logo

OSMANLI DEVLETİ’NİN SON DÖNEMİNDE KDZ EREĞLİSİ MAL MÜDÜRLERİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
OSMANLI DEVLETİ’NİN SON DÖNEMİNDE KDZ EREĞLİSİ MAL MÜDÜRLERİ

Bitlis Eren Üniversitesi Adilcevaz Meslek Yüksek Okulu öğretim görevlisi Yahya Demirkanoğlu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’nin Ocak 2021 yılında basılan 3.sayısında yayınlanan ‘’Tarihi Süreç İçerisinde Defterdarlığın Yetki ve Görevlerinde Yaşanan Daralmalar’’ başlıklı yazısında maliye teşkilatı ve mal müdürlükleri hakkında önemli bilgiler vermektedir.

Maliye Nezareti, Tanzimat’tan hemen önce, 1838 yılında kurulmuştur. Tanzimat bir süreç olarak düşünüldüğünde Maliye Nezareti’nin kuruluşu ile Tanzimat’ın ilanının aynı reform çizgisi içinde yer aldığı görülmektedir. Tanzimat’ın mali açıdan uygulanması esas itibari ile Maliye Nezareti’nin görevi sayılmış, mali yetki ve sorumluluklar Maliye Nazırı’na verilmiştir.

Maliye Nezareti’nin kurulmasında iki amaç vardı. Birinci amaç; belirli devlet giderlerine karşılık olarak kurulan belirli hazinelerden oluşan çok başlılığı ortadan kaldırmak ve gelir ile giderleri mümkün olduğu kadar tek hazineden toplamak. İkincisi ise; taşrada vergi tarh, tevzi ve tahsilini tek elden kontrol etmek, yolsuzlukları önlemek ve arttırmaktı. Bu amaçlarla taşra teşkilatını, merkez maliye teşkilatına bağlanarak yeniden düzenlenmiştir. Böylece devletin maliyesi tek elden yönetilmeye başlanmıştır. Maliye Nezareti, 1838 yılında merkezi şekildeyken daha sonra illerde defterdarlıklar şeklinde teşkilatlandırılmıştır. Taşrada devlet hazinesi adına gelirleri toplayan ve ödemeleri yapan mal sandıkları kurulmuş, defterdarlıklara bağlanmıştır. Kamu mali idaresinin yanı sıra günümüz mali teşkilatının temelleri de Tanzimat döneminde atılmıştır.

Defterdarların ilçelerdeki temsilcisi olan malmüdürleri, mevzuat gereği sayman sıfatını taşıdığından, bünyesinde yer alan saymanlıklarla ilgili olarak genel bütçeli dairelerin gelirlerinin toplanması, giderlerinin hak sahiplerine ödenmesi, nakit ve diğer varlıklar ile emanet niteliğindeki değerlerin alınması, saklanması, gönderme ve iadesi, alacak ve borçların kaydı takibi ve bunlarla ilgili bütün işlemlerin muhasebeleştirilmesinden birinci derecede sorumludur.

Malmüdürü, bağlı ilçe milli emlak servisi vasıtasıyla, Milli Emlak Genel Müdürlüğü görevlerinin ilçeye ilişkin olanlarını yürütür. Bu görevler genel hatlarıyla; devletin özel mülkiyetindeki taşınmaz malalrın satışı, kiraya verilmesi ve trampası, ormanlar ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer yerler ile özel mülkiyetindeki yerlerde bulunan su ürünleri üretim yerleri, kaynak suları ve taş, kum, çakıl ve toprak ocaklarının kiraya verilmesi işlemlerini yapmak, Hazine’nin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden kamu hizmeti için kullanılması gerekli olanları, genel ve özel bütçeli idarelere tahsis işlemlerini yürütmek ve diğer yazılı görevleri yerine getirmek, ilçede hazine adına taşınmaz mallarının tapuda tescil ve ferağına ilişkin yetkileri kullanmak, ilçe kamulaştırma kıymet takdiri komisyonuna maliye üyesi görevlendirmek veya görev almak yükümlülükleri arasındadır.

Kastamonu Salnamelerinde 1869-1905 yıllarında Kdz Ereğlisi’nde görev yapmış Mal Müdürleri şöyle kayıt altına alınmıştır.

1869 : Mal Müdürü Arif Efendi.

1870 ve 1871 : Mal Müdürü Hüseyin Efendi.

1872 : Mal Müdürü Mehmed Nuri Efendi.

1873-1880 yılları arası : Mal Müdürü Mahmud Bey.

1882 : Mal Müdürü es-Seyyid Mahmud Bey.

1889 : Mal Müdürü Ali Rıza Efendi.

1893 : Mal Müdürü Rıfat Efendi.

1894-1897 arası : Mal Müdürü Ata Efendi.

1900 : Mal Müdürü Hacı Hasan Efendi.

1905 : Mal Müdürü Ferhad Efendi.

Mal Müdürlüğü bünyesinde Milli Emlak Komisyonları da kurularak gerekli sayım, tespit ve uygulamalar yerine getirilmiştir. 1889-1905 yılları arasında Kdz Ereğlisi Emlak Komisyonları’nda görev yapan kişiler Kastamonu Salnamelerinde şöyle kaydedilmiştir:

1889 : Mal Müdürü Muavini Hüseyin Sabri Efendi, Refiki Hasan Nazmi Efendi, Ambar Memuru Rıza Efendi, Kileci İbrahim Ağa, Sandık Emini Hasan Efendi.

1893 ve 1894 : Mal Müdürü Muavini Hasan Efendi.

1895 : Mal Müdürü Ata Efendi, Muavini Hasan Efendi, Refiki Hasan Avni Efendi, Sandık Emini Hasan Efendi.

1897 : Mal Müdürü Ata Efendi, Muavini Hasan Efendi, Refiki Hüseyin Avni Efendi, sandık Emini Hasan Efendi.

1900 : Mal Müdürü Hacı Hasan Efendi, Muavini Halim Bey, Refiki Hüseyin Avni Efendi, Sandık Emini Ahmed Efendi.

1905 : Mal Müdürü Ferhad Efendi, Muavini Hüseyin Avni Efendi, sandık Emini ahmed Remzi Efendi.

Yine Mal Müdürlüğü bünyesinde zaman zaman Emlak Komisyonları kurulup şehirdeki emlakların tescili ve kayıt işlemleri yapılırdı. Kastamonu Salnamesi’nde 1876 yılında Kdz Ereğlisi’nde kurulan komisyonun üyelerinin şu kişilerden oluştuğunu görüyoruz:

1876 : Vukuat Katibi Hüseyin Hüsnü Efendi, Azalar : Hacı ali Bey, Hacı Hasan Kapudan, ali Ağa, Hasan Ağa, Süleyman Efendi, Mülazım David Efendi, Süzari Ağa.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HERAKLEİA PONTİKA’NIN ROMA TANRIÇALARI

    10 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Romalılar, General Cotta ile Herakleia Pontika’ya girerken yanlarında kendi tanrı ve tanrıçalarını da getirdiler. Kentlilerin inandıkları, taptıkları tanrılara ilaveten kendilerininkileri de kattılar. Bunlardan biri tanrıça Epona’dır. Roma dininde atların, eşeklerin ve katırların tanrıçası olarak bilinir. Aslında Romalılar, Epona kültünü Galya, Germania ve Tuna kıyısında yaşayan Barbar kavimlerden almışlardır. İmparatorluk döneminde genelde Augusta olarak anılan, imparatoru ve sarayı korumak için yakarılan bir Barbar tanrıçasıdır. Romalılar...
  • HAYAT GERÇEKTEN İYİ BİR ÖĞRETMEN MİDİR?

    05 Temmuz 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Hayat insana her şeyi öğretir." Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez söyledik bilmiyorum. Bir başarısızlığın ardından, bir ayrılığın sonrasında, iflas eden bir iş insanının ya da ağır bir hastalık geçiren birinin ağzından mutlaka çıkar bu söz. Sanki hayat görünmez bir okulmuş da herkes mezun oluyormuş gibi… Oysa biraz durup düşünelim. Gerçekten herkes öğreniyor mu? Belki de sorunun dosrusu "Hayat öğretiyor mu, yoksa sadece yaşatıyor mu?"dur! İnsanlık tarihi boyunca filozoflar deneyimin bilgeliğe dönüşmesini tartıştı. Antik Yunan'da Sokrat...
  • AŞKIN PRODÜKSİYON HALİ; YENİ NESİL EVLENME TEKLİFLERİ

    30 Haziran 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    "Aşk, başkasının bakışına ihtiyaç duyduğu anda dönüşmeye başlar." Bir zamanlar evlenme teklifleri iki insanın arasında yaşanan mahrem bir andı. Heyecan vardı, belirsizlik vardı, reddedilme ihtimali vardı ve en önemlisi; o ana tanıklık eden yalnızca iki kalp vardı. Bugün ise aynı soru soruluyor ama farklı bir niyetle… "Benimle evlenir misin?" sorusu artık çoğu zaman "Bunu kaç kişi izleyecek?" sorusunun gölgesinde kalıyor. Çünkü çağ değişti. Biz artık yalnızca yaşamıyoruz; yaşadıklarımızı sergiliyoruz. Fransız düşünür Jean Baud...
  • “BİZ FUTBOLU ÇOK SEVİYORUZ AMA FUTBOLU ANLIYOR MUYUZ?”

    27 Haziran 2026 Genel, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Türkiye’nin Dünya Kupası hikayesi, aslında bir spor hikayesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikaye; bir toplumun sabırsızlığının, duygusallığının, kısa yoldan başarı arzusunun ve kendisiyle yüzleşmekten kaçmasının hikayesidir. Dünya Kupası tarihinde Türkiye’nin en büyük başarısı 2002’de gelen üçüncülüktür. O yaz, sadece bir futbol başarısı değil; bir ulusun kendini yeniden güçlü hissetme anıydı. Ancak asıl soru şudur: Biz o başarıdan bir kültür mü çıkardık, yoksa onu bir hatıra olarak duvara mı astık?Aradan geçen yıllar ikinci seçeneğin daha d...