logo

RAPOR

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
RAPOR

Zaman zaman okura neden böyle yaptığımıza dair rapor veriyoruz.

Yani soruyu kendimize soruyor ve “hesap ver bakalım” diyoruz. Öyle ya; Valiye/milletvekiline soracaksın, belediye başkanına, STK yetkilisine, siyasilere,  kamu yetkililerine soracaksın ama kendine sormayacaksın; Yok öyle yağma!

Okura her haberi verirken “orada ne oldu?” sorusunun yanıtını etik, hukuki ve teknik süreçten geçirerek veriyorsak; babalarımızın malı olmayan köşelerimizde yorumlarda bulunuyorsak arada bir de soruyu kendimize sormalıyız; “Neden böyle yapıyoruz?..

Neden olacak; tek sermayemiz olan ‘Güven’i korumak, demokrasinin bize yüklediği denetleme görevini yerine getirmek ve kamuoyu ile kamu otoritesi arasında mesajın, bilginin iletilmesine aracılık etmek için…

DOĞA İLE BARIŞMALIYIZ

Elinizde tuttuğunuz gazetenizin manşetinde son günlerde artan heyelan vakaları var.  Ve bu konu ilerleyen zamanlarda da ne yazık ki baş ağrıtacağa benziyor. Batı Karadeniz olarak zor bir coğrafyada yaşadığımız bir gerçek ama bu fiziksel ve görünen bir gerçek. Oysa bu zorluğun üstesinden bilim, akıl, adalet ve teknoloji ile gelmek mümkün. Bedeli ne olursa olsun bir devlet için hiçbir can maddi bedelle ölçülemez. Doğayı parayla satın alabiliriz, üstüne köprüler yollar evler yapabiliriz ama doğa ile savaşamayız. Hile ile insanları kandırabilirsiniz ama doğayı asla! Ve satın almayla, hileyle gerçek bir barış asla sağlanamaz.

Oysa doğa ile samimiyetle barışmalıyız. İktisat sanatçısı olmalarını beklediğimiz yönetme erkini ve araçlarını ellerinde bulunduran siyasetçilerimizden/bürokratlarımızdan beklenti budur.

KAPAN, ATEŞ VE GÜMÜŞTEKİN’LE YAYINLAR

Raporumda son günlerde sık sık konuk olarak yer aldığım radyo ve çevrim için toplantılarından da söz etmek istiyorum. Zira son bir haftada üst üste 3 ayrı programa katıldım.

Geçtiğimiz Çarşamba günü canlı yayına katıldığım Ereğli Fm’de, Gazeteci dostum Fikri Kapan, kendi adını taşıyan programda konuklarını ağırlıyor. Kimi zaman sohbet ediyor kimi zaman soruları ile konuklarını sıkıştırıyor. Çoğu zaman bilgi aktarıcı formatla ilerleyen programda değişik konu ve konuklarla Ereğli’nin nabzı bu programda tutuluyor. Fikri ile canlı yayında bile aynı fikirde olmak zorunda değilsiniz, tartışabilirsiniz. Program reklam aralarında Radyo Müdürü Yusuf Zobar’ın sivri esprileri ise bize iyi geliyor. Yayında, CB Başdanışmanı Saadet Oruçtan, Erdemir’de işe alıma ve kampüse, hatta son zamanlarda artan heyelan vakalarına kadar birçok konuda görüşlerimizi düzeyli bir tonda dinleyicilerle paylaştık.

‘67300 Karadeniz Ereğli’ Dergisi İmtiyaz Sahibi Aykut Ateş’in Cuma akşamları hazırlayıp sunduğu ‘Ereğli’de Yaşam’ programı haftalık bülten haline geldi. Öyle ki; Haftayı derleyip toparlayan Aykut, sağlam teknik alt yapısı ve entelektüel duruşu ile iyi işler çıkartıyor. Hafta sonları akşam saatlerinde evlerimizden ya da bulunduğumuz yerden katılıyoruz yayına ve neler olup bittiğini takipçilerle paylaşıyoruz, gelen soruları yanıtlıyoruz. Tam da ‘Dijital Medya’ fonksiyonu yerine geliyor yani. Harika iş çıkartıyorsun Aykut kardeşim, başarılar…

Hafta ortasında ise Ankara OSTİM Kurumsal İletişim Müdürü, başarılı hemşerimiz Korhan Gümüştekin’in hazırlayıp sunduğu SEKTÖR KONUŞYOR programına yine çevrimiçi yöntemle katıldım. 1 saat boyunca Zonguldak ve Batı Karadeniz Bölgesini, Filyos projesini, Kobilerin ve OSB’lerin durumunu konuştuk.  Hatta kümelenme konusunu görüşürken Ereğli ve Zonguldak TSO ile inşaat makinaları konusunda kümelenme çalışması yapılabilir mi konusu gündeme geldi. Ayrıca Bölgede yeni sektörel arayışlar sorusunda TURİZM konusundan birkaç cümle ile bahsetme olanağı buldum. Gümüştekin Ankara’da olduğu için olaylara ve insanlara merkezden bakıyor ve soruları öyle yöneltiyor. Dolayısı ile programa çalışmadan çıkma gafletinde bulunmadım ve içi dolu bir yayın oldu. Gümüştekin’in “Çorbada tuzumuz olsun” tevazusu ile bölgemize gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyoruz.

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN…

23 Nisan’da çocuklarımızın ellerinde balon ve bayraklarla coşkulanmasını gururla izleriz hep. Oradaki gururumuz, çocuklarımızın şirinliğinden öte; geleceğidir aslında. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir. Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Paylaşın:
Etiketler: »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...