logo

CANVER YAZDI : HERAKLEİA PONTİKA’DA PAGAN ŞENLİKLERİ-2

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER YAZDI : HERAKLEİA PONTİKA’DA PAGAN ŞENLİKLERİ-2

(Geçen sayıdan devam)

Herakleia Pontika’da Demeter onuruna bereketi arttırmak amacıyla düzenlenenkadın şenliklerine de ‘thesmophoria’ denirdi. Şenliğe evli oldukları anlaşılan özgür kadınlar katılır, birkaç gün süreyle belli yiyeceklerden ve cinsel ilişkiden uzak durulurdu. ‘Pyanopsion’ ( ekim ) ayının 12-14.günlerine rastlayan bu üç günlük süreye ‘anodos’ ( kathodos ), ‘nesteia’ ve ‘kalligeneia’ isimleri verilirdi. Kutlamaların büyük bölümü meşale ışığında yapılır, doğurganlığı artırmak amacıyla törensel cinsel ilişkide bulunulurdu.

‘Anodos’ ( yükseliş ) ve ‘kathodos’ ( alçalış ) denen şenliğin ilk gününde yapıldığı sanılan ayinde domuzlar bir yeraltı hücresine ( megaron ) kapatılır ve mağarayı koruyan yılanlarca yenmemiş bölümleri çürüyünce üç gündür cinsel ilişkiye girmemiş kadınlar bu artıkları çıkarırdı. Kadınların hepsi ya da bir bölümü, çam kozalağı ya da hamurdan yapılmış erkek ve yılan figürleri gibi alışılmış bereket simgeleri taşırdı. Sunağa konan domuz artıklarının tohumla karıştırıldığında bereket getireceğine inanılırdı. Büyülü sayılan çeşitli nesnelerin tohumla karışınca toprağın verimini artıracağı inancı çok yaygındı. Şenliğin ikinci gününde ( nesteria 9 kadınlar yere oturarak oruç tutarlardı. ‘Güzel doğuş’ anlamına gelen son gün ‘kalligeneia’ ise toprağın da bereketini artırmaya yönelik büyülerin ürün vermesini temsil ederdi. İlkbaharda tabiatın uyanışın temsil eden demeter adına yapılan törenlere de ‘khthonia’ denirdi.

Aynı şekilde Herakles ve Demeter’e, ‘theoklenia’ denen yemek sunma şenlikleri de düzenlemekteydiler.

Deniz Tanrısı Poseidon onuruna yapılan şenlikler ise ‘poseidonia’ olarak bilinmektedir. Gençlerin ergenlik töreni dolayısıyla Herakles onuruna yapılan şarap saçma törenine de ‘olnisteria’ denirdi.

‘Horaia’ ise; ekine elverişli hava şartlarına kavuşmak ve mevsimler şerefine yapılan şenliklerdi. Cehennem veya kır tanrıları için saf su veya su ile bal dökme ayinine ise ‘nephalion’ adı verilirdi.

Tanrılar ve onlara adanan şenlikler hakkında bilgiler ‘hierophantes’ adlı, kutsal şeyleri açıklayan kitaptan öğrenilirdi.

Bütün site halkının tapınak etrafında yaptığı tapınma ayinine ‘panegyris’ denir, töreni yönetmesi için başvurulacak rahibin bulunduğu yer olan ‘manteia’ya temilciler gönderilirdi. Günahlardan arınma törenlerinde tanrılarla site yurttaşları arasında ‘perishiarkhos’ denen rahipler aracılık yapardı.

Kentte tapınakların hizmetine ‘hierodulos’ denen köleler verilmişti. Tapınak bekçsi rahiplere de ‘neokoros’ denirdi. Bazı törenlerde içenleri ölümsüzlüğe kavuşturan tanrı içkisi 2nektar’ sunulurdu.

Bazı şenliklerde günah keçisi ( pharmakos ) olarak seçilen kadın veya erkek yedirilip içirilir, kentin çevresinde dolaştırılır, yeşil dallarla dövülüp kovalanır ya da taşlanırdı. İnanışa göre bu uygulamayla her yıl kötü talih kentten uzaklaştırılırdı. Ölülere yönelik yapılan törenlerde parayla tutulan 2therenodos’ denen ağıtçılar, hep bir ağızdan ağıtlar ( threnos ) okurlardı. Yine bu ayinlerde ölülere adanan kurbanlar ( nekysia ) ile tanrıya sungu için kesilecek hayvanlar ( hostia ), ‘kolakretes’ denen kişiler tarafından kesilir ve parçalanırdı. Tanrılara adanan sunguları ‘khoephoros’ adı verilen erkekler taşırdı.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RECEP İVEDİK BİZE NE ANLATIYOR?

    02 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Baskın kültürün aynasında Türkiye Bazı filmler yalnızca güldürmez. Topluma ayna tutar. Recep İvedik serisi de bunlardan biri. İlk bakışta karşımızda kaba, yüksek sesli, kuralları önemsemeyen, öfkesini kontrol etmekte zorlanan ve toplumsal nezaket kodlarına mesafeli bir karakter vardır. Fakat Recep İvedik’i yalnızca “kaba adam” olarak okumak, karakterin toplumsal karşılığını anlamamızı engeller. Çünkü Recep İvedik aslında tek başına bir karakter değil; Türkiye’de var olan bazı kültürel gerilimlerin görünür hale gelmiş biçimidir...
  • BU ÇİLEYİ HAK ETMİYORUZ!

    28 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli’nin artık yalnızca bir trafik sorunu değil, bir “trafik sorunsalı” var. Çünkü mesele birkaç kavşaktaki yoğunluk, yanlış parklar ya da bozulan yollardan ibaret değil. Sorun yapısal hale geliyor ve bana göre burada üç temel eksiklik öne çıkıyor: İrade, teori ve pratik. Asfalt sermek, dubalar koymak, bazı yolları kapatmak, yön değiştirmek ya da yasaklar getirmek zaman zaman gerekli olabilir. Ancak bunlar tek başına trafik politikası değildir. Bunlar olsa olsa günü kurtaran palyatif müdahalelerdir. Kdz. Ereğli Bele...
  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...