; ülkemizde, bölgemizde bunca kaynak sorunu varken, israf inancımızda yasaklanmışken, aklıselim ve mütedeyyin kesimler bu işe karşı çıkmışken otoritenin ısrarcı olacağını sanmıyorum.

Sadece sanatçı-lar rol değiştirmek için mola veriyor olabilir. Hem de Amfi Tiyatro alanında: tam yerinde ve zamanında yani!

Şahsen ben ikinci perdeden umutluyum!…

Tiyatronun ikinci perdesinde daha büyük, daha görkemli, daha etraflıca camiyi -genel kabul gören bir başka alanda- kazanabilir Ereğlimiz.

Hem sonra Ak Parti deli mi olmuş; Başkan Posbıyık’ın (her noktasını oya gibi işlediği için) adı ile anılan sahile cami yapacak mirim? Sadece neden yapılamayacağını açıklayacak.

İşte bunun için zemin sondajı hayra alamet olabilir ve altından çok şey çıkabilir!

Bekleyelim görelim, ne demiş şair:

Hak şerleri hayr eyler
Zan etme ki ğayr eyler
Ârif ânı seyr eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...