logo

FAZLI ERDOĞAN, EROL ÇİVİCİ, MURAT SESLİ, EVRİM BALBALOĞLU

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
FAZLI ERDOĞAN, EROL ÇİVİCİ, MURAT SESLİ, EVRİM BALBALOĞLU

2024 Mart Yerel seçim süreci hızla ilerlerken tüm ülkede ve bölgede olduğu gibi Karadeniz Ereğli’de de belediye başkanı aday adayı çokluğu yaşanıyor.

Bununla birlikte parti kulislerinde ve toplumda aday/parti denklemi kurma çabaları gündemin ana konusu haline geldi.

Ak Parti MHP haricindeki partilerin (kendi kurumsal kimliklerini erittiği gerekçesi ile ) ittifaka kapalı tavırları her ne kadar formülleri kolaylaştırsa da ‘bilinmeyenler’ denklemlerin çözümünü zorlaştırıyor.

Aday adayı olup olmadıkları henüz bilinmeyen yerel potansiyel dinamiklerden bahsediyorum.

Süreler, istifalar, başvurular, istişare veya mülakatların, hatta önseçimlerin önemli ama parti içi formalite ve kriterlerden ibaret olduğu bilinen bir gerçek.

Hal böyleyken Ereğli ölçeğinde gözler; resmileşen aday adayları kadar, potansiyel aday adaylarına da çevrildi.

Tıpkı bu yazının da ana konusunda olduğu gibi…

Çünkü yarışta varsalar plan başka, yoksalar başka, hatta ısrar veya ikna sonucu varsalar yine başka…

Geçelim…

Aday adaylığı başvurusu yapmayan Ak Parti Eski Milletvekili Fazlı Erdoğan’ın Ereğli’ye vefa borcu sevdası ile hizmet etme isteğini yaptığım röportajlardan ve sohbetlerden biliyorum. İnanıyorum ki sık sık “hazırım, buradayım, vakıfım ve varım” diyen Erdoğan, yetkili ve etkili isimlerin kendisine ulaşması ve aday adaylarından bazılarının feragat etmesi halinde ağabeylik sorumluluğu ile Belediye Başkanlığı yarışına girer. Ben girer diyorum ama (oğlu ve profesyonel yöneticisi Furkan Erdoğan, her ne kadar Ereğli OSB kısmını üstlense de) bir yandan sevmeye başladığı inşaat sektörü, diğer yandan sanayicilik işleri, öte yandan da aile içi yoğunluk yaşayan Erdoğan, ne der onu bilemem. Eh onu da kendisine soracaksınız.    

.

Erol Çivici CHP’de 2019 seçimlerinin favori aday adaylarındandı, aday olamadı, sonrasında pek ses de çıkarmadı. Küstüğü, kaçtığı, korktuğu söylense de…. O, Ereğli’deki işlerini toparlayıp İzmir’de inşaat ve turizm sektöründe yeni yatırımlara girişerek başarılı ve kazançlı oldu. Ama denilen o ki; “hali vakti yerinde olan ve polemiklerden, kutuplaşmalardan uzak duran Çivici, 2024 yarışına girerse(ikna edilirse) parti içinde kartlar yeniden dağıtılır. CHP’nin iddiasına iddia katar!  Hele bir de genel merkez, milletvekilleri ve örgüt gücünü arkasına alırsa vay Ak Parti’nin haline!.” Deniyor. Ya da Çivici birine açık deste verirse…  Dedim ya; parti içi süreçlerde denklem, ‘kazanmak’ sonucuna göre kurgulanıyor.

.

Murat Sesli. Kaç senedir çalışıyor ve kayıtsız-şartsız “ben aday adayı değilim adayım” diyor. Nitekim hala aday adayı olmadığına göre ya beklediği bir gelişme var ya da bildiği bir formül. Seçmende karşılığı olduğu bilinen Sesli’nin herhangi bir şekilde adaylığı veya desteği tüm denklemleri değiştirir. Ancak Sesli’ye oy verecek seçmenin diğer partiler tarafından konsolide edildiğini göz ardı etmemek gerek. En erken çıkıp en geç kalmak, “Biz kararımızı verdik” cevabı ile karşılaşma riskini göze almayı gerektirir! Sesli ses çıkartmalı!..

.

İyi Parti Zonguldak Milletvekili 1. Sıra Adayı Evrim Balbaloğlu Mart Genel Seçimlerinde ciddi oy aldı. Az farkla kaybetti. Belki CHP-İyi Parti ittifakın üçüncü sıra adayı olsa idi şimdi meclisteydi. Neyse, geçmişe değil geleceğe baktığımıza göre yerel dinamik haline gelen Balbaloğlu’nun parti içinde ve seçmen kitlesinde partisi ile doğru orantılı olarak (hatta yerel çalkantıların fazlalığına bakarak daha da fazla oranda diyebilirim) irtifa kaybettiğini söyleyebilirim. Balbaloğlu parti yönetiminde değil ama ilçe yönetiminde etkili. Ve İYİ’de hala Aday adayı çıkmadı(ya da biz bilmiyoruz) . Peki bu durumda Belediye başkanlığı adaylığı düşünüyor mu, düşünmüyorsa herhangi bir adayla siyasi bir angajman/pazarlık sürecine girilmişmidir?

Dedik ya aritmetik veya siyasi de denklemlerde, bilinen kadar bilinmeyen (x) ler daha önemlidir.  

Bugün bilinmeyenler üzerine kafa yorduk, yüksek sesle düşündük, düşünenlerin sesi olduk.

Aday Adaylarının ve potansiyel olanların hepsi değerli, hepsi hizmet ve Ereğli sevdalısı ve ortak kaygıları var:

“Kendi ile değil kenti ile kaygılanma kaygısı.”

Bakalım süre geçtikçe, flu tablo netleştikçe, bu kez bilinmeyenler üzerinden değil bilinenler üzerinden değerlendirme yaparız.

Paylaşın:
Etiketler: » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...