logo

GÖNÜLLÜ YAZDI : SİYASET DIŞI

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
GÖNÜLLÜ YAZDI : SİYASET DIŞI

Seçim yoğunluğunu değerlendirmenin zamanı değil.

Nasıl değerlendireyim ki; henüz tablo flu!

Kimin gerçekten milletvekili adayı olduğu, kimin bir sonraki hamlenin hesabını yaptığı belli değil.

Siyaset; medya üzerinden algı oluşturma, belagat ve hamle yapma sanatı olmaya, popülist fırsatçılar da bu yolun yolcusu olmaya başlamış.

Oysa benim bildiğim siyaset; zor ve kısıtlı koşulları kolaylaştıran liyakat sahibi kişilerin seçtiği yüksek erdemli bir görevdir.

Medya, siyaset ve ticaret kombinasyonunun seçen ve seçilenler üzerindeki etkisi çoğu zaman ‘algı’dan ibaret kalıyor ve yine çoğu zaman gerçeklerle örtüşmüyor. Toplum mühendisleri stratejik kurgularını; ülkenin, toplumun, bölgenin ilerlemesi ve yükselme üzerine değil de, ne yazık ki toplumun ilgisi (!) üzerinden kurguluyorlar. Yani çoğu zaman lazım olan değil, talep edilen veriliyor tıpkı bazı medyalar gibi!  

Yani efendim henüz bir sigortası olmayan bu sisteme kısa devre yaptırmanın bir alemi yok! Hele bir adayları belirlesin partiler; elbet imadan, çıkardan, kısır çekişmelerden arındırılmış yorumlarımızı yazarız.

Benim bugünkü değerlendirmem idareciler/kamu yöneticileri üzerine olacak.

KDZ. EREĞLİ KAYMAKAMI MEHMET YAPICI

Hükümetçilikten ziyade devletçi yapısı var gibi. Bu niteliği ile (gazetecinin mülkü amiri övmesi pek hoş karşılanmasa da) ‘o’nu kendime yakın hissediyorum.

Mütevazı ve medyaya mesafeli duruyor. Popülist kaygılardan uzak ama bu özellikleri onun fazlaca tedirgin algılanmasına neden olabilir.

Ereğli’nin hak ettiği ilerlemede fazlaca zaman kaybettiğini savunan Kaymakam Yapıcı, mesleğinin ustalık döneminde daha yeni tanımaya başladığı Ereğli’ye bakalım neler verecek?

Anladığım kadarı ile kişileri; söylemleri ve eylemleri ile değil, niyetleri ile ölçme çabasında olan Yapıcı’nın sohbetlerde sarf ettiği “Bina yapmak bir şey değil, bunlar basit işler. Göçü durduralım, yeni işletmeler açalım, halkın beklenti ve yaşam standartlarını yükseltelim” şeklindeki vizyoner söylemleri bana göre dikkat çekici! 

Sonuçta, biz hancıyız onlar yolcu; olumsuzu eleştirmeye, olumluyu alkışlamaya; objektifliğe devam.

ZBEÜ REKTÖR YARD. PROF. DR. HAKAN KUTOĞLU

Beni şaşırttı!

Geçen hafta Kanal Z’de birlikte katıldığımız Olaylara Bakış programında Gazeteci Derya Akbıyık’la benim sorularımı cevaplandırırken de, sohbet ederken de şaşırttı!

Ben karşımda, üniversitenin adeta kurumsal hafızası olması hasebiyle de son iki rektöre göre daha yapıcı, daha dışa dönük ve daha dengeli fikirleri olan bir yönetici bekliyordum doğrusu.

Konusunda iyi bir akademisyen olup olmadığı benim haddim ve konum değil. Depreme yönelik sorularımıza doyurucu ve bilimsel gerçekliklere uygun cevaplar verdiğini düşünüyorum.

Hatta “Yeni fay hatları bulduk… Erzurum ve Bartın’a dikkat!” gibi çarpıcı ve önemli açıklamalarının satır aralarında kaybolduğunu bile düşünüyorum.

Ama Kutoğlu’nun Ereğli Kampüsü cevaplarından yola çıkarak, yönetişim tarzının ve yöneticiliğinin bazı geleneksel önyargılardan arınamadığını gözlemlediğimi; haberin kutsallığı, yorumun hürlüğü faslından kendime not düşüyorum.  

Aslında bir görevde uzun süre kalmak yetkinliğin ve yeterliliğin önemli bir kriteri sayılır. Görevin gerektirdiği yetki ve sorumlukları yerine getirdiğinin bir işaretidir. Ama bizlerin de üniversitelerle şehirleri ve sanayi kuruluşlarını ayrıştırmak yerine kaynaştırmak gibi beklentileri var. 

Nitekim üniversitemizin vizyon, misyon ve temel değerler manzumesi de bunu öngörüyor.

Nice değerlendirmelere… 


Paylaşın:
Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DR. TUGAY YAZGAN, GÜNCEL KONU ‘SINAVLARI’ ELE ALDI

    21 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir Milletin Karnesi: Çocuklarımız mı Kaybediyor, Yoksa Geleceğimiz mi? Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Milyonlarca öğrenci aylarca, hatta yıllarca hazırlanıyor. Evlerde sessizlik hakim oluyor, özel dersler, kurslar, deneme sınavları birbirini takip ediyor. Sonra birkaç saatlik sınavın ardından milyonlarca hayalin kaderi açıklanan sonuçlarla yeniden şekilleniyor.Ancak bu sonuçlar yalnızca öğrencilerin başarısını göstermiyor. Onlar aynı zamanda bir ülkenin eğitim sisteminin, aile yapısının ve toplumsal önceliklerinin de aynası oluyor ve bu...
  • TÜKETEN İNSAN, TÜKENEN İNSAN: DOYUMSUZLUĞUN PSİKOLOJİSİ

    16 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir zamanlar insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için üretirdi. Bugün ise çoğu zaman ihtiyaçlarını değil, eksiklik duygularını satın almaya çalışıyor. Evler büyüyor, dolaplar doluyor, telefonlar yenileniyor, otomobiller değişiyor fakat insanın içindeki boşluk aynı hızla büyümeye devam ediyor. Çünkü modern insan artık nesneleri tüketmiyor; çoğu zaman tükettiği şey, kendi huzuru oluyor. Schopenhauer: "Hayat, istek ile can sıkıntısı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Der. Gerçekten de insanın psikolojisi bu sarkaçtan çok farklı işlemiyor. ...
  • GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ DEĞERİ: İNSAN KALABİLMEK

    13 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Teknoloji ilerledi, şehirler büyüdü, bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor. Yapay zeka artık yalnızca sorularımıza cevap vermiyor; metin yazıyor, resim çiziyor, karar süreçlerine ortak oluyor. Buna rağmen çağımızın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil; insan eksikliği.Çünkü insan olmak ile insan kalabilmek aynı şey değil! Doğmak bizi biyolojik olarak insan yapar ancak vicdanlı olmak, merhamet göstermek, adalet duygusunu korumak, başkasının acısını hissedebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçebilmek bizi gerçekten "insan" yapan özellik...
  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...