logo

DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI : ÜNYE ÇALIŞTAYI NOTLARI…

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI : ÜNYE ÇALIŞTAYI NOTLARI…

Tüm iletişim ve Medya Federasyonu(TİMEF) Başkanı Şakir Gürel’in, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü işbirliği ile Ordu’nun şirin ilçesi Ünye’de düzenlediği “Medya’nın Deprem ve Afet Dili Çalıştayı”na katılım daveti alınca meslektaşım Fikri Kapan’la çantaları toplayıp eşlerimizle birlikte yola koyulduk.

Merkezi Ankara’da olan TİMEF’in başkan yardımcısı olsam da uzaktan fazla desteğim olamıyor ama TİMEF, Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Gürel ve Yardımcısı Sultan Tapdık sayesinde öteden beri önemli projelere imza atıyor, mesleki etkinlikler düzenliyor.     

Bin 500 kilometre yol kat ettiğimiz 2 gün süren bu etkinlikte de sosyal olarak Anadolu’nun dört bir yanından meslektaşlarla, akademisyenlerle buluştuk, hasret giderdik, toplantılara katılıp özlediğimiz sahil kenti Şirin Ünye’yi tekrar gezdik.

En önemlisi ise çalıştay başlığı bağlamında mesleki anlamda sağlam ve faydalı görüşmelere tanıklık ederek, katkı alışverişi yaparak döndük.  

.

KDZ. EREĞLİ EKİBİ; TİMEF BAŞKANI ŞAKİR GÜREL, GAZETECİ YAZAR CELAL TOPRAK, ASİSTANI DEMET KALENDERGİL VE TİMEF BAŞKAN YARDIMCISI SULTAN TAPTIK İLE BİRLİKTE…

.

Baştan alayım…

Giderken Gerede’den Samsun yoluna koyulup Ünye’ye 8 saat yol, 2 saatlik mola ile 10 saatte vardık. Duble yollar son derece olarak rahat ve güvenli idi. Eşim Ülkü’nün ikramları eşliğinde Fikri Kapan’ın (Eşi Zeliha’nın Fikri’ye -esprili- sürüş tekniği takılmalarına rağmen) sakin ve güvenli sürücülüğü sayesinde yolda hiç sıkılmadık desem yeridir.

Ünye’de OBB Çınarsuyu Sosyal Tesislerinde Kapan çifti ile komşu bungalov evlerde(öğrenci kampı amaçlı olduğu için mütevazı sayılan şartlarda) deniz dalgalarının sesleri eşiğinde 60 kadar davetli konakladık.

ÖNEMLİ KONU, ÖNEMLİ KONUŞMACILAR

İlk gün Medya’nın Deprem ve Afet Dili Programında Başkan Gürel’in amaç ve kapsam ile ilgili sunumu; konunun, konuşmacıların ve katılımcıların ne kadar önemli olduğuna dair izlenimlerini vermiş oldu. 6 Şubat depreminden etkilenen illerden ve diğer bölgelerden katılan medya sektöründen dostlar ve konunun uzmanı konuşmacılar, büyükçe (U) düzeni ortamda bir aradaydık. 

Konu ile ilgili Türkiye’de bu kapsamda ilk toplantı olduğunu da sunumlarda öğrendik.

Sunumlar derken….

Sırası ile Dr. Mimar Nihat Şen, Prof. Dr. Haluk Selim, Prof. Dr. İbrahim Baz ve Gazeteci-Yazar Celal Toprak konu başlığı le ilgili konuşmalarını yaptılar.

İlk 3 konuşmacı özetle; deprem-afet öncesi ve sonrasında medyanın bilinçlendirme ve bilgilendirme faaliyetlerindeki önemi ile sorumluluğuna dikkat çekerek medyadan daha fazla yararlanılması gerektiğine vurgu yaptılar. Kentsel dönüşümün yapılması ve yeni imar alanlarının açılması gerektiğinin kaçınılmaz olduğu; yanlış yapılaşma-denetim eksikliği konularında da hem fikir olan konuşmacılar, alınması gerekli önlemlerin yanında teknik ve hukuki yöntemler önerdiler.

TOPRAK : “HİÇ BİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ”

Medyanın deprem öncesi ve sonrasında sorumluluğu ile görevleri konusunda da fikir beyan eden konuşmacılar, popülist kaygılardan uzak açıklamalar ve yayınlar yapılması gerektiğini de vurguladılar. Prof. Dr. Haluk Selim, medyanın deprem konusunda ekrana çıkaracağı, röportaj veya açıklamalarına yer vereceği uzmanları doğru seçemediği ve emekli meslektaşlarına yönelik eleştirisini abartınca Gazeteci Yazar Celal Toprak cevap hakkı niteliğinde taşı gediğine koyup  medyaya yüklenilmesini doğru bulmadığını açıkça izah etti. Toprak, imalı ifade ile “hiç birimiz masum değiliz” dedi ve ortak akıl önererek alkışlandı. Ben de söz alıp “yiğidi öldürüp hakkını yemeyin” ifadeleri ile 6 Şubat depreminin ardından Cumhuriyet tarihinin en büyük dayanışmasının medya sayesinde gerçekleştiğinin gözden kaçtığını ekleyerek siyaset ve kamusal otoritenin hiç mi sorumlu olmadığını sordum.

Program bitiminde Ünye sahilinde gezdik, fotoğraf çekip serbest zamanda çarşıyı dolaştık. Akşam ise ekmek arası balığın ardından aynı mekanda canlı müzik, çay-fındık ikramları ve Fikri Kapan’ın Ormancı türküsü ile kıvrak oyunları eşliğinde eğlendik. Kapan burada, roman havası ve horonda bayan meslektaşlarımıza adeta hocalık yaptı diyebilirim.  

“MARKA ŞEHİR OLMAK İÇİN….”

İkinci gün Ramada Otel’e transfer olup Ünye Medya ve İletişim Derneği (Ümid)’nin 5. Olağan Genel Kurulu Açılışna katılıp Genna Ajans İstanbul Başkanı Marka Ve İletişim Uzmanı  A. Selim Tuncer’in “Marka Şehir Ünye” sunumunu takip ettik.

Tuncer, sakin ve akıcı sunumu ile marka şehir olmak için atılması gereken adımları özetledi, bunları Ünye özelinde somutlaştırdı.

Biz yol uzun olduğu için erken ayrıldık ama program Ünye kalesi gezisi ve Asarkaya’da akşam yemeği ile devam etti. 

Dönüş yolunda Samsun Gerze’den Kastamonu-Karabük-Zonguldak yolunu tercih ettik. Kesinlikle ilk güzergah 50 km. daha uzun olmasında rağmen tercih edilir. Hele ki, Zonguldak ve Ereğli’ye yaklaştıkça viraj ve yol bakım çalışmaları dikkate alındığında!..

KENTSEL DÖNÜŞÜM GEREKLİLİĞİ’ PEKİŞTİRİLDİ

Özetle; Anadolu’nun dört bir yanından meslektaşlarla, önemli bir konu başlığı ve önemli konuşmacılarla bir araya geldik. Medya mensupları olarak (sosyal medyadan ayrı)yetki, görev ve sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuzu ifade ettik; karşılıklı beklentilerimizi bir kez daha vurguladık. Medya’nın deprem ve afet öncesinde, afet anında ve sonrasında ne kadar da önemli işlevi olduğunu, bilim insanları-stk’lar ve kamu ile sıkı işbirliği gerektiğini bir kez daha ortaya koymuş olduk. Bence bu toplantıların başlığı, “Kentsel dönüşüm gerekliliği pekiştirildi.” oldu.

TİMEF Başkanı Şakir Gürel ve ekibini tekrar kutlamak, konunun uzmanı konuşmacılara, katılımcılara, Bahtiyar Kahveci, Nizamettin Bilici, Mehmet Yazıcı gibi sessizce emeği geçen dostlara teşekkür etmek ve “nitelikli etkinliklere devam” dileğimi tekrarlamak istiyorum.      

Bu arada, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Menderes Demir‘i, Celal Toprak ve Şakir Gürel’i, ZGC Başkanı Derya Akbıyık ve ERMED yönetimi olarak birlikte planlayacağımız mesleki bir etkinlikte Zonguldak ve Ereğli’ye davet ettiğimi kayıt altına alayım.

MEDYA’NIN DEPREM VE AFET DİLİ ÇALIŞTAYI İLE İLGİLİ HABERLER BAĞLANTILARI :

.

.

Paylaşın:
Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...
  • PALYAÇOLAR, MASKELER VE MODERN İNSAN

    28 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cumartesi sabahları insanın zihni biraz daha açık olur. Haftanın yorgunluğu henüz tamamen silinmemiştir ama düşünmek için de küçük bir boşluk oluşur. İşte tam o boşlukta aklıma bazen şu soru gelir: Biz gerçekten kim olarak yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı, yoksa taktığımız maskelerle mi?Bu sorunun en ilginç metaforlarından biri palyaçodur. Palyaço, tarihin en tuhaf figürlerinden biridir. Hem güldürür hem hüzün taşır. Bir sahne karakteridir ama aynı zamanda fazlaca insandır. Sirk arenasında kırmızı burnu, abartılı makyajı ve büyük ayakkabılarıy...
  • BİZANS’IN HERETİK MEZHEPLERİ

    26 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Konstantinopolis ( İstanbul )’teki St. Alexios Kilisesi’nde Mayıs 1140’da başkanlığını Patrik Leo II. Stypes’in yaptığı bir ‘’synod’’ ( Kilise konseyi ) tarafından görülen bir davanın oturumuna Ancyra ( Ankara ), Cyzicus ( Erdek ), Amasea ( Amasya ), Melitene ( Midilli ), Laodicea, Crete ( Girit ), Antioch in Pisidia, Traianopolis, Philippi ( Filibe ), Amastris                 ( Amasra ), Mesembria ve Heracleia Pontica ( Kdz Ereğlisi )’dan piskopos ve patrik görevl...