logo

CANVER YAZDI : “KDZ EREĞLİSİ’NDE SÖZLÜ TARİH”

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER YAZDI : “KDZ EREĞLİSİ’NDE SÖZLÜ TARİH”

Sözlü tarih; geçmişin yaşayan belleğidir.

Ereğli kentinin geçmişine; tarihine ve kültürüne yönelik birinci ve ikinci ağızlardan tanıklıklarının ses ve görüntü kayıtlarının alınmasını ve dolayısıyla Ereğli için önemli kişilerin belgelenmesini ve ölümsüzleştirilmesini sağlar. Böylece Kdz Ereğlisi kent belleğine katkı sağlanır, kent arşivi oluşturulur. Bu belge ve veriler daha sonra gerçekleştirilecek proje ve çalışmalara da kaynak yaratacaktır.

Canlı seslere dayandığı için sözlü tarih; Ereğli’mizin tarihi ve kültürünü sunmanın canlı, yeni yollarını ortaya koyar. Örnek vermek gerekirse; derlemeler; kitap, dergi ve broşür olarak yayımlanabilir. Derlemeler; müzelerde veya sergilerde görsel hale getirilebilir. Derlemeler; bant ve video kayıt, CD, barkovizyon ya da slayt-dia gösterileri şeklinde sunulabilir, fotoğraf sergilerine dönüştürülebilir. Eski filmler, sözlü tarih kapsamında kullanılabilir. Sözlü tarih; tiyatro grupları tarafından tiyatro oyunlarına dönüştürülebilir. Sözlü tarih doneleri radyo veya TV programına dönüştürülebilir, gazete yazıları veya tefrikaları ile halka aktarılabilir.

Sözlü tarih çalışmalarının da bir metodolojisi olmalıdır. Bunun için çalışma amacı belirlenip bir konu seçilir. Öncelikle arka plan bilgileri tespit edilir ( arşiv, kütüphane, belgeler vb. ), görüşme yapılacak kişi veya kişiler seçilir. Bunda o kişinin çalışma konusu ile ilişkisi ve bilgisi önemli bir unsurdur. Kişinin belleğinin yapısı sorgulanır; bir başka ifadeyle kişinin yaşı itibari ile belleğinin güvenilirliği belirlenir. Teknik donanımı sağlanır ( teyp, mikrofon, fotoğraf vs. ). Röportaj teknikleri kapsamında soru içerik ve yapısı kağıda dökülür.

Ardından sözlü tarih röportajı yapılacak kişiye ön bilgi yazısı gönderilir. Röportaj rahat bir ortamda yapılmalıdır. Soru soran daha az konuşmalı, daha çok dinlemelidir. Görüşme bir veya iki saatlik zaman dilimini aşmamalı, kaynak kişiye ‘ucu açık soru’lar sorulmalıdır. Böylece kişinin kendi görüşlerine, anlatımına ve yorumlarına olanak tanınmalıdır. Sorular tek tek yöneltilmeli, hafiften hassasa doğru sıralanmalıdır. Kaynak kişinin proje konusu ile ilgisi ve rolü bilinmelidir. Röportaj sırasında elde edilen bilgiler projeye ilişkin toplanmış genel bilgiler ve notlarla karşılaştırılmalı, doğrulukları teyit edilmelidir. Kaynak kişinin yaşı gereği fikir uçuşmaları veya gerçeğe yakınlığı şüpheli bilgileri dikkatlice elimine edilmelidir. En önemlisi görüntü ve fotoğraf alınmadan önce kişinin izni ve onayı alınmalıdır.

Röportaj tamamlandıktan sonra da işaretleme ve dinleme teknik işlemi yapılır. Bu kapsamda görüşülen kişinin adı, doğum tarihi, adresi, görüşme tarihi, mekanı vs. bellek kutusuna kaydedilmelidir.

Ardından görüşme metni özetlenip kopyası alınmalı, yedeklenmelidir. Bu ürün artık Kdz Ereğlisi’nin sözlü tarih alanında geleceğe aktarılacak bir belgesel veridir.

Kent belleğine aittir, Ereğli’lilerin tarihi ve kültürel kalıcı mirasıdır…

Son olarak Kdz Ereğlisi Yerel Tarih Grubu, yapılmış olan sözlü tarih çalışması verisini Ereğli hemşehrilerine sunmalıdırlar…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BEUN’DA ‘SESLİ’ YÜKSELİŞ!

    10 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversitelerin gelişimi çoğu zaman yıllara yayılan bir süreçtir. Ancak bazı dönemler vardır ki, yapılan çalışmaların etkisi yalnızca akademik çevrelerde değil; şehirde, bölgede ve hatta ulusal ölçekte daha görünür hale gelir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda tam da böyle bir dönemden geçiyor. Tam dört yıl önce rektörlük görevine başlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yönetim dönemine bakıldığında, üniversitenin yalnızca merkez kampüsünde değil; ilçelerde bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında da dik...
  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...
  • PALYAÇOLAR, MASKELER VE MODERN İNSAN

    28 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cumartesi sabahları insanın zihni biraz daha açık olur. Haftanın yorgunluğu henüz tamamen silinmemiştir ama düşünmek için de küçük bir boşluk oluşur. İşte tam o boşlukta aklıma bazen şu soru gelir: Biz gerçekten kim olarak yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı, yoksa taktığımız maskelerle mi?Bu sorunun en ilginç metaforlarından biri palyaçodur. Palyaço, tarihin en tuhaf figürlerinden biridir. Hem güldürür hem hüzün taşır. Bir sahne karakteridir ama aynı zamanda fazlaca insandır. Sirk arenasında kırmızı burnu, abartılı makyajı ve büyük ayakkabılarıy...