logo

HERAKLEİA PONTİKA YÖRESİNDE KAVİMLER


DR. CAN CANVER

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/haberhayat/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
cancanver7@gmail.com

Herakleia Pontika bölgesinde Thrake ( Trak ) kabilelerinin yaşadığı pek çok antik yazar tarafından doğrulanmaktadır. Bilindiği üzere Ege Denizi, Marmara ve Karadeniz’in kıyıları, batıda Vardar, Makedonya, Korşe ile sınırlanmış olan bölge ve halkı eskiçağda Thrake olarak adlandırılıyordu.

Cesur ve savaşçı olmalarından dolayı Roma ordusunda ücretli asker olarak yer bulmuş olan bu ulus; İndo-Germen dil ailesinin Satem grubuna dahildi ve balıkçı köyleri ile kalelerde yaşamaktaydı. Bazı tarihçiler de bu kavmi Proto-Türk olarak nitelemektedirler…

Otuz beşin üzerinde Thrake kabilelerinden özellikle Mysler’den 200 yıl sonra Phrygler, Balkan Yarımadası’ndan Anadolu’ya geçerek Mysler’i rahatsız edip onları yerlerinden atmışlardır. Phrygler de MÖ VIII-VII.yz.da Trakya’da Orta Vardar bölgesini terk ederek Anadolu’ya göçmüş olan üç göçmen kabile olan Moesi, Bryg ve Thynler’den söz ederek bu üç kabileden Thynler’in, Bithynialılar’ın ataları olduğunu belirtir.

Bilindiği gibi Bithynler, Anadolu’da sonraları Bithynia Krallığı ve Roma’da Bithynia Eyaleti olarak anılacak topraklarda hakimiyetini devam ettirmiştir.

Doğuda ise Paphlagonialılar ( Kastamonu yöresi ), Mariadynler ve bir kısmı Epiktetonlar, kuzeyde Sangarius ( Sakarya ) Nehri’nin döküldüğü yerlerden Byzantion ( Bizans-İstanbul ) ve Khalkedon  ( Kadıköy ) Denizi’nin ağzına kadar Pontos Denizi tarafından; batıda Propontis, güneye doğru Mysia ve Hellespontos Phrygia’sı da denen Phrygia Epiktetos ile sınırlanmıştır. Ancak belirtmek gerekir ki; Marmara Denizi’nin güneydoğusunda yer alan bölge, Balkanlar’dan Anadolu’ya göç eden halkların ilk yerleştikleri bir coğrafi sahadır. Dolayısıyla bölge halkları ve sınırları zaman zaman değişiklikler göstermiştir.

Sangarius Nehri ( Sakarya ) ile Billaios ( Filyos ) Nehri arasındaki bölgede yaşamış-kökeni hakkında fazla bir bilgiye sahip olmamakla birlikte-diğer bir Thrake kavmi Mariadynler’dir. Mariadynler’in Troia Savaşları’ndan ve hatta Phrygler’in Trakya’dan göçlerinden biraz önce Anadolu’da oldukları söylenebilir. Dolayısıyla bu halk, Kimmer istilalarını takip eden MÖ VII.yz.da diğer Bithynialı uluslar ile birlikte Anadolu’ya göç etmiş bir Thrake kabilesi olmalıdır. Mariadyn kültürü bölgenin yakın komşuları olan Hypios Vadisi ( Konuralp ), Mysia ( Balıkesir yöresi ) ve Thynler ( Filyos yöresi ) ile çok sıkı ilişki içinde olmalıydı. Bilindiği gibi Mariadynler, Ereğli’nin ilk kurucuları olarak bilinmektedir…

MÖ 560 yıllarında Herakleia’ya gelen Megaralı kolonizatörler tarafından köleleştirilmiş olan Mariadynler, Herakleia bölgesinde dağılmış köylerde ( Akonai gibi ) tarımla uğraşmakta idiler. Ancak MÖ IV.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Miletos’lular ile çatışarak Herakleia’nın yönetimini ele geçirmişlerdir. Athenaeus ( MS III.yz. ), Mariadynler’in günlük gereksinimlerini karşılamak amacıyla toprak satmak zorunda kaldıkları için köle durumuna düştüklerini söyler…

Mariadynler ülkesinin doğusunda, Tieion ve Parthenios Nehri ( Bartın ) civarında yaşayan diğer bir halk da Kaukon ( Kaukos )’lardır. Bunların Skythialı ( İskit ), Makedonialı                    ( Makedon ) veya Pelasglar’ın belirli bir zümresi oldukları ileri sürülmektedir.

Bölgenin sakinleri olduğu noktasında antik kaynaklardan bilgi sahibi olduğumuz ve bölgenin çapulcu halklarından biri de İskitler olmalıdır. Amasra Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte olan Zonguldak bölgesinde yaklaşık 40 adet İskit / Kimmer ok ucu ile Amasra civarında bulunmuş ve şimdi Otaga Museum ( Yeni Zelanda )’da sergilenen gümüşten bir çift koçbaşlı bilezik bu ulusun bölgede olduğu noktasında arkeolojik buluntulardır.

MÖ 676’da Phryg başkenti Gordion’u ele geçirip yağmalamaları ile batıya Lydia topraklarına doğru yönelen İskitler’in bir kısmı kuzeye yani Paphlagonia’ya ulaşıp bölgeyi işgal ettiler ve onların baskısı ile yerlerinden göçen Kimmerler, Herakleia ve yöresinin diğer sakinleri oldular. Dolayısıyla Kimmerler, birinci ve ikinci Kimmer akınları sırasında batıda Herakleia Pontika’dan doğuda Trapezus ( Trabzon )’a kadar olan kıyı şeridine yayıldılar.

Savaşçı ve çapulcu bir topluluk olan Amazonlar’ın da-yaşadıkları coğrafi bölge hakkında farklı görüşler olsa da-Amasra civarında ele geçen Amazon etkili sikkelerden, Zonguldak bölgesinin sakinlerinden olduğunu düşünebiliriz. Nitekim Sakarya Nehri’nden itibaren tüm güney Karadeniz sahil kesiminden Kafkas Dağları’na kadar olan sahada, güney İskitya, Ege kıyıları boyunca Aiol kentleri, Mysia, Kallipolis ( Gelibolu ), Trakya, Libya ve özellikle sinope’nin doğusunda Themiskyra’da yaşadıkları düşünülebilir.

Bölgenin diğer sakinleri içinde Paphlagonialılar, MÖ VIII.yz.dan itibaren Billaios Nehri’nden itibaren Herakleia, Filyos ve Bartın Nehri, Amastris, Sinope, Polemonion ve Amisos etraflarından Halys Nehri’nin batısındaki sahil boyunca yaşamış olmalıdırlar. Dolayısıyla Paphlagonia batıda Bithynler, Mariadynler ve Kaukonlar, kuzeyde Euxine, güneyde Phrygler ve Galatlar, doğuda Halys Nehri ile sınırlanmıştır.

Paphlagonia bölgesi sınırları içinde yaşayan bir diğer halk da Enetler olup, Kytoron, Sesamos, Parthenios Nehri çevresindeki Kromna, Aigialos ve Erythinoi kentlerinde yaşamışlardır.

Paphlagonialılar’ın güney komşusu olan Galatlar, Hint-Avrupa kökenli olup bölgedeki savaşçı ve yağmacı topluluklardandı. MÖ III.yz.dan sonra batıda Phrygia Epikhotos ( Küçük Frigya ), kuzeybatıda Bithynia, kuzeyde Paphlagonia, kuzeydoğusunda Pontos, doğuda Kapadokya, güneyde ise Lykoania bölgeleri ile çevrilmiş coğrafi saha Galatia adı ile anıldı.

Etiketler:
Share
533 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CAMİ FIRSAT MI?

    16 Eylül 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Geçtiğimiz hafta Kdz. Ereğli Dijital Medya ve Gazeteciler Derneği (ERMED) Yönetimi olarak Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ı ziyaret ettik. Derneğimizin, ihtiyaçtan kaynaklardan nedenlerle kurulduğunu, üye ve yönetimin niteliksel yapısını, hedeflerimizi anlattıktan sonra mesleğimiz ve meslektaşlarımız üzerine bir süre sohbet ettik. Toplantıdan memnun olduğunu gözlemlediğimiz Vali bey, sonlara doğru lafı Ereğli’ye yapılmak istenen cami konusuna getirdi ve sonraki, randevusuna gecikmek pahasına 5 n 1 k’nın içini tam doldurarak açıkla...
  • ÇORUMLUOĞLU İLE İLK DEFA…

    27 Ağustos 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İlk basınla tanıştığında iktisatçı kökenli olduğunu vurgulamıştı. İlk defa Ereğli’de deniz sahiline atanmıştı. İlk geldiğinde “Ereğli’yi tanıdıkça şaşırıyorum, seviyorum” demişti. İlk röportajımda “daha yapacak çok işimiz var” diyerek noktayı koymuştu. İlk eksiklik olarak dikkat çekmiş, bölgedeki ilk BİLSEM’i Ereğli’ye kazandırmıştı. İlk defa makamını ve kendini yenmenin, kibrini, hırsını yok eden olmanın sırlarını satır aralarında kamuoyu ile paylaşan olmuştu. İlk defa bakkalın oğlu kaymakamımız olmuştu. ...
  • HERAKLEİA PONTİKA’DA TİCARET VE ULAŞIM

    27 Ağustos 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kente ait paralar üzerinde betimlemelerin incelenmesinde; Herakleia Pontika’nın en zengin ve refah döneminde; kereste, üzüm yetiştiriciliği, şarap üretimi, meyve ile balıkçılık noktasında bölge ticaretinin yoğunlaştığı görülmektedir. Bölgedeki bu ticaretin deniz ve karayolu ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Özellikle Herakleia’nın, Amastris’in deniz kenarında ve Tieion’un da Filyos Nehri’nin denize döküldüğü ırmağın hemen ağzında kurulması deniz ticareti yanında, iç bölgelere karayolu ticaretinin de yapılmasını kolaylaştırmıştır. Ancak...
  • DOĞAN GÖNÜLLÜ YAZDI: “İZLENİMLER”

    11 Ağustos 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Doğanın kadim birer parçası olan canlılar, yetiştikleri çevrenin ilişkilerinin ve coğrafi koşullarının ürünü haline geliyorlar.  Karadeniz veya Güneydoğu Anadolu insanının azmi, hırçınlığı da, Batı Karadeniz ve özellikle Zonguldak Bölgesi insanının mülayimliği de buradan kaynaklanıyor olsa gerek! YANGINLAR VE BİZ Sosyolojinin konusuna girecek değilim ama doğa aşıklısı biri olarak, ‘insan-doğa ilişkisi' söz konusu olduğunda iki çift laf edebilirim. Bu bağlamda İlkçağlarda doğaya egemen olma düşüncesi olmayan insanlığın ilerlemes...