logo

MARİANDİNYA’YA GELEN ARGONAUTLAR


DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com

Argonotlar’ın önderi Iason, Tesalya’daki Iolkos Kralı Aiosn’un oğludur. Babasının üvey kardeşi ve Poseidon’un oğlu olan zorba Pelias’ın, Iolkos’u ele geçirmesi üzerine, saraydan kaçırılarak at adam ( kentaur ) Kheiron’un yanına götürülür. Onun yanında yetiştikten sonra Iolkos’a geri döner ve babasının tahtını geri ister. Pelias, Altın Post’u Kolkhis’ten getirmesi koşuluyla kendisine tahtı vereceğini söyler.

Iason gözü pek Yunanlı yiğitleri toplar. Ünlü usta Argos’a bir gemi yaptırır. ‘Hız’ veya ‘parlak beyazlık’ anlamına gelen Argo adlı gemi, Athena’nın gözetiminde yapılır. Tanrıça gemiye Dodone meşesi denilen kutsal ağaçtan bir parça çiviler. Geminin direği bundan ötürü mucizeler gösterirdi. Gemiyi yapan usta Argos da sefere katılmıştır.

Sonuç olarak Argo gemisi, Karadeniz’in Kolkhis ülkesinde ( bugünkü Abhazya, Mingrelya ve Acara’dan oluşan Doğu Karadeniz kıyıları ) Altın Post’u aramaya giden 50 kahraman için yapılmış 55 kürekli bir gemiydi.

Thesalya’da Pherai’nin efsanevi kralı Admetos, Iason’un isteği üzerine sefere katıldı. Bu kişi Olimpos’tan kovulan Apollon’u misafir ettiği için Zeus tarafından aforozlanmıştı. Baştanrı ona ailesinden biri kendini feda ederse ölümsüz kılınacağını söyleyince karısı Alkestis kendini kocası için feda etmişti.

Kahramanlardan Azoros, Argo gemisinin kılavuzluğunu üstlendi. Odysseus’un ana tarafından atası olan Autolykos, ustaca hırsızlık yapmak ve yakalanmamak kabiliyetini babası Hermes’ten almıştı. O da Argonautlar seferine katıldı. Sinop’ta şehrin kurucusu olarak kendisine tapınılırdı.

Kuzey rüzgarı Boreas’ın çocukları olan Boredai’ler de sefere dahil edildiler. İkiz olan Kalais ve Zetes kardeşler; kanatlı yaratıklar olarak tasvir edilmişlerdir. Aynı zamanda rüzgarların perisi idiler. Karadeniz rüzgarlarına hakim olmaları nedeniyle tercih edilmişlerdi. Sefer sırasında, Kral Hpine’yi rahatsız eden Harpia’ları kovaladılar.

Tanrı Poseidon’un oğlu ve Bebrykler’in kralı olan dev Amykos da İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında gemiye alındı. Öfkeli ve çok güçlü idi. Bithynia’da her yabancıyı yumruk döğüşünde öldürürdü.

Argonautlar’dan bir diğeri de Kuzey Rüzgarı Boreas’ın bir diğer oğlu Butes’ti. Sefer sonrası Dionysos’a tapan kızları bir tapınaktan kaçırdığı için bu tanrı tarafından delilik cezasına çarptırılmıştır.

Geminin dümencisi Typhis, Mariandinya ( Kdz Ereğlisi )’da bir hastalıktan ölünce yerini Poseidon’un oğlu ve Samos’lu Lelegler’in kralı olan Ankaios aldı. Sefer dönüşü bu kişi bağcılık yaparken bir kahin ona bağının üzümlerinden sıkılacak şarabı içemeyeceğini söyleyince onunla alay eder. Tam tasla şarabı içeceği sırada dışarda duyulan bir gürültü sonucu evden çıkınca bir yaban domuzu tarafından öldürülür. Tesalya Kralı Akastos da gemiye dahil olan kahramanlardandı.

Ünlü mitolojik ozan Orpheus da sefere katılanlar arasındaydı. Bu ozanın bugünkü Çerkes boylarının müşterek ataları olan Akhaien, Misinyan, Apsyl, Sind, Meot gibi antikçağ Kafkas boylarının Atina’da Olimpiyat oyunlarına katılmaları üzerine şiirler yazdığı hatta; ‘’Güzel gömlekli Sindler’le süslü kayıkları olan Meotlar, Bosphoros’tan geçerek geldiler, muhtemelen yarışlardan zafer taçlarının hepsini başlarına takarak Pontos Euxeinos’a döndüler’’ dizelerini yazdığı söylenir.

Gemiye İdmon, Amphiaraeis ve Mapsos adlı ‘biliciler’ de alınmıştı ancak bunlardan İdmon, Mariandinya ( Kdz Ereğlisi )’da bir yaban domuzu tarafından öldürüldü ve ölen diğer arkadaşı Typhis’le birlikte Kdz Ereğlisi’nde Poseidon Tepesi denen Çeştepesi’nde arkadaşları tarafından defnedilmiştir.

Kastor ve Polydeukes adlı İKİZ KARDEŞLER Lakonia’lı iki prensti. Babaları Tyndaros, anneleri Leda idi. Zeus, anaları Leda’yı baştan çıkarmak için kuğu kılığında yaklaşıp onu hamile bırakır. Efsaneye göre Kastor Tyndaros’tan, Polydeukes Zeus’tan olmadır. Ancak t-Tyndaros’un gölgede kalması sonucu ikisi de Zeus’un çocukları olarak anıldılar. Bu nedenle ikiz kardeşlere Dioskuroslar denilirdi.

Lokrisler’in kralı ve Aiaslar’dan birinin babası olan Oileus da Argonaut seferine katılanlardan biriydi.

Trakya’nın efsanevi kralı ve kahin Phineus, güneş tanrısı tarafından gözü kör edilip Harpiyalar’a teslim edilmişti. Argonautlar’a Kolkhis yolunu göstermesi hizmetine karşılık Boreas oğulları tarafından Harpiyalar’ın elinden kurtarıldı ve gemiye alındı.

Iapittes soyundan ve Athke’de Phaleron’a adını veren Phaleros adlı kahraman da sefere katıldı ve Kentauros’larla savaştı.

Argonotlar’dan biri olan Kanthos; Kanethos’un oğluydu. Sefer dönüşü Kaphauros adlı bir çoban tarafından Libya’da öldürüldü. Apollon’un torunu olan bu çoban, Amphitemis veya Ganamas ile Tritonis’in oğludur. Aç arkadaşlarını doyurmak için sürülerini çalmaya gelen Argonaut Kanthos’u öldürdü. Arkadaşlarının yardımına koşan Argonautlar da çobanı öldürdüler.

Etolia’lı kahraman Meleagros da Argonautlar’dan biriydi. Ares’in veya Kalydon Kralı Oenee ile Althaia’nın oğludur. Kalydon domuzunu avlamakla ünlendi. Domuzun derisini Atalante’ye sundu.

Aphareus’un oğlu olan Lyngeus da Argonautlar’dan biriydi ve gözlerinin keskinliğiyle ün salmıştı. Bu yüzden geminin gözcülüğünü üstlenmişti. Pelaus ile Telamon da Argonautlar’a katılan kahramanlar arasında idiler. Sefere ünlü yarı tanrı Herakles de dahil olmuştu. Ancak bu kahraman Mysya ( Mudanya ) kıyılarında tatlı su aramaya giden ve suya düşüp boğulan genç Hylas’ı aramaya gidip şafak sökene kadar gemiye dönemeyince arkadaşları onu beklemeden yollarına devam etmişlerdir.

Tesalya’daki Pagasae Körfezi’nden Altın Post’u aramak üzere yola çıktılar. Ege Denizi’ni aştılar. Lemnos ( Midilli ) ve Samothraki ( Semandirek ) adaları ile Boğazlar’ı geçerek Karadeniz’e açıldılar ve birçok maceradan sonra Kolkhis’e vardılar. Iason, kendisiyle kaçan Kral Aetes’in kızı Media’nın yardımıyla Altın Post’u ele geçirdi.

Altın Post, uçan bir koçun pöstekisiydi. Thebai Kralı Anthamas ile Nympha Nephele’den doğan Phiriksos ile Helle2nin üvey anneleri İno ile onun kandırdığı babaları Anthamas’ın elinden kurban edilmekten kurtarmak isteyen Nephele, Zeus’un verdiği altın postlu koça çocuklarını bindirerek kaçırmak ister. Kız çocuk Helle, Boğzalar’da denize düşer. Phiriksos ise Karadeniz’i aşarak Kolkhis’e ulaşır ve buranın kralı Aietes (Abhaz söylencelerinde Hayıt) onu iyi karşılar. Phiriksos ise yardımlarından dolayı koçu Zeus’a kurban edip altın postunu Kolkhis kralına armağan eder. Kral Aietes, bu postu Savaş Tanrısı Ares’e adar, kutsal bir korulukta saklar. Bu koruluk günümüzde Abhazya’nın en önemli dinsel yapılarını barındıran Pitiunt ( Pitsunda ) çamlığıdır.

Altın Post’u ele geçiren Argonautlar, geri döndüklerinde Argo gemisi, Poseidon’a verildiyse de Athena onu burç çevirdi. Güney yarım küresinde Argo takımyıldızı adını aldı. Gökkürede çok geniş yer kaplayan bu yıldız grubu, bugünkü astronomide üç takımyıldıza bölünmüştür: Yelken, Pupa ve Karina…

İlkçağın en büyük destansal öyküsünün günümüze tam olarak ulaşması Rodoslu şair Apollonius sayesinde olmuştur. İsa’dan önce 3.yz.da yaşayan ünlü ‘mythos’ yazarı, geleneksel destanın tabiatüstü varlıklara, kahramanlık serüvenlerine, İskenderiye Okulu zevkine uyarak, birtakım coğrafi bilgiler, efsaneler, halk ve din adetleri katmıştır. Bu destan bilgince ve nükteli olmakla birlikte, Medeia’nın aşkını anlatan kısımlar dışında soğuk bir eserdir. Argonautika’nın büyük yenilgi, aşk psikolojisini, eski Yunan şiirinde o güne kadar rastlanmayan bir biçimde geliştirilmiş olmasıdır.

u konuyu Rodoslu Apollonius’tan sonra, Apollodoros ve önce de büyük Dor ozanı, Pindaros da işlemiştir. Media ve Iason ‘myth’leri, tragedya yazarlarına ve özellikle de Eurupides ve Seneca’ya konu olmuştur.

Yunanlı tragedya yazarı Aiskhylos ( Eleusis, MÖ 52-Sicilya, Gela, 456 ) da Argonautlar’ın hikayesini tiyatro eseri haline getiren kişi olup, Marathon kahramanı Cynaeginos’un kardeşidir.

Paylaşın:
Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLLETVEKİLİ BOZKURT DAHA SERİNKANLI OLMALIYDI!

    31 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    . Kdz. Ereğli’de Ramazan Bayramı resmi bayramlaşma töreninde kısa süreli de olsa bir gerginlik yaşandı! Öğretmenevinde düzenlenen törene yoğun katılım olması dikkatimi çekmişti. Bazıları bu durumu “Az sonra kopacak fırtına için bindirilmiş kıtalar” olarak yorumlasa da, ben genel-yerel siyasal iklimin gereği olarak düşünmüştüm.   Cici hanımların, şık beylerin katıldığı bayramlaşmada Kaymakam Yapıcı’nın sakin ve güleryüzlü hali ile misafirleri kapıda karşılıyor olması salona da yansımıştı ki!.. Ta ki; CHP’li Belediye Başk...
  • 1844 YILINDA KDZ EREĞLİSİ’NDE CİZYE VERGİSİ UYGULAMASI

    13 Mart 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cizye vergisi klasik İslam toplumlarında en önemli vergi kalemlerinden biridir. Toplum içerisinde azınlık olarak yaşayan veya bir bölgede azınlık olmasa dahi devletin hükümranlığı altında bulunan geyrımüslim olan bütün unsurlardan alınan bir vergi türüdür. Müslüman olmayan faal nüfustan baş vergisi olarak alınan cizye, gayrımüslimlerin askerlikten muaf olmaları ve himaye edilmeleri yanında Müslümanların hakimiyetinin de bir sembolüdür. Bu vergi türünün Osmanlılarda en önemli vergi olduğu bilinmektedir. Cizye eli silah tutan kimselere...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : VURMAYIN ABALIYA!

    27 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’la ilgili “BAŞKANIN DEDİĞİNİ YAP, YAPTIĞINI YAPMA” başlıklı yazımı “hiciv, manidar ve tarzım dışı” bulup eleştirenlere ve kutlayanlara teşekkür ederim. Gerçekte de manidar ve tarzım dışı-şiirsel oldu. Ama kimse beni haksızlıkla itham etmedi. Başkan Posbıyık’ın da muhtemelen bıyık altından gülmesi de bunun işaretedir.  Kutlama ile gaz vermeler ise daha çok bizim camiadan ve iş dünyasından oldu. Kimi samimiyetle, kimi gayri samimi… Beni bilen bilir; ima etmem, sulandırmam, rövanşizmde...
  • KDZ EREĞLİ HAMİDİYE TABURU

    14 Şubat 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Batılı devletlerin gayrımüslimlerin hakları üzerinden Osmanlı’nın içişlerine karışmaları karşısında Osmanlı da toprak bütünlüğünü korumak için türlü siyasi hamleler geliitirmiştir. Batıl devletler ‘’Şark Meselesi’’ şeklinde formüle ederek  ortaya attıkları bu egniş siyasetin çerçevesine Ayestefanos ve Berlin Antlaşmaları ile devletin doğuusnda bulunan Eremeniler’in haklarını da dahil etmişlerdir. Osmanlı’nın bu hamleye karşı toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tedbirler içerisinde geliştirdiği en genel siyaset ‘İslamcılık’ olmuştur...